11. Hukuk Dairesi 2024/3579 E. , 2025/2074 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1665 Esas, 2024/583 Karar KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/602 E., 2022/486 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâki
**11. Hukuk Dairesi 2024/3579 E. , 2025/2074 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1665 Esas, 2024/583 Karar KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/602 E., 2022/486 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde müvekilinin davalıdan 289.079,64 euro cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında, 1997 yılından başlayarak dava öncesine kadar devam eden ve davacıya ait çeşitli markalı deri kimyasalı ürünlerinin Türkiye pazarında satış ve pazarlanması için davalıya distribütörlük/tek satıcılık hak ve sıfatı veren sözleşme ilişkisinin olduğunu, dava konusu icra takibinde, müvekkiline keşide edilen ihtarnamelerden farklı meblağın talep edildiğini ve bu talebe dayanak olarak 20.03.2015 tarihli cari hesap ekstresinde belirtilen faturaların gösterildiğini, ancak taraflar arasında bir cari hesap mutabakatının bulunmadığını, fatura bedellerinin ödendiğini savunarak davanın reddi ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça aşamalarda, takibe konu borcun 6 adet faturadan değil, 2003 yılından beri süregelen ticari ilişkiden kaynaklı cari hesap borcu olduğu ileri sürülmekle birlikte, icra dosyası içerisinde bulunan, davacı tarafından davalıya gönderildiği anlaşılan belge fotokopisinde 6 adet faturanın vadesinin geçtiği ve halen ödenmediğinin görüldüğü belirtilerek 290.218,24 euro konusunda uzlaşma sağlanması için uygun davranılacağına inanıldığının belirtildiği, bundan başka davacının cari hesabı oluşturan ve esasında takibe konu ettiğini bildirdiği diğer faturaların hangi faturalar ve ne miktarda olduğuna ilişkin bir açıklama yapmadığı gibi buna ilişkin bir ispat vasıtası da sunmadığı, davalının ticari kayıtlarına göre, davacı ile olan ticari ilişkisinin cari hesap şeklinde değil fatura ve beyanname bazında, yani sipariş özelinde takip ettiği, takipte gösterilen faturaların muhtelif tarihlerde peşin ithalat bedeli olarak transfer edildiği, takip dayanağı fatura tutarlarının banka yoluyla ödenmiş olduğu keyfiyetinin davacı tarafça bilinmesine rağmen icra takibi başlatılmasının kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinafa konu uyuşmazlığın, itirazın iptali davasında incelemenin takip ve dava konusu faturalarla sınırlı olarak mı yoksa taraflar arasındaki tüm ticari ilişki değerlendirilerek mi yapılması gerektiği noktasında toplandığı, somut olayda davacının takip talebinde alacak talebini açıkça takip eki 20.03.2015 tarihli cari hesap ekstresinde gösterilen fatura alacakları bakiyesine dayandırdığı, takip eki 20.03.2015 tarihli belgede ise ayrıntıları verilen altı adet faturanın gösterildiği, buna göre davacı, ticari defterlerinde cari hesap nedeniyle alacaklı olduğunu, takibin sadece altı adet faturaya özgülenmediğini ileri sürmüş ise de takip dayanağı olarak altı adet faturadan kalan bakiyenin istenildiği, bunun dışında delil olarak sunulan ve icra takip dosyasına da ekli bulunan ihtarname içeriğinden de davacının takip ve dava konusu yaptığı anlaşılan cari hesap alacağı bakiyesini işbu faturalardan kaynaklı 290.218,24 euro alacağa dayandırdığı, davacının takipte dayandığı faturalar yönünden davalı tarafça yapılan ödemeler incelendiğinde, davalı taraf savunmasının sübut bulduğu, takibe konu fatura bedellerinin ödenmiş olduğu sonucu ile davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/6162 E., 2021/4521 K. sayılı kararının da aynı yönde olduğu, takip dayanağı fatura tutarlarının banka yoluyla ödenmiş olduğu, buna rağmen davacının ödenen fatura bedellerini takip konusu yapması nedeniyle, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin de doğru olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe İtirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlıdır. Takip talebinde asıl alacak "cari hesap alacağı" olarak talep edilmiş, ayrıca borcun sebebinin "...02.04.2015 tarih ve....Yevmiye No'lu İhtarname konusu alacak bakiyesi" olduğu belirtilmiştir. Takipte borcun sebebi olarak gösterilen 02.04.2015 tarihli ve 06243 sayılı ihtarname tamamen taraflar arası ticari ilişkiden doğan cari hesap alacağının ödenmesine ilişkindir. Bu durumda icra takibinin cari hesap alacağına ilişkin olduğu kabul edilerek, itirazın iptali davasında taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi ve cari hesaba ilişkin defter kayıtları ve belgeler nazara alınarak değerlendirme yapılması gerekirken takibin sırf faturaya dayalı icra takibi olduğu ve ödendiği şeklinde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. (Dairemizin 2022/1301 E., 2023/5440 K. sayılı ilamı) VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 24.03.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. K A R Ş I O Y İtirazın iptali davasının konusunu teşkil eden Anadolu 14. İcra Müdürlüğünün 2015/10582 takip sayılı dosyasına ait takip talebinde borcun dayanağı olarak 289.079,64 euroluk cari hesap ekstresinde gösterilen fatura alacakları bakiyesi ve ihtarname konusu alacak yazmasının, ekli cari hesap ekstresindeki faturaların tamamının 6 adet olması ve borcun konusunu teşkil etmesi, başka bir cari hesaba ilişkin kayıt içermemesi, keza ihtarnamenin de aynı miktardaki alacağı içermesi ve fatura konusu alacak miktarının bu şekilde birbirini teyit etmesi, 6 adet faturadan doğan alacağın istenmesi karşısında, dayanağı cari hesaba dönüştürmeyeceği ve itirazın iptali davasında takibe sıkı sıkıya bağlılık kuralını ihlal etmeyeceği, bu nedenle usul veya yasaya uygun olan BAM kararının onanması gerektiği kanaatinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılmamaktayız.