T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2036 Esas KARAR NO : 2025/1876 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2025/501 D.İş Esas - 2025/499 Karar TARİHİ: 01/10/2025 TALEP: İhtiyati Hacze İtiraz Tal. Hak. KARAR TARİHİ: 13/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucuda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna ba…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2036 Esas KARAR NO : 2025/1876 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2025/501 D.İş Esas - 2025/499 Karar TARİHİ: 01/10/2025 TALEP: İhtiyati Hacze İtiraz Tal. Hak. KARAR TARİHİ: 13/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucuda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Talep eden vekili talep dilekçesi ile; Keşidecisi ..., lehtar/ciranta... olan 15.02.2024 tanzim, 30.08.2024 vade tarihli 15.750.000,00-TL bedelli bononun vadesi geldiği halde borcun ödenmediğini, fazlaya ilişkin talep, dava ve alacak hakkı saklı tutularak şimdilik 2.500.000,00-TL üzerinden borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının üzerine teminat karşılığında ihtiyaten haciz kararı verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi 03/09/2025 tarih ve 2025/501 D.İş Esas - 2025/499 Karar sayılı kararı ile; ''1-)Yukarıdaki hüviyeti yazılı alacaklının, borçlulardan ...'ın yukarıda miktarı yazılı alacağının tahsilinin ifasının temini bakımından baki isteği İİK'nun 257.maddesinin 1.fıkrasına uygun bulunan alacak rehinle temin edilmemiş ve diğer tarafla üçüncü şahısların muhtemel zarar ve ziyanlarına kafi teminatta alınmış bulunduğunda adı geçen borçluların yukarıda gösterilen malları ile alacaklarını, İİK'nun da muayyen tahditler dairesinde İHTİYATEN HACZİNE, 2-)... yönünden ise TTK'nın 778. Maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken TTK'nın 714. Ve 730. Maddeleri uyarınca ödeme gününü takip eden 2 iş günü içerisinde keşidecinin protesto edilmemesi halinde lehtar ve cirantaya karşı müracaat hakkının kaybedileceği, dosyada keşideciye karşı süresinde çekilmiş bir protestonun bulunmadığı (çekilmiş ise de mahkememize sunulmadığı) anlaşılmakla İHTİYATİ HACİZ TALEBİN REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı borçlulardan ... vekili tarafından itaraz başvurusunda bulunulmuştur. İtiraz eden borçlu ... vekili itiraz dilekçesinde özetle; senet üzerindeki imza ve yazıların borçlu ...'a ait olmadığını, borçlu ...'ın icra takibine konu senede hiçbir sıfat ile imza atmadığını, bu sebeple taraflarınca İstanbul 21.İcra Hukuk Mahkemesi 2025/638 E. Sayılı dosyası ile imzaya itiraz ve ihtiyati haczi işleme koymuş oldukları İstanbul 33.İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibinin iptali talep edildiğini, borçlu ... ömrü boyunca tek bir senede dahi imza atmamış birisi olduğunu, kendisinin senet ile işlem yapma gibi bir durumu ve ihtiyacı söz konusu olmadığını, itiraza konu edilen senet üzerinde lehtar..., müvekkil ...'ın eski nişanlısı olduğunu, tarafların nişanlılıklarını evliliğe dönüştüremediğini ve ayrıldığını, lehtarın görünen... ise bu ayrılığa sebep olmasına rağmen müvekkili her ortamda maddi ve manevi süründüreceğini ve kendisine kötülükler yapacağını dile getirmekte olduğunu, senedi ciro yolu ile alan ve ihtiyati haciz talebinde bulunan ...'ı ise müvekkil hiçbir şekilde tanımadığını, ... ile ... çok yüksek ihtimal arkadaş olup... yukarıda bahsettikleri üzere maddi olarak ...'a zarar vermek niyetiyle söz konusu işlemi gerçekleştirdiğini, her ne kadar tarafımızca icra hukuk mahkemesinde açmış olduğumuz imzaya itiraz dilekçesinde imzaların farklılıklarına yönelik açıklamalarda bulunulmuş olsa da işbu ihtiyati haczin haksız ve kötü niyetli olduğunu Mahkemeye de belirtmek üzere her iki imzanın farklılığına işbu dilekçelerin de değinildiğini, borçlu ...'