İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/04/2026 Davanın kısmen kabulüne verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davalı şirketin banka hesabına 08.05.2017 tarihinde 90.000-TL gönderip karşılığında 25.341,41-USD satın aldığını, davalı şirket yetkililerinin döviz bedelini şirketleri nezdinde tutabileceklerini ve bu parayı döviz alım satım şeklinde işletebileceklerini belirtmes…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/930 KARAR NO : 2026/605 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/02/2023 NUMARASI : 2021/592 Esas - 2023/129 Karar DAVA: İtirazın İptali DAVA TARİHİ: 21/06/2021 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/04/2026 Davanın kısmen kabulüne verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davalı şirketin banka hesabına 08.05.2017 tarihinde 90.000-TL gönderip karşılığında 25.341,41-USD satın aldığını, davalı şirket yetkililerinin döviz bedelini şirketleri nezdinde tutabileceklerini ve bu parayı döviz alım satım şeklinde işletebileceklerini belirtmesi üzerinde davalıya emanet bırakılan dövizler ile alım satım işlemi sonucunda 1.230,28-USD kazanç elde edildiği bilgisinin kendisi ile paylaşıldığını, müvekkilinin 2017 yılında bu işlemlere son verme kararı aldığını, ancak şirket yetkililerinin döviz bürosunda müvekkiline ait birikimler ile diğer müşterilerin emanette tuttukları birikimleri birleştirerek herhangi bir risk içermeyen uygun faizli, sabit getirili menkul kıymet işlemleri yaptıklarını belirterek istemesi durumda birikimin bu şekilde değerlendirilebileceğinin iletilmesi üzerine müvekkilinin bu teklifi kabul ederek 2.644,31-USD faiz geliri elde ettiğini, davalı şirket çalışanı tarafından işlemlere ilişkin bilgilerin excell formatında teyit amaçlı müvekkiline gönderildiğini, bu işlemler sonrası davalı şirket nezdindeki toplam alacaklarının 29.216-USD olduğunu, 04.01.2018 tarihinde bozdurulan 2.216-USD karşılığı 8.310-TL havalenin müvekkilinin banka hesabına gönderildiğini, müvekkiline bakiye 27.000-USD ile 06.01.2018 tarihinde yıllık 3.200-USD kupon ödemeli 2030 vadeli Türk ... satın alındığı bilgisinin verildiğini, 06.10.2020 tarihinde emanette bulunan döviz bakiyesi ve getirisinin ödenmesini talep ettiklerini, ancak şirket yöneticisi ... bey tarafından müvekkiline alacaklarının ödenmeyeceğinin bildirdiğini, 14.10.2020 tarihli ihtarnameye rağmen ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, davalı şirketin B grubu yetkili müessese olduğunu, mevzuat gereğince para transferlerinin banka yoluyla yapılması gerektiğini, davalının sunduğu döviz satış belgesinin ödeme belgesi olmadığını, müşteriye ödemenin nasıl yapılacağının Tebliğ ile düzenlendiğini, Türk Parası Kıymeti Koruma Hakkında 32 sayılı karara ilişkin Tebliğ'in 23. maddesi gereğince davalı tarafından ödemelerin banka yoluyla yapılması gerektiğini belirterek davalının itirazın iptaline, alacağın % 20'sinden aşağı olamamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; davacının şirketten döviz aldığını ikrar ettiğini döviz alım belgesinin de bunu tevsik ettiğini, 08.05.2017 tarihinde 90.000-TL gönderildiğini ve karşılığında 25.341,41-USD'nin davacıya ödendiğini, davacı tarafından müvekkilinin döviz bürosuna döviz emanet edilmediğini, hiçbir nam ve isim altında davacının parasının şirketlerinin nezdinde tutulmadığını, davacının bildirdiği tarih ve miktarda şirket adına hiçbir USD girişi bulunmadığını, bu hususun defter kayıtları ile sabit olduğunu, davacı ile yapılan tüm işlemin peşin anlık ve nakit işlem olduğunu, şirket nezdinde hiçbir kişi veya kurumun parası veya dövizinin emanete alınmadığını, kaldı ki şirketin faaliyeti gereği işlemlerin anlık gerçekleştirmesinin zorunlu olduğunu, ispat yükünün karşı tarafta olduğunu, bir kişinin 4 yıl boyunca semeresini, faizini almamasına rağmen parasını aylık faiz karşılığı ödünç bıraktığını 4 yıl sonra iddia edemeyeceğini, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının iddialarını belge ile ispat etmesi gerektiğini, 04.01.2018 tarihinde 8.310-TL gönderildiği ileri sürülmüş ise de dekont incelendiğinde müvekkilinin bizzat gönderdiği bir tutarın bulunmadığını belirterek davanın reddine, %20’den aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; davacı tarafından 08.07.2017 tarihinde 90.000-TL banka ödemesi karşılığında 25.460-USD dövizin satın alındığı olgusunun sunulan banka dekontu ile davalı tarafın ticari defter ve kayıtları ile sabit olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre davacıya bakiye döviz bedelinin teslim edildiği ve ödendiğine dair bir kayıt bulunmadığı, 2.216-USD karşılığı paranın davacının hesabına yatırıldığı, davacının bakiye 23.244-USD tutarında alacaklı olduğu, takip talebinde asıl alacak olarak 23.100-USD talep edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile