11. Hukuk Dairesi 2021/5669 E. , 2021/7002 K. MAHKEMESİ : İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.04.2019 tarih ve 2018/401 E. - 2019/192 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Dizi Gıda Paz. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkl…
**11. Hukuk Dairesi 2021/5669 E. , 2021/7002 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.04.2019 tarih ve 2018/401 E. - 2019/192 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Dizi Gıda Paz. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının halen Beşiktaş ilçesinde "katık" markası adı altında Hatay usulü döner imalatı ve satışı yaptığını, bu markanın haklarını, marka hakkı sahibinden 14.11.2013 tarihli marka lisans sözleşmesi ile devraldığını, ancak davalı şirketin, davacının işletmesinin tam karşısında "Katık" ismini kullanarak, davacının ürettiği ve sattığı ürünlerin aynısını imal ederek sattığını, bu durumun haksız rekabet oluşturduğunu ve düzeltilmesi için ihtarname keşide edilerek gönderildiğini, ancak sonuç alınamadığını ve davacının maddi ve manevi zarara uğradığını, davalı ...'ın davalı şirketin yetkilisi olduğunu, diğer davalı ...'nun ise Beşiktaş Life isimli derginin sahibi olduğunu ve bu dergi ile derginin internet sayfasında davalı şirketin "Katık" isimli işletmesinin sayfalarca reklamına yer verdiğini, her iki davalı şahsın davacının zararına, bilerek hareket ettiğini belirterek, "Katık" ibaresinin davalı Dizi Gıda... Ltd. Şti. tarafından markaya tecavüz oluşturan her türlü müdahalesinin men'ine, Beşiktaş Life dergisinin 2013 Kasım ayı 37. sayısının baskısının toplatılmasına, www.besiktaslife.com internet sitesindeki ilgili yayınların kaldırılmasına, davacının itibarının iadesine yönelik verilecek mahkeme ilamının bu dergi ve internet sayfasında yayınlanmasına, maddi tazminata yönelik hakların saklı tutularak 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ile dava etmiştir. Davalı ... cevaben, kendisinin reklamcı olduğunu, Beşiktaşlife'ın da bir dergi değil, reklam amaçlı bir ürün olduğunu, davalı şirket ve davalı ...'ın kendi ürününü tanıtmak için başvurduğunu, kendisinin reklamların doğruluğunu araştırmak gibi bir görevinin olmadığını, yalnızca talep edilen reklamların yayınlandığını, kendisine bir ihtarname gönderilmediğini, davacının aktif husumet ehliyetinin de araştırılmasının gerektiğini, davacının "katık döner" değil artık "hat döner" markasını kullandığını ve bu markasının reklamını da yine Beşiktaşlife dergisinde yaptığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı Dizi Gıda Pazarlama İnş. San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevaben, davacının dayandığı lisans sözleşmesinin inhisari olmayan bir sözleşme olduğunu ve akdedilme tarihinden birkaç gün sonra davalıya karşı dava açıldığını, bu nedenle davacının kötüniyetli olduğunu ve bir ayı geçmeyen bir kullanım için yüklü miktarda tazminat talep edildiğini, dava konusu "Katık" tabelasının davalı işletmede asılı olmadığını, kaldı ki davacının işletme adının da "Hat Döner" olduğunu, davalının diğer davalılarla hukuki ya da ticari bir ilişkisinin olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamanın sonunda, dava konusu markanın tescilli sahibinin dava dışı ... olduğu, dava açılmadan önce davacının markanın lisansını noterde düzenlenen sözleşme ile aldığı, davalının ise işyeri tabelası, reklam afişleri ve poşetlerinde bu markayı kullandığı ve davacının ihtarına rağmen kullanmaya devam ettiği, bu fiillerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet sonuçlarını doğurduğu gerekçesiyle davalılar ... ve... yönünden davanın reddine, davalı Dizi Gıda Paz. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın kısmen kabulüne, davacının münhasıran lisansörü olduğu Katık ibareli markayı davalının tabelasında ve materyallerinde kullanmak sureti ile tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men ve ref'ine, davalının Katık ibaresi ile kullandığı materyal var ise toplatılarak imhasına, www.besiktaslife.net adlı sitede Katık ibaresini içeren yayın var ise kaldırılmasına, takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı verilmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir. Karar, davalı Dizi Gıda Pazarlama İnş. San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Dizi Gıda Pazarlama İnş. San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı Dizi Gıda Pazarlama İnş. San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalı Dizi Gıda Pazarlama İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'den temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09/12/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (M) KARŞI OY 1-Dava, lisans hakkına dayalı olarak açılan marka hakkına tecavüzün tespiti, müdahalenin men’i ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Yargılama sonucunda davacının münhasır lisans sahibi olduğu markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men ve ref’ile 10.000 TL manevi tazminata karar verilmiştir. 