ın taraflarınca vekillik sıfatını yüklediği Kadıköy 29. Noterliğinin 24/06/2024 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesine atmış olduğu imza örneğine ve icra takibine konu senet üzerine atılan imza örneğine yer verildiğini, her iki imza karşılaştırıldığında profesyonel bir inceleme yapılmadan dahi gözle görülür şekilde imzaların birbirine benzemediği, senet üzerindeki imzanın bir başkası tarafından taklit suretiyle sahte olarak atılmış olduğu anlaşıldığını, vekalet üzerindeki müvekkile ait imza ile icra takibine konu senet üzerindeki müvekkile ait olmayan ve itiraza konu imza arasında birçok farkın bulunduğunu, borçlunun adının ilk harfini olan G harfinin el yazısı ile yazılmış şekli ile imzaya başlandığı dikkate alındığında G harfinin altındaki yuvarlak kısmının gerçek imzadan çok farklı olduğu, yine imzanın tamamında olan düz çizginin başlangıcının ve bitişinin her iki imzada tamamen farklı olduğu, müvekkilin soyadı olan ... kelimesinde Ö'nün üstüne konulan noktaların gerçek imzada iki farklı nokta olmasına rağmen sahte senet üzerinde tek çizgi halinde nokta şeklinde yapıldığı dikkate alındığında her iki imzanın birbirinden farklı elden çıktığının anlaşıldığını, gözle görülür bu farklılıklar senet üzerindeki imzanın müvekkile ait olmadığını ve yapmış olduğumuz imzaya itirazımızın kabul edilebilir olduğunu gösterdiğini, talep eden tarafın ihtiyati haciz talep dilekçesinde ileri sürmüş olduğu gerekçelerin herhangi bir geçerliliğinin bulunmadığını, bu sebeple İİK 265.maddesi uyarınca ihtiyati haczin dayanılmış olduğu sebeplere açıkça itiraz ettiklerini, talep eden taraf kötü niyetli bir şekilde imza taklidi yaparak müvekkil aleyhine bir icra takibinde bulunmak ve onu haciz tehdidi altında bırakmak için sahte imza atmış ve Mahkemeyi bu konuda kandırdığını, talep eden hakkında taraflarınca suç duyurusunda da bulunulmuş olup soruşturma numarası alındığı takdirde Mahkemeye bilgi verileceğini, yine taraflarınca İİK 265.maddesi uyarınca Sayın Mahkeme tarafından belirlenen teminat miktarına da itiraz ettiklerini, her ne kadar talep eden tarafından senet miktarı olan 15.750.000,00-TL üzerinden bir ihtiyati haciz talep edilmemiş 2.500.000,00-TL üzerinden talep edilmişse de ekte sunulan ödeme emrinde görüldüğü üzere senet alacaklısı olarak gözüken kişi icra takibine tüm senet miktarı üzerinden geçtiğini, bu durumun açıkça talep eden tarafın az teminat ödemek için belirli bir miktar üzerinden ihtiyati haciz talep ettiği, bu miktar üzerinden müvekkilin mal varlıklarına haciz koyduğu ancak tüm senet miktarı üzerinden icra takibine girişmiş olduğuna işaret olduğunu, b unun da kötü niyetli bir davranış olup hukuken korunmaması gereken bir davranış biçimi olduğunu, bu sebeple Mahkeme tarafından tüm senet miktarı üzerinden takibe geçilmiş olduğu dikkate alındığında ihtiyati hacze itirazımız doğrultusunda ihtiyati haciz kararı kaldırılmayacak ise senet miktarının %15'ine denk gelen 2.362.500,00-TL teminat alınması yönünde ek karar verilmesini talep ettiklerini, itirazları doğrultusunda Mahkeme tarafından İİK265/4 maddesi uyarınca duruşma açılmasını ve itirazlarımızın yüzyüzelik ilkesi gereğince duruşma ortamında dinlenilmesini ve bu yönde karar verilmesini talep ettiklerini belirterek ihtiyati haciz kararına itirazlarımız doğrultusunda ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına- iptaline, Mahkeme aksi kanaatte ise itirazları doğrultusunda teminat miktarının arttırılması yönünde ara karar oluşturulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 01/10/2025 tarih ve 2025/501 D.İş Esas - 2025/499 Karar sayılı ek kararı ile;".......İtiraz edenin itirazları arasında yer alan, senet altındaki imzanın itiraz edene ait olmadığı itirazı, ihtiyati hacze itiraz yargılamasının konusu olamaz, ancak menfi tespit davasının konusu olabilir. Yine ihtiyati haciz talep edenin kötü niyetli olup olmadığı da itiraz yargılamasının konusu olamaz. Teminat miktarı ise, genel olarak yargı mercileri tarafından uygulanan ve yüksek mahkemelerce kabul gören yüzde 15 seviyesinde olduğundan buna dair itiraz da yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle ihtiyati haciz kararına itirazının reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Bununla beraber ihtiyati haciz talep eden, teminatın bu aşamada iadesini talep emiş ise de, borçlunun işbu itirazı henüz kesinleşmediğinden bu aşamada teminatın iadesi de mümkün olmamıştır." gerekçesi ile, ''1-İtirazın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden borçlu ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati hacze itiraz eden borçlu ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Senet üzerindeki imzalar ve yazıların müvekkili ...'a ait olmadığını, müvekkil ...'