11. Hukuk Dairesi 2013/1447 E. , 2013/18249 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/09/2012 tarih ve 2011/150-2012/101 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm b
**11. Hukuk Dairesi 2013/1447 E. , 2013/18249 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/09/2012 tarih ve 2011/150-2012/101 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin 16/10/2002 tarihinde kurularak her nevi tıbbi malzemenin tedariki pazarlama ve satışı konusunda faaliyet gösterdiğini, müvekkili firmaya 12/01/2012 tarihinde faks yoluyla yanlışlıkla gelen bir sipariş formundaki antetten müvekkilinin davalı şirketten haberdar olduğunu, müvekkil şirket ile davalı şirketin faaliyet alanlarının ve ticari ünvanlarının çekirdek unsurunun aynı olduğunu, her iki şirketin faaliyette bulunduğu sağlık sektöründe ticaret ünvanlarının karıştırıldığını, müvekkilinin İzmir ve Ege Bölgesi genelinde haklı olarak elde etmiş olduğu ticari itibarından davalı şirketin haksız olarak faydalandığını, davalı şirketin ticaret ünvanında birlikte ve yanyana bulunan Ortek Medikal ibaresinin müvekkili şirketin ticaret ünvanına tecavüz ettiğini ve bu durumun haksız rekabet olduğunu ileri sürerek haksız rekabetin tespiti ile sona erdirilmesine, davalı şirketin ticaret ünvanındaki Ortek Medikal ibaresinin ticaret sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, 2003 yılından itibaren faaliyette bulunan müvekkili şirketin davacı şirketin varlığından, dava dilekçesinin tebliğ edilmesinden sonra haberdar olduğunu ve müvekkil şirketin iyi niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 54. maddesi uyarınca davacı şirketin tecavüzün önlenmesini ve iltibasa neden olan ticaret ünvanının terkinini isteyebileceği, ancak yerleşmiş uygulamalarına göre böyle bir davanın makul sürede açılmasının gerektiği, ticaret ünvanları tescil ve ilana tabi olduğundan makul süre hesabında bu durumun da nazara alınması gerektiği, makul sürenin geçirilmesi halinde sessiz kalma nedeniyle hak kaybının oluşacağı, davacı ve davalının ticaret ünvanlarının çekirdek kısmının benzer olduğu, ancak davalının ünvanının tescilinden yaklaşık 8 yıl kadar sonra dava açıldığı, bu kadar uzun bir süre kendisini mevcut ünvanı ile tanıtan davalının ünvanının terkininin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.