11. Hukuk Dairesi 2018/4981 E. , 2020/2117 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ VE TİC. LTD. ŞTİ. Taraflar arasında görülen davada Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 30/05/2018 tarih ve 2016/7-2018/364 sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 25.02.2020 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yo…
**11. Hukuk Dairesi 2018/4981 E. , 2020/2117 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ VE TİC. LTD. ŞTİ. Taraflar arasında görülen davada Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 30/05/2018 tarih ve 2016/7-2018/364 sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 25.02.2020 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı firmaya borç verdiğini, borcun bir kısmının ödendiğini, ödenmeyen 847.098,32 TL için başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazının iptalini talep etmiştir. Davalı vekili, tarafların 05/12/2012 tarihli protokolde taahhütname başlıklı belge ile tarafların birbirlerini ibra ettiklerini, davacının müvekkiline ödünç vermediğini, müvekkiline olan mevcut borçlarını ödediğini savunarak, davanın reddini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 847.098,32 TL alacaklı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, borç verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacı, delil olarak banka havale dekontlarına, protokole, taahhütnameye ve cari hesap tablosuna dayanmıştır. Protokol, dava konusu paraların gönderildiği tarihten sonra 05.12.2012 tarihinde düzenlenmiştir. Her ne kadar taahhütnamede tarih bulunmamakta ise de protokolün 4. maddesine göre taahhütname protokolün ayrılmaz bir parçası olup, bu itibarla protokol tarihlidir. Ancak gerek protokolde gerekse tahhütnamede davacının dayandığı cari hesap tablosuna herhangi bir atıf olmadığı gibi, cari hesap tablosu üzerinde de herhangi bir tarih bulunmamaktadır. Protokol davacı Kur-Bil... Ltd. Şti., davalı Elsa ... Ltd. Şti. ve dava dışı Elksa ... Ltd. Şti. temsilcileri olduğu bildirilen ... ve... arasında imzalanmıştır. Protokole göre bu kişiler protokolü şirketleri temsilen imzalamışlardır. Tahhütname başlığında da yine aynı şekilde ... ve...'ın her üç şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğu belirtilmiştir. Şirketlerin alacak ve borç durumları ile müdürlerin şahsi sorumluluklarının belirlendiği bu taahhütnamenin son kısmında ise, taahhütname tarihinden önce Elsa ...Ltd. Şti. ve Elksa ...Ltd. Şti.'nin Kur-Bil...Ltd. Şti.'ye herhangi bir alacağı veya borcunun bulunmadığı kararlaştırılmış ve taahhütname bu şirketlerin temsilcileri olduğu belirtilen kişiler ve kefilleri tarafından imzalanmıştır. Bu durumda, protokol ve eki tahhütnamenin, taraf şirketler yönünden bağlayıcı olduğu, 05.12.2012 tarihi öncesinde doğmuş borçları kapsadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 27/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.