ın icra takibine konu senede hiçbir sıfat ile imza atmadığını, bu sebeple taraflarınca İstanbul 21.İcra Hukuk Mahkemesi 2025/638 E. Sayılı dosyası ile imzaya itiraz ve ihtiyati haczi işleme koymuş oldukları İstanbul 33.İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibinin iptalinin talep edildiğini, yine taraflarınca senedi işleme geçiren ... ve... hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2025/201778 soruşturma sayılı dosyası üzerinden resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından suç duyurusunda bulunulduğunu, bu hususların yanında...'ın devamlı olarak müvekkil ...'ı rahatsız etmesi nedeniyle kendisi hakkında Aile Mahkemesi nezdinde 6284 sayılı kanun uyarınca koruma tedbirine başvurulduğunu ve İstanbul Anadolu 1.Aile Mahkemesi 2025/7843 D.İŞ sayılı kararı ile uzaklaştırma kararı verildiğini, bu kararın da taraflar arasındaki ilişkinin anlaşılması için yerel mahkemeye sunulduğunu, Müvekkil ...'ın ömrü boyunca tek bir senede dahi imza atmamış birisi olduğunu, kendisinin senet ile işlem yapma gibi bir durumu ve ihtiyacının söz konusu olmadığını, itiraza konu edilen senet üzerinde lehtarın müvekkil ...'ın eski nişanlısı... olduğunu, tarafların nişanlılıklarını evliliğe dönüştüremeden ayrıldıklarını, lehtar görünen...'ın ise bu ayrılığa sebep olmasına rağmen müvekkili her ortamda maddi ve manevi süründüreceğini ve kendisine kötülükler yapacağını dile getirdiğini, senedi ciro yolu ile alan ve ihtiyati haciz talebinde bulunan ...'ın ise...'ın kayınçosu olduğunu, bu akrabalık ilişkisi dikkate alındığında...'ın maddi olarak ...'a zarar vermek niyetiyle söz konusu işlemi gerçekleştirdiğini, Taraflarınca 08/09/2025 tarihli ihtiyati hacze itiraz dilekçesi içerisinde imzaların farklılıklarına yönelik açıklamalarda bulunulduğunu ve bu aşamada da dikkate alınması gerektiğini, icra dosyası alacaklısı tarafından icra takip işlemleri kesintisiz bir şekilde devam ettirildiğini, borçlu gözüken ...'ın taşınmazlarının satış işlemlerine başlandığını, bu doğrultuda icra dairesi tarafından İİK 103 davetiyesi düzenlendiğini, satış işlemlerine başlandığına dair alacaklı tarafından dosyaya yatırılan satış avansının mahkemenin dikkatine sunulduğunu, yine alacaklı görünen şüpheli ...'ın müvekkile ait tüm bankalara İİK 89. maddesinde belirtilen haciz ihbarnamelerini göndermiş olduğunu, bankalardan gelen paranın alacaklı görünen tarafa gönderildiğini, 1.000.000,00 TL'ye yakın bir tahsilat gerçekleştiriliğini, buna ilişkin banka dekontlarının dosyada mevcut olduğunu, yine ...'ın kiracısı olana kişiye de İİK 89 haciz ihbarnameleri gönderilmiş olduğunu, kira ödemelerinin de her ay artık icra dosyasına yatırıldığını, buna ilişkin ödemeleri gösteren dekontların da dosyaya sunulduğunu, bu hususlar dikkate alındığında ...'ın tüm malvarlıklarına bir bütün halinde saldırı olduğu ve ...'ın tüm gelir kaynaklarına kötü niyetli olarak el konulduğunun anlaşıldığını, Taraflarınca alacaklı görünen tarafın icra işlemlerini kesintisiz bir şekilde devam ettirmesinden ötürü yargılama makamlarının bilgisine sunulmak üzere senet aslının bulunduğu İstanbul 21.İcra Hukuk Mahkemesi 2025/638 Esas sayılı dosya bakımından mahkeme kaleminde senet incelenerek uzman mütalaası aldırıldığını, söz konusu uzman görüşünün dosyada mevcut olduğunu, uzman görüşünün sunulduğu rapor içerisinde detaylı ve gerekli makineler üzerinden teknik incelemeler yapıldığını ve senetteki imzanın ...'ın eli ürünü olmadığının açıkça belirtildiğini, bu rapor ile alacaklı görünen taraf ve...'ın fikir ve eylem birliği içerisinde haksız bir şekilde ...'ı borçlu çıkarmaya çalıştıkları ve bu doğrultuda eski nişanlılıklarından kaynaklı kendisine maddi zarar verme niyetinde olduğunun görüldüğünü, bunun da ihtiyati haciz kararına itirazlarında haklı olduklarını ortaya koyduğunu, Bu hususların yanında talep eden tarafın ihtiyati haciz talep dilekçesinde ileri sürmüş olduğu gerekçelerin herhangi bir geçerliliği bulunmadığını, bu sebeple İİK 265. maddesi uyarınca ihtiyati haczin dayanılmış olduğu sebeplere açıkça itiraz ettiklerini, talep eden tarafın kötü niyetli bir şekilde imza taklidi yaparak müvekkil aleyhine bir icra takibinde bulunmak ve onu haciz tehdidi altında bırakmak için sahte imza attığını ve bu konuda mahkemeyi kandırdığını, Yine taraflarınca İİK 265. maddesi uyarınca mahkeme tarafından belirlenen teminat miktarına da itiraz ettiklerini, her ne kadar talep eden tarafından senet miktarı olan 15.750.000,00-TL üzerinden değil 2.500.000,00-TL üzerinden talep edilmişse de senet alacaklısı olarak gözüken kişinin icra takibine tüm senet miktarı üzerinden geçtiğini, bu durumun açıkça talep eden tarafın az teminat ödemek için belirli bir miktar üzerinden ihtiyati haciz talep ettiği, bu miktar üzerinden müvekkilin mal varlıklarına haciz koyduğu ancak tüm senet miktarı üzerinden icra takibine girişmiş olduğuna işaret olduğunu, bunun da kötü niyetli bir davranış olduğunu ve hukuken korunmaması gereken bir davranış biçimi olduğunu, bu nedenle yerel mahkeme tarafından tüm senet miktarı üzerinden takibe geçilmiş olduğu dikkate alındığında ihtiyati hacze itirazları doğrultusunda ihtiyati haciz kararı kaldırılmayacak ise senet miktarının %15'ine denk gelen 2.362.500,00 TL teminat alınması yönünde ek karar verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak itirazlarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep; bonoya dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Mahkemece 03/09/2025 tarihli karar ile, borçlulardan ... yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş, karara itiraz edilmesi üzerine mahkemece duruşma açılmak suretiyle itirazlar incelenmiş ve 01/10/2025 tarihli ek karar ile, karara karşı ileri sürülen itirazlar yukarıda açıklanan gerekçeler ile reddedilmiş, ek karara karşı, itiraz eden ... vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Talebe konu bono sureti incelendiğinde; Keşidecisi ..., lehtar/ciranta... olan 15.02.2024 tanzim, 30.08.2024 vade tarihli 15.750.000,00-TL bedelli bononun talep edene lehtar/ciranta tarafından ciro edilerek verildiği ve talep edenin hamil olduğu anlaşılmıştır.İİK 257/1 maddesine göre "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." İtiraz eden borçlu ... vekili tarafından, senet üzerindeki imza ve yazıların müvekkili ...'a ait olmadığı, müvekkili ...'ın icra takibine konu senede hiçbir sıfat ile imza atmadığını, bu sebeple İstanbul 21.İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/638 E. Sayılı dosyası ile imzaya itiraz ve ihtiyati haczi işleme koymuş oldukları İstanbul 33.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin iptalinin talep edildiğini, itiraza konu edilen senet üzerinde lehtar...'ın, müvekkil ...'ın eski nişanlısı olduğunu ileri sürüp senedin usulsüz bir şekilde sahte imza ile keşide edildiği ve alınan teminet miktarının yetersiz olduğu iddiasıyla ihtiyati haciz kararına itiraz edilmiş isede, senedin usulsüz bir şekilde sahte imza ile ciro edildiği iddiası yargılamayı gerektirip açılacak bir menfi tesbit, davasında ileri sürülebileceğinden muterizin itirazlarının İİK' nın 265. maddesinde sınırlı olarak sayılan itiraz sebeplerinden olmadığı, dosyada mübrez talep dayanağı bono kapsamından, İİK'nun 257/1 ile İİK'nun 258 maddesinde aranan şartların mevcut olduğu ve yaklaşık ispat koşulunun oluştuğu, mahkemece talep edilen miktar üzerinden % 15 oranın da teminat alınması mahkemenin taktirine göre yerinde olduğu anlaşılmıştır. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme ek kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, muteriz vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Muteriz ...'ın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden muteriz ... tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı istinaf eden muteriz ... tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden muteriz üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/11/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.