T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1162 KARAR NO : 2025/1351 KARAR TARİHİ : 05/08/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/06/2025 NUMARASI : 2025/149 Esas 2025/149 Karar DAVANIN KONUSU : İhtiyati Tedbir BAM KARAR TARİHİ : 05/08/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 05/08/2025 Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1162 KARAR NO : 2025/1351 KARAR TARİHİ : 05/08/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/06/2025 NUMARASI : 2025/149 Esas 2025/149 Karar DAVANIN KONUSU : İhtiyati Tedbir BAM KARAR TARİHİ : 05/08/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 05/08/2025 Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Talep, ihtiyati tedbir talebinin kaldırılması talebidir. Talep eden vekilince, müvekkili şirketin eski ortağı ve müdürü ...'in şirket hisselerinin tamamını devrettikten sonra yetkili şirketi borçlu göstererek kendisini lehtar göstermek suretiyle 200.000'er ABD Dolarlı 4 adet sahte senet düzenlediği, bu hususla ilgili arabuluculuğa başvurdukları, menfi tespit davası açacakları, temsil olunanla işlem yapma yasağı gözetilerek tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiği, takipten sonra açılan menfi tespit davalarında İİK 72/3 hükmü gereği takibin durdurulmasına karar verilemeyecek ise de, HMK 209 maddesinin takibin durdurulmasına imkan sağladığı, temsilcinin kendisiyle işlem yapmasının kural olarak yasak olduğu beyanıyla, müvekkili şirketin telafisi güç zararlara uğrayacağından İzmir 4. İcra Dairesi'nin 2025/4348 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasını talep etmiştir. Mahkemece, İİK'nun 72/3. maddesi gereğince talepte bulunanın talebinin kısmen kabulü ile; İzmir 4.İcra Müdürlüğü'nün 2025/4348 Esas sayılı takip dosyasında icra veznesine yatırılacak olan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, icra takip çıkışı olan (812.728,79 USD x 39,35 TL) 31.980.877,88 TL üzerinden takdiren %15 oranında 4.797.131,68 TL nakti teminatın Mahkememiz veznesine yatırılması yahut kesin ve süresiz bir banka teminat mektubunun talepte bulunan tarafından Mahkememize ibrazı halinde kararın ifası için ilgili icra müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, ihtiyati tedbir talep edenin takibin durdurulması talebinin ise reddine, HMK 397/1.maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararının uygulanmasının talep edildiği tarihten itibaren 2 hafta içerisinde esas hakkındaki davasını açmadığı takdirde tedbirin kendiliğinden kalkmış sayılacağı şeklinde karar verilmiştir. Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece HMK'nun 209 ve 289 ve devamı hükümleri kapsamında ve somut olayın özellikleri göz ardı edilerek hukuka aykırı değerlendirme yapıldığını, dava konusu senetlerin sahte olarak düzenlendiği iddiası ile soruşturma yürütüldüğünü, dosyanın derdest olduğunu, ayrıca benzer nitelikteki senetler yönünden İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/518 Esas sayılı dosyasında, yine aynı taraflar arasında, aynı hukuki nedenler ve delillerle açılan menfi tespit davasında mahkemece tedbiren takibin teminatsız olarak durdurulmasına karar verildiğini, HMK m.389 hükmü gereği, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hale geleceğinin ortada olduğunu, tedbir kararı verilmediği takdirde davacı şirketin telafisi güç zararlara uğrayacağını, davacı şirketin iddialarının ve sunduğu delillerin yaklaşık ispat seviyesinde, suç ürünü senetlerin varlığını ve sahteciliğini açıkça ortaya koyduğunu, dolayısıyla mahkemenin yalnızca icra veznesindeki paranın ödenmemesi ile yetinip takibin durdurulması taleplerini reddetmesinin hukuken yerinde olmadığını, Yargıtay kararlarından da anlaşılacağı üzere, temsilcinin kendisiyle işlem yapmasının hukuken kural olarak yasak olduğunu, temsilcinin izinsiz olarak kendisiyle yaptığı işlemlerin sakat olduğunu ve temsil olunanı bağlamayacağını, temsilci, iyi niyet, sadakat ve özen yükümlülüklerine aykırı olarak temsil ettiği şirketin çıkarına aykırı işlemler gerçekleştirirse bu işlemlerin temsil görevinin dışında kabul edileceğini ve temsil olunanı bağlamayacağını, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/149 D.İş sayılı kararının, takibin durdurulması taleplerinin reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2025/4348 Esas sayılı takip dosyasının dava sonuçlanıncaya kadar teminatsız olarak durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Salt sahtelik iddiasında bulunulmasının takibin durdurulması bakımından yeterli görülmemesi, HMK'nun ihtiyati tedbirin koşullarına ilişkin genel düzenlemelerinin dikkate alınarak HMK'nun 390.maddesindeki "yaklaşık ispat" kuralı uygulanmak suretiyle sahtelik iddiasının yaklaşık ispat ölçüsünde bir kısım delil ve emarelere göre haklılığı ihtimal dahilinde gösteren belgelere dayalı olması gerektiği, talep eden şirketin eski ortağı ve müdürü davalının şirketten ayrılmış olmasının yaklaşık ispat için yeterli olmadığı, bu haliyle mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik olmadığı kanaatine varılmıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/149 Esas sayılı dosyasında ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin olarak verilen 16/06/2025 tarihli DEĞİŞİK İŞ KARAR, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcı alındığından ve yeterli olduğundan, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 05/08/2025