İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:17/06/2022 DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:09/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:15/01/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacılar vekili, davalı ... vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyad…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:17/06/2022 DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:09/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:15/01/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacılar vekili, davalı ... vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 02/09/2016 tarihinde davalı ...’ın sürücü olduğu ... plakalı motosiklet ile müvekkilleri ...’ın eşi, ...’ın babası olan ...’ın sürücüsü olduğu bisiklete çarpması sonucu davacıların yakını ve desteğinin öldüğü, ceza yargılamasında alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nin 30/10/2019 tarihli raporda ...’ın asli kusurlu olduğunun belirtildiği, ... plakalı motosikletin davalı ... Sigorta A.Ş.’ne ZMS poliçesi ile sigortalı olduğu, desteğin yitirilmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatının delillere göre belirlenmesini ve tahsilini diledikleri, müvekkillerinin herhangi bir geliri bulunmadığı, ölümünden sonra müvekkillerinin defin, mezar, yemek, mevlüd başta olmak üzere yerel örf ve adete uygun olarak masraf yaptığı, duydukları elemin etkisiyle yapılan giderlere ilişkin belge toplamadıkları, takdiren hesaplatıp ortaya çıkacak meblağın davalılardan tazminini dilediklerini, kaza sonucunda müvekkillerinin eş ve babalarını kaybettikleri, yaşadıkları üzüntü ve ızdırabın çok büyük psikolojik çöküntüye neden olduğu, manevi zararın tam olarak giderilmesinin mümkün olmadığı, arabuluculuk başvurusunun anlaşamama nedeniyle sonuçsuz kaldığını beyanla, belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yörenin koşullarına ve geleneklerine göre yapılması olağan cenaze defin harcamalarının takdiren hesaplatılıp kaza tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsiline, müvekkilleri lehine ayrı ayrı 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemelerin müvekkilinin ikamet adresinin bulunduğu Manavgat mahkemeleri olduğu, kazanın müvekkiline ait ... plakalı motosiklet ile ölene ait bisikletin çarpışması sonucu meydana geldiği, ceza yargılamasında kusurlar için birbirinden değişik raporlar sunulduğu, keşife katılan bilirkişi raporunun oluşa uygun olduğu, tanıkların dinlendiği, kazaya karışan araçları yakınen gördüğü, kazaya maktulün yola kontrolsüz şekilde çıkmasının sebep olduğunun tespit edildiği, diğer raporların maddi gerçeklikle ilgisi olmadığı,motosikletin sağ yan kısımlarında hasar olduğu ve sağ arka kısmındaki hasarın bisikletin pedal kısmının yol açtığının yapılan incelemeden anlaşıldığı, bisikletin ön teker kısmındaki hasarda motosikletin mavi olan renginin iz bıraktığı, motosikletin mavi renkli kısımlarının ön kısmında bulunmadığı, sadece orta ve yan kısımlarında yer aldığı, motosikletin bisiklete ön kısmı ile çarpmadığı, bisiklet sürücüsünün motosikletin seyir şeridine girerek motosikletin yan kısmına çarpmış olabileceğinin değerlendirildiği, kaza noktasının motosikletin yolu olduğu, müvekkilinin bir kusuru bulunmadığı, davacı tarafın yaptığı masrafın ne, ne kadar olduğu ne suretle yapıldığını somut şekilde beyan etmedikleri, istenen tazminat miktarlarını müvekkilinin hayatı boyunca çalışsa kazanamayacağı bedeller olduğu, manevi tazminatın lehine hükmedileni zenginleştirmeyecek, aleyhine hükmedileni fakirleştirmeyecek düzeyde olması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin poliçeden kaynaklı bütün sorumluluğunu yerine getirdiği, davanın reddi gerektiği, desteğinden yoksun kalan davacılar için yaptırılan aktüer hesabı doğrultusunda 12/03/2019 tarihinde 1.938,45 TL ödendiği, yapılacak hesaplamalarda ödeme tarihinden itibaren faiz güncellemesi yapılması, ödeme tarihindeki verilerin dikkate alınması gerektiği, müvekkiline başvuru yapıldığı tarihte hak edilen tazminat tutarını ödemekle yükümlü olduğu, yapılan ödeme ile davacının zararının karşılandığı, davanın zaman aşımı sebebiyle reddi gerektiği, ... plakalı müvekkili şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı ve sorumluluğun sigortalısının kusur oranında ve bedeni zararlarda kişi başına 310.000,00 TL ile sınırlı, manevi tazminatın poliçe kapsamı dışında olduğu, ihbar üzerine hasar dosyası açıldığı, ceza yargılaması dosyasında alınan tüm kusur raporlarının, gerekçeli kararın, kesinleşme şerhinin istenilmesi, davanın devam ediyor olması halinde bekletici mesele yapılması, kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesi, aktüer sıfatına sahip bilirkişinin görevlendirilerek TRH Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz ile tazminatın hesaplanması, belirlenebilir bir ücret yoksa asgari ücretin baz alınması, SGK tarafından rücuya tabi herhangi bir ödemenin veya gelir bağlanıp bağlanmadığının sorulmasını talep ettikleri, cenaze ve defin giderinin poliçe teminatında olmadığı, reddi gerektiği, kazazedenin müterafik kusur durumunun mevcudiyeti halinde tazminattan uygun indirim yapılmasını talep ettikleri, davacıların desteğinin kaza sırasında kasksız olmasının kaza sonucunu ağırlaştırdığı, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, müvekkili şirketin yükümlülüklerini yerine getirdiği için temerrüde düşmediği, faiz sorumluluğunun ancak dava tarihinden itibaren söz konusu olacağı, dava açılmasına sebebiyet vermediği, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinden sorumlu olmadığı diğer hususlarla birlikte belirtilerek davanın reddine, masraf ve ücreti vekâletin karşı tarafa yükletilmesine diğer hususlarla birlikte karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/12/2020 gün, ... esas ve ... sayılı karar örneği, trafik kazası tespit tutanağı, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi örneği, kusur ve tazminat bilirkişi raporları, ekonomik ve sosyal durum araştırma tutanakları, nüfus kayıt örnekleri, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; uyuşmazlık konusu kazaya ilişkin ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporunda ve itiraz üzerine İTÜ öğretim üyelerinden müteşekkil bilirkişi heyetinden temin edilen kusur raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davacılar yakını olan bisiklet sürücüsü ...'ın %80 ve davalı sürücünün ise %20 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, tazminat bilirkişi raporunda davalı yanın %80 oranındaki kusur durumu, davacılar ile desteğin TRH 2010 yaşam tablosundaki bakiye ömür süresi, progresif rant yöntemi, desteğin asgari ücretin 1,0227 katı düzeyindeki geliri, dava öncesi sigorta şirketince davacılara yapılan tediyelerin ödeme tarihindeki veriler itibariyle zararı karşılayıp karşılamadığı değerlendirildikten sonra davacı eş ... yönünden bakiye zarar olduğu benimsenerek sigorta ödemesinin güncel tutarının mahsubuna göre davacı eş ... için 61.862,64 TL bakiye destekten yoksun kalma zararı hesaplandığı, davacı ... için dava öncesi yapılan ödeme ile zararın tamamen karşılandığı ve bakiye destekten yoksun kalma zararı bulunmadığı, cenaze ve defin gideri olarak 650,00 TL masraf yapılmış olabileceği yönünde kanaat bildirildiği, olay sırasında davacılar yakını bisiklet sürücüsünün kask takmadığı, ancak bisiklet sürücülerinin kask kullanmasının zorunlu olmaması nedeniyle bu durumun müteraffik kusur olarak değerlendirilmediği ve belirlenen kusur oranı dışında hesaplanan tazminattan tenzilat yapılmadığı, yine tazminat bilirkişi raporunda vefat eden sürücünün dava dışı hak sahibi çocuk ... için pay ayrılmadığı, ancak bu durumun esasa etkili bir durum olmadığı ve bilirkişi raporunda saptanan tutarlar yönünden maddi zararın sübuta erdiği, manevi tazminat talepleri yönünden olayın meydana geliş şekli, davalı yanın kusur durumu, davacıların eş- babalarının ölümü nedeniyle duydukları üzüntüyü bir ömür boyutu hissedecek olmaları, tarafların ekonomik ve sosyal konumları ile diğer etmenlere göre manevi tazminat istemlerinin kısmen haklı olduğu gerekçesiyle davacı ...'in maddi tazminat yönünden destekten yoksun kalma zararı talebinin reddine, bu davacı için 325,00 TL cenaze ve defin giderinin davalı ... bakımından olay tarihinden ve davalı sigorta şirketi yönünden 30/01/2019 temerrüt tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ...'nin maddi tazminat davası bakımından 61.862,64 TL destekten yoksun kalma zararı ile 325,00 TL cenaze ve defin gideri olmak üzere toplam 62.187,64 TL maddi tazminatın davalı ... bakımından olay tarihinden ve davalı sigorta şirketi yönünden 30/01/2019 temerrüt tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile davacı ... için 10.000,00 TL ve davacı ... için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsiline, fazlaya dair manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusur oranına itiraz ettiklerini, müteveffaya atfedilen kusur oranının çok yüksek olduğunu, kusur oranlarını belirten bilirkişi raporlarının çeliştiğini, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, manevi tazminat miktarının düşük olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kazada müteveffanın tam kusurlu olduğu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin poliçeden kaynaklı tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, müvekkil şirketin yaptırılan aktüer hesaplamaları esas alınarak ...'ın vefatı ile ilgili olarak hesaplanan 39.402,17 TL'yi 16/11/2018 tarihinde davacı eş ...'a, 1.938,45 TL'yi de 12/03/2019 tarihinde müteveffanın kızı davacı ...'a ödediğini, müteveffanın annesi dava dışı ...'a 1 pay, eşine 2 pay ayrılarak yapılan hesaplamaların isabetsiz olduğu, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceğini, bilirkişi raporundaki TRH 2010 yaşam tablosu üzerinden prograsif rant usulü tazminat hesabının hukuka aykırı olduğunu, kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre davacının zararının belirlenmesi gerektiğini, hesaplanan tazminattan teknik faiz indirimi uygulanmamasının hukuka aykırı olduğunu, müteveffanın kaza anında koruyucu ekipmanları kullanmaması nedeni ile zararın artmasına neden olduğunu, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, cenaze ve defin giderinin poliçe teminatı içerisinde değerlendirilemeyeceğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davacılar vekili davalıların istinaf dilekçesine cevap vererek istinaf talebinin reddini istemiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalanların aynı kanunun 53/3. maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ölüm halinde zarar görenin yakınları manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davacılar, trafik kazası sonucu eş-babalarının vefatı nedeniyle ölenin maddi ve manevi desteğinden mahrum kaldıklarını belirterek cenaze ve defin giderleri ile destekten yoksunluk zararı adı altında maddi tazminatın karşı araç sürücüsü ve trafik sigortacısı olan davalılardan müştereken ve müteselsilen, yakının vefatı nedeniyle duydukları elem ve üzüntüye karşılık bir miktar manevi tazminatın ise karşı araç sürücüsü davalı gerçek kişiden tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Somut olayda; davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ve kendisi adına tescilli ... plakalı motosikleti ile seyir halinde iken davacıların murisi ...'ın sevk ve idaresindeki bisiklete çarpışması sonucu trafik kazası meydana geldiği, kaza sonrası davacıların murisinin vefat ettiği, Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/12/2020 gün, ... esas ve ... sayılı kararı ile davalı ...'ın davacılar yakını ...'a karşı işlediği taksirle ölüme neden olma suçundan TCK'nun 85/1 ve 62. maddeleri gereği 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve gerekçeli kararda sanığın tali kusurlu, ölenin ise asli kusurlu olduğu kabul edilerek kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 tarih ve 2008/4/564 esas, 2008/536 kararı). İlk Derece Mahkemesince de Trafik İhtisas Dairesinden 07/07/2021 tarihli kusur raporu ve İTÜ Makina Fakültesi Öğretim Üyelerinden 10/01/2022 tarihli kusur raporları alınmış, her iki raporda davalının %20, müteveffa bisiklet sürücüsünün ise %80 oranında kusurlu olduğu mütalaa edildiği görülmüştür. Böylece bilirkişi raporlarında çelişki olmadığı gibi ceza mahkemesindeki olayın kabul ediliş şekli ve kazanın oluş şekline göre mahkemece tespit edilen kusur oranları yerinde görülmüştür. Manevi tazminata yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde; Somut olayda, olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, müteveffanın yaşı, ölümün davcılar üzerindeki etkisi, müteveffanın asli (%80), davalı sürücünün tali kusurlu (%20) oluşu, paranın satın alma gücü, günün ekonomik koşulları ve yukarıda açıklanan ilkeler dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince davacılar için takdir edilen manevi tazminat miktarları yerinde görülmüştür. Davalı sigorta şirketinin tazminat hesabına yönelik istinaf itirazlarına gelince; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan aktüerya raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, %1,8 teknik faiz uygulanmadan yapılan hesaplamaların yerinde olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin de dikkate alındığı, cenaze ve defin giderlerinin de poliçe limiti dahilinde olduğu, olay tarihi itibariyle bisiklet sürücülerinin koruyucu başlık ve giysi giymelerinin zorunlu olmadığı anlaşıldığından davalıların istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve tarafların tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Davacılar ve davalılar ... ile ... Sigorta A.Ş. tarafından ayrı ayrı peşin yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile davacıların ödediği 80,70 TL istinaf karar harcı, davalı ...'ın yatırdığı 1.600,00 TL istinaf karar harcı ve davalı ... Sigorta A.Ş.'nin yatırdığı 1.067,56 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacılardan ve 3.651,97 TL bakiye istinaf karar harcının, 2.135,11 TL tutarındaki bölümünün davalılardan müteselsilen, 1.516,86 TL tutarındaki kısmının ise davalı ...'dan alınarak Hazineye verilmesine, 3-Yapılan istinaf giderlerinin sarf eden taraflar üzerinde bırakılmasına, 4-Artan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 09/01/2026 tarihinde, davacı ... hükmedilen maddi tazminat miktarı itibariyle davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca KESİN olmak üzere; davacı ... lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı itibarıyla davalı ... yönünden 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca KESİN olmak üzere; reddedilen tazminat miktarı bakımından davacılar yönünden, davacı ... için hükmedilen tazminat miktarı bakımından davalı ... yönünden 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere; davacı tarafın temyiz yasa yoluna başvurması halinde kesin olan hükümler için davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... yönünden davacıların temyiz dilekçesinin tebliğinden itibaren 6100 Sayılı HMK'nun 366. maddesi delaletiyle aynı Kanunun 348/1 maddesi uyarınca 2 hafta süre içerisinde katılma yoluyla temyizi kabil olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. ...