2-Davacı lisans alan... Ltd ile 2006/53941 sayılı ve 1969 KATIK ibareli markanın sahibi dava dışı ... arasında düzenlenen 14.11.2013 tarihli lisans sözleşmesinde, davacının iki yıllık 1.000 TL lisans ücreti karşılığında markayı kullanma hakkı tanındığı, ancak davacının da Beylikdüzü ile Avcılar semti ve çevresinde kullanmamayı ve ticari işletme işletmemeyi taahhüt ettiği, ayrıca davacıya kendi kullanım alanlarıyla ilgili olarak marka sahibinin açabileceği markadan doğan davayı açma ve kendi adına talepte bulunma hakkı tanındığı anlaşılmaktadır. Olaya uygulanacak 556 sayılı Marka KHK’nın 21/2-3 maddesinde yer alan “Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa, lisans inhisari değildir. Lisans veren markayı kendi kullanabileceği gibi, üçüncü kişilere aynı markaya ilişkin başka lisanslar da verebilir. İnhisarı lisans söz konusu olduğu zaman, lisans veren başkasına lisans veremez ve hakkını açıkça saklı tutmadıkça, kendisi de markayı kullanamaz” düzenlemeleri uyarınca, somut olayda Lisans Sözleşmesinde davacıya alt lisans verme hakkının tanınmamış olması ve açıkça sözleşmenin münhasır lisans içermemiş olması nedeniyle yerel Mahkemenin, davaya konu lisansın münhasır lisans niteliğinde olduğuna ilişkin görüşü yerinde değildir. Adi lisansınsın söz konusu olduğu durumlarda 556 sayılı KHK’nın 21/7. Maddesinde yer alan “Altıncı fıkra hükümlerine göre, markaya tecavüz dolayısıyla dava açma hakkı olmayan bir lisans alan, noter vasıtasıyla yapacağı bir bildirimle, gereken davayı açmasını marka sahibinden isteyebilir. Marka sahibinin, bu talebi kabul etmemesi veya bildirimin alındığı tarihten itibaren üç ay içinde, gerekli davanın açılmaması halinde, lisans alan yaptığı bildirimi de ekleyerek, kendi adına dava açabilir. Lisans alan, ciddi bir zarar tehlikesi karşısında ve söz konusu sürenin geçmesinden önce, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir. Lisans alan, dava açtığını marka sahibine bildirir” hükmü uyarınca, tecavüz nedeniyle adi lisans alanın dava açabilmesi için her bir olayda öncelikle marka sahibine durumu Noter ihtarnamesiyle bildirerek tecavüze karşı dava açmasını ondan istemesi, onun dava açmayacağını bildirmesi veya en az üç ay süreyle sessiz kalması bir zorunluluktur. Kanundaki emredici düzenlemenin aksine, tecavüz meydana gelmeden adi lisans alana bu yönde verilecek izinler geçersiz olup, yerel mahkemenin bu yönde bir değerlendirme yapmaksızın lisans sözleşmesini münhasır lisans olarak nitelendirmesi doğru olmamıştır. 3-Bir an için davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu varsayılsa bile, davacının lisans hakkına dayalı olarak manevi tazminat açma hakkının bulunmadığı kabul edilmelidir. Şöyle ki; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56 ve 58. maddelerinde de açıkça zikredildiği üzere, “manevi tazminat” ancak kişilik haklarının zedelenmesi veya bedensel bütünlüğünün bozulması halinde istenebilecek kişiye bağlı haklardandır. 1982 Anayasası’nın 12. maddesinde de kişiliğe bağlı haklar vazgeçilmez ve devredilmez niteliktedir. Anılan temel kanunlardaki yaklaşımlar nedeniyle, 556 sayılı KHK’nın 21/6. Maddesindeki “Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa, inhisari lisansa sahip olan kişi, üçüncü bir kişi tarafından marka sahibinin markadan doğan haklarına, tecavüz edilmesi durumunda, marka sahibinin bu Kanun Hükmünde Kararname uyarınca açabileceği davaları, kendi adına açabilir. İnhisari olmayan lisans sahiplerinin, dava açma hakları yoktur” cümlesinde geçen “bu Kanun Hükmünde Kararname uyarınca açabileceği davalar” ibaresini, ancak devredilebilen mali haklara tecavüz halinde açılabilecek tespit, men, ref, ilan ve maddi tazminat davaları olarak kabul etmek gerekir. Diğer bir anlatımla, davacı münhasır lisans sahibi olsa bile bu hakkına dayalı olarak manevi tazminat davası açamaması gerekir iken mahkemece bu talep yönünden tazminat isteminin kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. 4- Mahkemece haksız rekabetin tespit, men ve ref’ine ve bu sebeple manevi tazminata karar verilmiş ise de, Cemre Döner Ltd. unvanlı davacı “KATIK” ibareli markayı ancak yasal izinle kullanan kişi olup, kendisinin lisans alan sıfatıyla kullandığı bir başkasının marka olarak kullanması hiçbir surette haksız rekabet olarak değerlendirilmemelidir. Zira bu ibare üzerinde öncelikli ve üstün hak sahibi olan kişi dava dışı marka sahibi ... olup, davacının lisansla kullandığı markayı bir başkasının lisansız olarak kullanmasının ne suretle davacıya karşı haksız rekabet olduğu tartışılmaksızın afaki şekilde bu eylemin davacıya karşı haksız rekabet olarak nitelendirilmesi doğru olmamıştır. 5- Öte yandan bir an için davalının eyleminin haksız rekabet olduğu kabul edilecek olsa bile, her haksız rekabet halinde otomatik olarak manevi tazminata hüküm olunması da doğru değildir. Olaya uygulanacak olan mülga 6762 sayılı TTK’nın 58/1 – e maddesinde, ancak BK’nın 49.maddesindeki şartların varlığı halinde manevi tazminata karar verilebilecek olup, davacının lisansla kullandığı markayı bir başkasının lisansız olarak kullanmasının davacının ne şekilde kişilik haklarını zedelediği tartışılıp ortaya konulmaksızın haksız rekabet sebebiyle manevi tazminata hüküm olunması da doğru değildir. Anılan sebeplerle mahkeme kararının bozulması gerektiğini düşündüğümden, davalının temyiz isteminin reddine dair Daire çoğunluk görüşüne katılmıyorum.