6. Ceza Dairesi 2023/15037 E. , 2024/3764 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/427 E., 2022/484 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, mala zarar verme, nitelikli konut dokunulmazlığının ihlali HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama - Bozma Sanık hakkında bozma sonrası kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (14
**6. Ceza Dairesi 2023/15037 E. , 2024/3764 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/427 E., 2022/484 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, mala zarar verme, nitelikli konut dokunulmazlığının ihlali HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama - Bozma Sanık hakkında bozma sonrası kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçları yönünden, ilk mahkûmiyet hükmünün kesinleştiği Dairemizin 24.04.2018 tarihli onama kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabul edildiği Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.2022 tarihli kararı arasında dava zamanaşımının durduğu da nazara alınarak yapılan incelemede; 1- Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde; Olay günü gece vakti katılanların ikametine giren sanığın para kumbarasını kırarak 50,00 TL para ile alet çantasında bulanan bıçağı aldığı ayrıca evde bulunan bir miktar yiyecek malzemelerini çuvala doldurduğu esnada, katılanların eve gelmesi üzerine çuvalı bırakıp para ve bıçağı alarak pencereden atlayıp kaçtığı, sanığın kaçtığını gören katılanların sanığı kovaladığı ve başka bir sokak içerisinde üzerinde para ve bıçak olduğu halde yakalamaları üzerine sanığın katılanlara tornavida salladığı olayda; hırsızlık olarak başlayan eyleminin evden aldığı para ve bıçak ile kaçabilmek için ikametin dışında katılanlara tornavida savurması ile birlikte yağmaya dönüştüğü olayda, mahalli mahkemenin suçların vasıflarını tayininde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamede konut dokunulmazlığın ihlali suçuna ilişkin bozma istemli görüşe iştirak edilmemiştir. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün kısmen Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, 2- Sanık hakkında yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde ise; Zilyedin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla olduğu yerden alınması hırsızlık suçunu oluşturur. Yağma suçu, hırsızlığın zor kullanılmak suretiyle gerçekleştirilme halidir. Yağma, başkasının zilyetliğindeki taşınabilir bir malı, zilyedin rızası olmaksızın faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınmasıdır. Cebir veya tehdit, ''yaşam hakkı, vücut dokunulmazlığı, cinsel dokunulmazlık ve malvarlığı hakkı'' şeklindeki hukuki değerlere yönelik olmalıdır. Yağma icrai kuvvetle işlenebilen bir suç tipidir. Kullanılan cebir ve tehditin kişinin malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamaya elverişli olmalıdır. Cebir-şiddet, mağduru, men ederek ve zorlayarak, failin istediği davranışa sokacak fiillerdir. Anılan açıklamalar ışığında somut olayımıza gelince; hırsızlık olarak başlayan eylemin elde edilen hırsızlık ürünü malın hakimiyet alanına sokulmadan kesintisiz bir şekilde takip yapan mağdura cebir kullanılarak eylemin tamamlanması sebebiyle yağma suçuna dönüştüğü, yağma suçunun oluşabilmesi için cebir ve tehdidin malın alınması sırasında veya hırsızlık suçu tamamlanmadan malın götürülmesi sırasında malın geri alınmasını önlemek amacıyla kullanılması gerekmektedir. Yargıtay uygulamalarında da dayanılan "sahip olma teorisi" nin savunduğu gibi mağdurun hakimiyet alanından çıkıp failin veya üçüncü kişilerin hakimiyet alanına girmesi ile eylem tamamlanır. Diğer bir deyişle mağdurun hakimiyet alanın bittiği yerde failin veya üçüncü kişilerin hakimiyet alanı başlayacağından mağdurun hakimiyet alanından çıktığı anda suç tamamlanmış olacaktır. Sanık eşyayı aldıktan sonra müdahale imkanı olacak şekilde kesintisiz, sıcak takip sonucu yakalanmış ise eylem teşebbüs aşamasında kalacak yoksa tamamlanmış olacaktır. Bu yakalama mesafesinin eşyanın alındığı yere olan uzaklığının çok da önemi yoktur. Somut olayda katılanların sanığın peşinden koşarak kesintisiz takip sonucu sanığı yakaladığı, katılan ...'ın kendisini yakalaması üzerine sanığın tornavida çıkartarak katılana doğru hamle yaptığı diğer katılanın da gelmesi sonrası, katılanların sanığın elindeki tornavidayı alarak üzerindeki suç eşyalarıyla birlikte yakaladıklarının anlaşılması karşısında, kesintisiz takip sonucunda yakalanan ve bu yolla ele geçen suça konu para ve bıçağın katılanların tam hakimiyeti alanından çıkmadığı sonuç olarak bu olayda sanığın, kanun gerekçesinde zilyetlikten yola çıkılarak kapsamı belirlenen, “hukuki anlamda alma” hareketini tamamlayamadığı ve zilyetlik hakkının ihlal edilmediği, bunun tehlikeye girdiği, sanığın mal üzerinde hakimiyet tesis etmediği, mülkiyet ve zilyetlik hakkının ihlal edildiği neticenin failin mal üzerinde hakimiyet tesis edememesinden dolayı gerçekleşmediği yağma suçunun teşebbüs aşamasında kaldığının anlaşılması karşısında, sanığın üzerine atıla yağmaya teşebbüs suçundan mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz isteği bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, kısmen Tebliğname’ye uygun olarak, sayın üye ...'ın muhalefetiyle oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. K A R Ş I O Y Dosyanın safahatı incelendiğinde; sanık hakkındaki Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/324 Esas ve 2014/426 Karar sayılı ilâmının dairemizin 2015/8103 Esas ve 2018/3228 Karar sayılı ilâmı ile onanmak suretiyle kesinleştiği, düzenlenen tebliğnamede eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına dair bir düşüncenin yer almadığı, dairemizin bu kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.09.2021 tarihli ve 80263 sayılı yazısı ile sanığın başka suçtan dolayı ceza infaz kurumunda hükümlü bulunması nedeniyle kararın verildiği son duruşmada hazır bulundurulmadan yokluğunda hüküm tesis edilmesi, esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasının alınmaması ve son sözünün sorulmaması nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur. Söz konusu itiraz esasla ilgili olmayıp usul kuralının ihlaline yöneliktir. Yağma suçunun teşebbüs aşamasında kaldığına dair bir itirazda bulunulmamıştır. Ceza Genel Kurulu'nun 2021/6-435 Esas ve 2022/226 Karar sayılı ilâmıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulü ile diğer yönleri incelenmeksizin bu usulü sebepten dolayı bozulmasına karar verilmiş ve dosya dairemize gönderilmiştir. Sanık ...'ın olay günü saat 21.30 sıralarında katılanlara ait ikâmetgaha girerek evde bulunan para kumbarasını kırmak suretiyle 50,00 TL ve alet çantasındaki bıçağı aldığı, evdeki yiyecek malzemelerinden bir kısımını çuvala doldurduğu esnada katılanların eve gelmesi nedeniyle çuvalı evde bırakıp 50,00 TL ve bıçağı alarak pencereden atlamak suretiyle kaçtığı, sanığın kaçtığını farkeden katılanların sanığı kovaladıkları ve başka bir sokakta yakaladıkları, sanığın üzerinde bulunan tornavidayı katılanlara doğru sallayarak katılanların elinden kurtulmak istediği ancak başarılı olmadığı, suça konu para ve bıçağın sanığın üzerinde ele geçirildiği anlaşılan olayda, hırsızlık şeklinde başlayıp yağmaya dönüşen sanığın fiilinin malın alınması ile tamamlandığı, nitekim dairemizin ve Ceza Genel Kurulunun yerleşik içtihatlarının da bu yönde olduğu, aksi halde bu durumun itiraza konu edileceği, oysa ki Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bu sebebe dayalı bir itirazın ileri sürülmediği nazara alındığında yerel mahkeme kararının onanması gerektiği düşüncesinde olduğumdan yağma suçu yönünden eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına dair çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum.