TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31/01/2024 NUMARASI : 2023/801 Esas 2024/69 Karar DAVA : Alacak (Şirket Hisse Devir Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/03/2023 KARAR TARİHİ : 11/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/12/2025 Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle d…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/1130 Esas 2025/1597 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1130 KARAR NO : 2025/1597 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31/01/2024 NUMARASI : 2023/801 Esas 2024/69 Karar DAVA : Alacak (Şirket Hisse Devir Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/03/2023 KARAR TARİHİ : 11/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/12/2025 Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın usulden reddine yönelik verilen hükme karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı; ... Silahçılık Av Malzemeleri İnşaat Gıda ...Ltd.Şti'nin % 5 ortağı iken bu payı davalıya noterde devrettiğini, ancak davalının hisse devir bedelini ödemediğini, isim hakkı kullanılması için de yetki verilmediğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şirketin tespit edilen değerinin % 5'lik kısmına karşılık şimdilik 100,00-TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı; davaya konu işletmenin davacı ve diğer hisse sahiplerine mirasen intikal ettiğini, devam eden süreçte işletmenin tüm hisselerini işletmeyi işletme yapan tüm unsurları ile birlikte satın aldığını, davacının dava dilekçesinde işletme isim hakkının kullanılmasının kısıtlanması talebi bulunduğu anlaşılmakta ise de; dava dilekçesinin talep sonuç kısmında sadece hisse bedelinin ödenmesinin talep edildiğinin açıkça anlaşıldığını, taleple bağlılık ilkesi gereğince işbu yargılamanın davacının talep sonucundaki parasal talepleri doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini, noter satış senedinden de anlaşılacağı üzere bahse konu işletmenin tüm hisseleri ile birlikte 77 hisseye pay edildiğini ve bu payların tamamının toplam 38.500,00-TL bedel ile 04/03/2023 tarihinde tarafından satın alındığını, davacı tarafından devredilen %5' lik pay bedeli olan 2.500,00-TL 'nin, ... Bankası nezdinde bulunan ve davacıya ait olan TR... IBAN numaralı banka hesabına 07/03/2023 tarihinde saat 14:48' de "yüzde 5 pay yıldırım silahçılık ödemesi" açıklaması ile ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; 6325 sayılı kanunun 18/a maddesi gereğince davacı vekiline arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ve davadan önce başvurmak kaydı ile arabuluculuğa ilişkin anlaşma sağlanamadığına dair son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulmadığı gerekçesiyle; " davanın, dava şartı yokluğu sebebi ile 6102 sayılı TTK 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 md. delaleti ile 6100 sayılı HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine " ilişkin karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı istinaf dilekçesinde özetle; tarafına zorunlu arabuluculuk tutanağı sunmak üzere süre verilmeksizin davanın dava şartları nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin ve maktu 17.900,00-TL vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, limited şirket hisse devir sözleşmesine istinaden ödenmediği ileri sürülen hisse devir bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Mahkemece, Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesinden kaynaklanan ve hisse bedelinin belirlenmesinden sonra arttırılmak üzere şimdilik 100,00-TL tutarlı alacağın tahsili istemiyle açılan işbu davada yapılan yargılama sonunda arabuluculuk dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle; davanın, usulden reddine ilişkin karar verilmiştir. Davacı tarafın, işbu alacak davasını ilk olarak Ankara 8.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/125 Esas sırasında açtığı, mahkemece, 12/06/2023 tarihli 2023/224 sayılı karar ile tarafların sıfatı ile uyuşmazlığın şirket hisse devir sözleşmesinden kaynaklanması dikkate alınarak Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi ve kararın 21/11/2023 tarihinde kesinleşmesi üzerine, yasal süresinde verilen (09/11/2023 tarihli) gönderme talebiyle dava dosyasının Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin işbu 2023/801 Esas sırasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunduğu, görevli mahkemedeki 31/01/2024 tarihli ilk celsede, davacı vekili tarafından açıkça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğinin beyan edilerek eksikliğin ikmali için süre talep edildiği anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekirse 05/04/2023 tarih ve 32154 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 31, 34, 36, 37, 38 ve 41. maddeleri 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe girmiş olup bu kapsamda; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01/09/2023 tarihinden itibaren dava şartıdır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece, davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise, dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi, ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Somut olayda; dava, Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesinden kaynaklanan hisse devir bedeline ilişkin alacak istemini içermekte olup davanın, görevsiz asliye hukuk mahkemesince verilen kararın 21/11/2023 tarihinde kesinleşerek kesinleşme sonrası görevli olduğu tespit edilen asliye ticaret mahkemelerine gönderildiği ( 22/11/2023) tarih itibariyle zorunlu arabuculuğa tâbi olduğu açık olup 6325 sayılı Yasanın 18/A maddesi uyarınca uyuşmazlığa dair son tutanağın aslı ya da onaylanmış bir örneğinin sunulmasına yönelik süre öngörülmekle taraflara Arabuluculuğa başvurulmak üzere mahkemece bir süre verilmesi gerektiğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Öte yandan davacının, dava dilekçesinde iddiasını ileri sürüş şekline göre şirketin tespit edilecek değerinin % 5'ine karşılık gelmek üzere şimdilik 100,00-TL alacağın tahsili istemiyle elde ki davayı açtığı gözetildiğinde; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesinde “Görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet sebebiyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret” başlığını taşıyan maddenin 2 nci fıkrasında “davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet sebebiyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü Mahkemeye göre tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur” düzenlemesi bulunup davanın, dava şartları yönünden usulden reddi nedeniyle karşı yan lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetli bulunmuştur. ( Yargıtay 11 HD 2022/6582 E., 2024/2681 K. Sayılı ilamı) Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin dava şartı yokluğu nedeniyle reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı tarafın yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/12/2025 Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -... ... ... ... ...