11. Hukuk Dairesi 2012/15290 E. , 2013/3091 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/06/2012 tarih ve 2010/354-2012/147 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili ile davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen .../02/2013 günü hazır bulunan davacılar vekilleri Av. ... ile Av.... ve davalı vekilleri Av. ... ile Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve sür
**11. Hukuk Dairesi 2012/15290 E. , 2013/3091 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/06/2012 tarih ve 2010/354-2012/147 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili ile davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen .../02/2013 günü hazır bulunan davacılar vekilleri Av. ... ile Av.... ve davalı vekilleri Av. ... ile Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkili ...'in 28.09.2009 tarihinde davalı şirkette ortak olduğunu aynı zamanda da davalı şirketin %95 oranında hissesine sahip diğer davacı ... SaRL.'i temsilen ... yıl süreyle görev yapmak üzere yönetim kurulu üyesi seçildiğini, ....02.2010 tarihinde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurul toplantısına usule uygun olarak davet edilmediğini ve görevden alındığını, diğer davacı müvekkili Belport Holdings SaRL.'ın ise, bir takım usulsüz ve hukuka aykırı işlemler sonucu davalı şirketteki ortaklık sıfatını iradesi hilafına kaybettiğini, davacılara ...'nun 368. maddesine uygun şekilde davet yapılmadığını, davetin yetkili organ tarafından yapılmadığını, davacıların davalı şirkette ortak ve yönetim kurulu üyesi olarak ....02.2010 tarihli olağanüstü genel kurulda konuşma, öneride bulunma, bilgi alma ve oy kullanma haklarını kullanamadıklarını, toplantı ve karar nisabının sağlanamadığını ileri sürerek, davalı şirketin ....02.2010 tarihli genel kurul toplantısı ve toplantıda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine, davalı şirketin tüm yöneticilerinin yetkilerinin kaldırılarak dava konusu genel kuruldan önce görev yapmakta olan yönetim kurulunun görevinin devam etmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Belde Liman İşletmeleri ve Depoculuk A.Ş. vekili, davacı ... SaRL. adına dava açan avukatların ibraz ettikleri vekaletnamelerinin yoklukla malul olduğunu, vekaletnamenin davacı şirketin imza yetkililerinin imzasını taşımadığını, davacı şirketin ortağı olan Belport Development Limited'in genel müdürü Sarah Kelly tarafından verilmiş olduğunu, Sarah Kelly'in davacı şirketin imza yetkilisi olmadığını, geçersiz vekaletname uyarınca davacı şirket yönünden dava şartı bulunmadığını, davalı şirkette 178.380.000 adet hisseden 1 adedine sahip olan davacı ...'in genel kurul toplantılarının tamamına ana sözleşme ve ... uyarınca taahhütlü mektupla davet edildiğini, yerel gazete ile Türkiye Sicil Gazetesi'nde ilan yapıldığını, buna rağmen davacının ....02.2010 tarihli toplantıya katılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket vekili tarafından sunulan 09.04.2010 tarihli vekaletnamenin Türkçe çevirisinden, Belport Development Limited'in, Lüksemburg MK.'nun 1166. maddesine göre vekaletnamenin, Belport Development Limited'in genel müdürü Sarah Kelly tarafından imzalandığı, yeni vekaletnamelerini sunmaları konusunda 30 gün kesin süre verildiği, davacı şirket vekili tarafından sunulan 14.02.2011 tarihli vekaletname çevirisinden, bu vekaletnamenin de yine davacı ... SARL yöneticileri tarafından değil, Belport Development Limited'in temsilcisi Paul Robinson tarafından imzalandığı, Belport Holdings SaRL.'ın ana sözleşmesi uyarınca şirketin (A) ve (B) Belport Holdings SaRL.'ın ortağı ve alacaklısı olan Chimichanga Corporation tarafından Belport Development Limited aleyhine, Belport Holdings adına çıkarılan tüm vekaletlerle yasa dışı olarak temsil edilmesinin yasaklanması talebi ile açılan davanın yargılaması sonunda, Lüksemburg Bölge Mahkemesi'nce Belport Development Limited'in dolaylı davaya dayanarak Türkiye'de açtığı ancak Belport Holdings SaRL.'ın davacı taraf olarak görüldüğü davalar hakkında bir değerlendirme yapamayacağının belirtildiği, davacı ...'e 20.01.2010 tarihinde iadeli taahhütlü mektupla çağrının gönderildiği, ....'nun 368. md. hükümleri ile ana sözleşmeye uygun şekilde davet yapıldığı, Lüksemburg MK.'nun 1166. md. ile, şahsa münhasır olan haklar için, alacaklı Belport Development'in bu hakkı kullanamayacağı açıkça belirtildiği, somut olayda genel kurul kararının iptali davası açma hakkı ortaklık sıfatından dolayı, şahsa münhasır bir hak niteliğinde olduğu, bu nedenle davalı şirkette ortaklık sıfatı bulunmayan ve davada taraf olmayan Belport Development Limited'in 1166. md. hükmüne dayanarak Belport Holdings SaRL adına vekaletname düzenleyerek şahsa münhasır bir hakka bağlı dava açması mümkün olmadığı, vekaletnamede, Belport Development Limited'in, borçlusu Belport Holdings SaRL tarafından talep edilmeyen hakları talep, gerçekleştirilmeyen işlemleri gerçekleştirmede doğrudan menfaatin bulunması yani Belport Holdings SaRL'ın kendi mal varlığının kaybına hareketsiz kalması halinde alacağı tehlikeye düşecek olan Belport Development Limited'in onun yerine ve adına hareket etme yetkisi düzenlendiği gerekçesiyle davacı ... yönünden, kanıtlanamayan davanın reddine, Belport Holdings SaRL yönünden ise 6100 s. HMK'nun 114/f ve 115 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, 6762 sayılı ...’nun 381. maddesi uyarınca açılan davalı şirketin ....02.2010 tarihli genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tesbiti istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacı ...'e 20.01.2010 tarihinde iadeli taahhütlü mektupla çağrının gönderildiği, ....'nun 368. md. hükümleri ile ana sözleşmeye uygun şekilde davet yapıldığı, Lüksemburg MK.'nun 1166. md. ile şahsa münhasır olan haklar için, alacaklı Belport Development'in bu hakkı kullanamayacağı açıkça belirtildiği, somut olayda genel kurul kararının iptali davası açma hakkı ortaklık sıfatından dolayı, şahsa münhasır bir hak niteliğinde olduğu, bu nedenle davalı şirkette ortaklık sıfatı bulunmayan ve davada taraf olmayan Belport Development Limited'in 1166. md. hükmüne dayanarak Belport Holdings SaRL adına vekaletname düzenleyerek şahsa münhasır bir hakka bağlı dava açması mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı ... yönünden, kanıtlanamayan davanın reddine, Belport Holdings SaRL yönünden ise 6100 s. HMK'nun 114/f ve 115 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davacı ortaklar, anılan genel kurulda davacı ...na ait oyların gerçek hak sahibi tarafından kullanılmadığını, bu şirkete ait hisselerin satışına ilişkin ihalenin feshedildiğini, bu nedenle genel kurulda toplantı ve karar nisabının sağlanamadığını, müvekkillerine usulüne uygun çağrı yapılmadığını, genel kurul çağrısının yetkisiz organ tarafından yapıldığını ileri sürerek işbu davayı açmışlardır. Dosya kapsamından Lüksemburg’da düzenlenen vekaletnameye istinaden açılan davada, davacı şirkete ait payların satışına ilişkin icrada yapılan ihalenin feshedildiği ve kararın kesinleştiği hususu sabit olup, davacı ...’in davalı şirkette 1 adet pay sahibi olduğu davaya konu genel kurul hazirun cetvelinden de anlaşılacağı üzere çekişme konusu değildir. Bu durumda mahkemece, davacı ...’in öncelikle ortak sıfatıyla aktif husumete ehil olduğu ve ihalenin feshi davasının kesinleşmesi ile de genel kurulda %95 paya ait oyun gerçek hak sahibi tarafından kullanılmadığı sabit olduğu dikkate alınarak, davacı ... tarafından açılan davanın kabulüne karar vermek gerekirken yerinde bulunmayan “kanıtlanamayan davanın reddine” şeklinde soyut gerekçelerle karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davacı ...A.R.L. yönünden yapılan incelemeye gelince; davacı şirket ortağı olduğu davalı Belde Liman İşletmeleri A.Ş. ‘nin %95 oranında payına sahip olduğunu ve usulsüz icra takibinin kesinleştirilmesi sonucu yapılan ihale ile payların dava dışı Phibros GmbH şirketine geçirildiğini, bu şekilde genel kurulda şirketin haklarının ketmedildiğini, şirketin diğer ortağı Chimichanga Co.’nun dava açmaya yanaşmaması nedeniyle MÖHUK. 9/4. maddesi uyarınca şirketin merkezinin bulunduğu yer hukukuna (Lüksemburg) göre geçerli bir vekaletnamenin düzenlendiğini, gecikmesinde sakınca bulunması olgusuna da dayanarak Lüksemburg MK. 1166. maddesi gereği dava açılması için verilen vekaletnamenin geçerli olduğunu, Lüksemburg’da bu şekilde düzenlenen vekaletnamenin geçersiz olduğuna dair açılan davanın leyhlerine sonuçlandığını ileri sürerek genel kurulun yokluğunun tesbitini talep etmiştir. Her ne kadar genel kurul iptali davaları şahsın hukuku ile ilgili ise de, dava konusu genel kurulda alınan kararların, dosyada bulunan ceza soruşturması ve takip hukukuna ilişkin dosya kapsamlarına göre netice itibariyle davacı şirketin mal varlıksal haklarında etkili bulunduğunun açık olmasına göre olayda Lüksemburg MK. 1166. maddesi koşullarının oluştuğunun kabulü ile davacı şirket vekiline verilen vekaletnamede bir usulsüzlük bulunmadığının kabulü gerekir. Bu itibarla mahkemece, dava konusu genel kurulda davacı şirketi temsil eden bir kısım yönetim kurulu üyelerinin azline karar verildiği ve alınan kararların mal varlıksal haklarını ihlal eder mahiyette bulunduğu, iddiaların ileri sürülüş şekli bakımından Lüksemburg MK.1166.maddesindeki koşulların oluştuğu, bu nedenle vekaletnamenin geçerli olduğu, kaldı ki Türkiye’de aynı vekaletname ile açılan davalarda bu yönden bir usulsüzlük görülmediği, kararların derecatten geçerek kesinleştiği nazara alınıp, bu davacının da aktif husumet ehliyetini haiz olduğunun kabulü ile yukarıda açıklandığı üzere, bu davacıya ait ve davalı Belde Liman İşletmeleri A.Ş.’nin %95 payının gerçek hak sahibi tarafından genel kurulda temsil edilmemesi sebebiyle bu davacı tarafından açılan davanın da kabulü gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye ...,... TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, .../02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.