takibin 23.100-USD bedel üzerinden devamına, asıl alacak 23.100-USD'ye takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4-a maddesi gereğince davacının talebini aşmamak üzere faiz uygulanmasına, %20 oranındaki 36.794,14-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, 6,96 USD işlemiş faiz bedeli yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili; davacının 90.000-TL tutarında dövizi aldığını ve sonrasında ise müvekkiline emanete bırakıldığını ileri sürdüğünden ispat yükünün üzerinde olduğunu, davacının dava dilekçesinde dövizi aldığını ikrar ettiğini, kaldı ki TBK'nın 207. maddesi gereğince alıcı ve satının borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü olduklarını, aynı anda ifa kuralının aksinin davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini, müvekkiline emanet edilen ya da ödünç verilen döviz bulunmadığını, bu hususun ticari defterlerle sabit olduğunu, müvekkilinin kayıtlarına hiç bir şekilde USD girişi olmadığını, müvekkilinin alım satın işlemlerini anlık yaptığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE :Dava, alacak istemine ilişkindir. Davacı, davalıdan 08/05/2017 tarihinde 90.000-TL karşılığında 25.460-USD döviz aldığını, bu tutarın nemalandırılmak üzere davalının uhdesinde tutulduğunu, 04/01/2018 tarihi itibariyle nemaları ile birlikte alacak tutarının 29.216-USD olduğunu, 04.01.2018 tarihinde 2.216-USD karşılığı 8.300-TL ödeme yapılması ile bakiye 27.000-USD alacağının bulunduğunu belirterek bu tutarın tahsilini talep etmektedir. Davalı ise davacıya döviz tutarının ödendiğini, TBK'nın 207. maddesi uyarınca ispat yükünün aynı anda ifa kuralının aksini iddia eden davacıda olduğunu belirterek davanın reddini savunmaktadır. Sunulan banka dekontu ve davalının ticari defterlerine göre davacının davalıdan 08/05/2017 tarihinde 25.460-USD döviz satın aldığı, aynı tarihte döviz alış belgesi düzenlendiği anlaşılmakla birlikte uyuşmazlık bu tutarda dövizin davacıya teslim edilip edilmediğinden kaynaklanmaktadır. Davalı tarafça davacıya dövizin teslim edildiği ileri sürülmüş ise de davalının ticari defter kayıtlarında davacıya döviz teslimine ilişkin bir kayıt bulunmadığı bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Davacının şikayeti üzerine Hazine ve Maliye Bakanlığı Bakanlığı Hazine Kontrolörlüğü Kurulu Başkanlığı tarafından yapılan soruşturma neticesinde düzenlenen rapora göre davacı tarafından davalıya 08/05/2017 tarihinde yapılan 90.000-TL havale üzerine davacı adına 25.460-USD tutarında döviz satış belgesi düzenlendiği, akabinde davalı şirketin hesabından davalı çalışanı ...'ın hesabına aynı gün 15.000-TL'nin ertesi gün ise 70.000-TL'nin aktarıldığı, 70.000-TL tutara yönelik ise ... adına 19.525-USD Döviz alış belgesi düzenlendiği, 15.000-TL'nin... isimli kişinin hesabına gönderildiği, ...'ın hesabına gönderilen 70.000-TL ile ise kredi kartı ve KMH borç ödemeleri, nakit çekme işlemleri yapıldığı, davacıya fiziki olarak döviz teslimatı yapılmadığı tespit edilmiştir. Bunun dışında davacıya 04/01/2018 tarihinde ... tarafından 2.216-USD karşılığı 8.300-TL'nin havalesi yapılmıştır. ...'ın 02/06/2015 - 09/06/2017 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığı, 28/01/2014 - 30/06/2017 tarihleri arasında davalı şirket tarafından verilen vekaletname ile davalı şirketi temsil ettiği, ...'in 29/04/2014 - 21/06/2017 tarhileri arasında davalı şirkette çalıştığı, 08/01/2014 - 21/06/2017 tarihleri arasında davalı şirket tarafından verilen vekaletname ile davalı şirketi temsil ettiği, aynı zamanda o dönem itibariyle genel müdürü olarak görevlendirildiği anlaşılmaktadır. Davalı, davacının ... ile birlikte hareket ettiklerini ileri sürmekte ise de dosyada buna ilişkin bir delil sunulmamıştır. Davalı şirket, ticari temsilcisi ve vekili olarak hareket eden çalışanların 08/05/2017 tarihli eylemlerinden davacıya karşı sorumlu olup, yapılan işlemler davalı şirketi bağlamaktadır. Bu durumda davalı, aynı anda ifa kuralı gereğince ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu iddia etmekte ise de Hazine ve Maliye Bakanlığı Bakanlığı Hazine Kontrolörlüğü Kurulu Başkanlığı tarafından yürütülen soruşturma ve düzenlenen rapor ile davalının ticari defterlerinde davacıya ödeme yapıldığına ilişkin bir kayıt bulunmaması, davacıya döviz teslimi yapılmadığı iddiasını doğrulamaktadır. Bahsi geçen deliller karşısında dövizin davacıya teslim edildiği olgusunun davalı tarafından ispatlaması gerekir. Dosyada davalının döviz teslimini gösteren bir delil bulunmadığından davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 16.995-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 8.317,60-TL harcın mahsubu ile kalan 8.677,40-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 38,75-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 01/04/2026