4. Ceza Dairesi 2024/11014 E. , 2025/310 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/3955 E., 2018/66 K SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Mahkûmiyet İTİRAZA KONU KARAR : Ret İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Dairemizin 29.02.2024 tarihli, 2021/39985 Esas ve 2024/2512 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itiraz üzerine gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteminin süresinde olduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE Dosyanın incelenme…
**4. Ceza Dairesi 2024/11014 E. , 2025/310 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/3955 E., 2018/66 K SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Mahkûmiyet İTİRAZA KONU KARAR : Ret İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Dairemizin 29.02.2024 tarihli, 2021/39985 Esas ve 2024/2512 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itiraz üzerine gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteminin süresinde olduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE Dosyanın incelenmesinde itiraz sebeplerinin yerinde olduğu görülmüştür. Sanığın belirttiği hukuka aykırılık nedenleri yönünden ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi hukuka ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı Kanun'un 128 inci maddesinde düzenlenen ve Anayasa'nın 36 ncı maddesiyle de güvence altına alınan iddia ve savunma dokunulmazlığı; şahısların yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde, serbestçe ve hiçbir endişenin etkisi altında kalmaksızın haklarını özgürce iddia edebilmeleri veya kendilerini savunabilmeleri imkanının sağlanmasını ifade eder. Eğer böyle bir hak olmazsa, iddia ve savunma serbestçe yapılamayacak ve söylenmesi gereken, cezai yaptırıma maruz kalma korkusuyla ifade edilemeyeceğinden, yapılan yargılama sonucunda hedeflenen, “gerçeğe ulaşma” ve “adaletin gerçekleşmesi” de söz konusu olamayacaktır. Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere; iddia ve savunma hakkının kullanılması bağlamında, kişiler açısından somut isnat ifade eder nitelikte maddi vakıaların ortaya konulması ya da kişilerle ilgili olumsuz değerlendirmelerde bulunulması mümkündür. Bu somut isnatlar veya olumsuz değerlendirmeler, iddia ve savunma hakkının kullanılmasıyla ilişkilendirilememesi durumunda, hakaret ve hatta iftira suçunu oluşturur. İddia ve savunma kapsamında, kişilerle ilgili olarak bulunulan somut isnatların yapılan olumsuz değerlendirmelerin uyuşmazlıkla ilişkili olması lazımdır ancak, uyuşmazlığın çözümü açısından faydalı olması aranmamalıdır. Somut uyuşmazlıkla bağlantılı olmayan isnatlar gerçek olsa bile iddia ve savunma dokunulmazlığının varlığından bahsedilemez. Keza, somut vakıalara dayansa dahi uyuşmazlıkla alakası olmayan olumsuz değerlendirmeler açısından iddia ve savunma hakkının kullanılması söz konusu değildir. Maddi olayda; sanık savunması, şikayetçi beyanı ve sanığın sunduğu dilekçelerde yer alan suça konu ifadeler bir bütün olarak ele alındığında, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 128. maddesinde düzenlenen iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kaldığı ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,