11. Hukuk Dairesi 2023/4294 E. , 2024/1773 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/453 Esas, 2023/314 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin
**11. Hukuk Dairesi 2023/4294 E. , 2024/1773 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/453 Esas, 2023/314 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin müvekkili şirketin eski yetkili satıcılarından olduğunu, davalının müvekkilinden aldığı mal bedellerinden kaynaklanan 181.783,31 TL alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek söz konusu miktarın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki yetkili satıcılık ilişkisi çerçevesinde müvekkilinin borçlu olmayıp, alacaklı olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen Karar Mahkemece 14.05.2018 tarih, 2016/244 E. ve 2018/392 K. sayılı kararı ile davacının taraflar arasındaki 2003 yılından sonraki döneme ilişkin ticari ilişki nedeni ile davalıdan 181.781,31 TL alacaklı olduğu, bu borç için bono ve çek verilmiş olmasının borcu sona erdirmediği, bonolar ve icra takibine konu edilen çekler nedeni ile yapılacak tahsilatlar ile birlikte tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydı ile mevcut alacak davasının açılmasına engel hal olmadığı, faiz istenilmekle birlikte başlangıç tarihi belirtilmediği için davacı alacağına dava tarihi olan 25.01.2010 tarihinden itibaren tarafların tacir olmaları da dikkate alınıp değişen oranlı avans faizi uygulanması gerektiği gerekçesiyle Ankara Gayrimenkul 22. Satış İcra Müdürlüğünün 2006/918 E. sayılı icra takip dosyası, Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2001/10872 E. sayılı ve Ankara 27. İcra Müdürlüğünün 2004/6012 E. sayılı icra takipleri ile toplam bedeli 54.000,00 TL olan altı adet bono nedeni ile yapılacak tahsilatlar ile birlikte tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydı ile 181.781,31 TL'nin dava tarihi olan 25.01.2010 tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı avans faizi ile birlikte davalı tahsiline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı Dairemizin 09.07.2020 tarih, 2018/3386 E. ve 2020/1379 K. sayılı kararıyla mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, bilirkişi raporunda tespit edilen alacak miktarının davacının usulüne uygun tutulmayan defterlerine dayanılarak belirlenmiş olup, alacağın dayanağını oluşturan belgeler bilirkişi raporu içeriğinde yer almadığı gibi, davalı tarafın bilirkişi raporuna karşı itirazlarının da karşılanmadığı, bilirkişi raporunda tespit edilen alacağın dayanağı belgelere yönelik bir belirleme bulunmadığı, taraflar arasındaki cari hesaba ilişkin ticari ilişkinin sürdüğü döneme yönelik defter ve kayıtların mahkemeye sunularak, sunulamaması durumunda gerekirse defter ve kayıtların ve dayanak belgelerin yerinde incelenmesi suretiyle, davacının cari hesaba ilişkin alacağının varlığı ve miktarının tespiti için yeniden tarafların itirazlarını da karşılayacak şekilde konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması gerektiği hususlarına işaret edilerek bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 08.05.2023 tarih, 2020/453 E. ve 2023/314 K. sayılı kararı ile ticari ilişki nedeni ile davacının muavin kayıtlarına göre davacının alacağının 181.871,31 TL olduğu, davalı ödemeleri yönünden ise 05.06.2003 tarihli ve 6.000,00 TL bedelli çek davacı tarafından tahsil edildiği için bu miktarın davacı alacağından tahsili gerektiği, davalı tarafından asılları dava dosyasına sunulan ve davacının bedeli ödenmeden davalıya teslim edildiğini kanıtlayamadığı toplam bedeli 54.000,00 TL olan bonoların da davalı tarafından aksi kanıtlanmayan adi karine uyarınca davalı ödemesi sayılmasının uygun görüldüğü, davacı alacağından mahsubu gerektiği, davalının bir diğer ödemesi de 04.06.2003 tarihli protokole konu 49.402,86 TL'nin tahsil edildiğinin açıkça belirtildiği, Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2001/10872 E. sayılı dosya borcundan düşüleceği kararlaştırıldığı için bu miktarın da davacı alacağından davalı ödemesi kabul edilip düşülmesi gerektiği, davacı alacağının 181.781,31 TL olduğu, davalı ödemesi olarak kabulü gereken belirtilen üç ödeme toplamı olan 109.402,86 TL'nin mahsubu sonrası davacının davalıdan tahsili gereken alacağının 72.378,45 TL olduğu gerekçesiyle Ankara Gayrimenkul 22. Satış İcra Müdürlüğünün 2006/918 E. sayılı icra takip dosyası, Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2001/10872 E. sayılı ve Ankara 27. İcra Müdürlüğünün 2004/6012 E. sayılı icra takipleri ile toplam bedelin 54.000,00 TL olan altı adet bono nedeni ile yapılacak tahsilatlar ile birlikte tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydı ile 72.378,45 TL'nin dava tarihi olan 25.01.2010 tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; alınan bilirkişi raporlarının sonuç alınamadığını, mahkemece rapor doğrultusunda davacıya bazı belgeleri eklemesi için süre verilmişse de ek raporda yeni belge eklenmediğinin belirtildiğini, ara kararı davacı tarafından yerine getirilmediğini, muavin kayıtlardan varılan sonucun bozma kararına ve mahkeme ara kararına uymadığını, davacının iddasını ispatlayamadığını, bozmaya uyulmuşsa mahkemenin buna uygun hareket etmediğini, aksi takdirde kararın isabetli bulunması halinde hüküm fıkrasının ilk dört satırının silinmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece mahsup edilen miktarların düşülmesinin hatalı olduğunu, 49.402, 86 TL'nin tahsil edilmediğini belirterek davanın tamamen kabulünü istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiden doğan cari hesap alacağının tahsili istemine ilişkin alacak davasıdır. 2. İlgili Hukuk 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 89 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.