4. Ceza Dairesi 2011/15186 E. , 2011/25468 K. Muhafaza görevini kötüye kullanmak suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 289/1 madde birinci ve ikinci cümleleri uyarınca 3 ay hapis ve 90 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/02/2005 tarihli ve 2004/481 esas, 2005/45 sayılı ilamıyla ağır para cezasına mahkum edilmesi sebebiyle cezasının aynı Kanun'un 58/6-7. maddeleri gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre …
**4. Ceza Dairesi 2011/15186 E. , 2011/25468 K.** **"İçtihat Metni"** Muhafaza görevini kötüye kullanmak suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 289/1 madde birinci ve ikinci cümleleri uyarınca 3 ay hapis ve 90 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/02/2005 tarihli ve 2004/481 esas, 2005/45 sayılı ilamıyla ağır para cezasına mahkum edilmesi sebebiyle cezasının aynı Kanun'un 58/6-7. maddeleri gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Bünyan Sulh Ceza Mahkemesinin 23/06/2009 tarihli ve 2008/25 esas, 2009/140 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 15.06.2011 gün ve 34254 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.06.2011 gün ve 233678 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: İstem yazısında “Anılan kararın kesinleşmesini müteakip 90 gün adli para cezası olarak belirlenen adli para cezasının günlüğü 20,00 Türk lirasından 1.800,00 Türk lirası olarak belirlenmesine dair aynı Mahkemece verilen 26/10/2009 tarihli ek kararın hukuken yok hükmünde bulunacağı cihetle, sadece Bünyan Sulh Ceza Mahkemesinin 23/06/2009 tarihli ve 2008/25 esas, 2009/140 sayılı karan üzerinde yapılan inceleme sonucunda ; Karar tarihinde yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305/1. maddesinin 1. bendinde yer alan, "ikimilyar liraya kadar (ikimilyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler... temyiz olunamaz" ve aynı maddesinin son cümlesindeki " bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz" şeklindeki hüküm karşısında, adı geçen sanığın Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/02/2005 tarihli ve 2004/481 esas, 2005/45 sayılı ilamıyla mahkum olduğu 413.490.000 Türk lirası ağır para cezasına ilişkin kararın tekerrüre esas alınması ve hakkında hükmolunan 3 ay hapis ve 90 gün adli para cezasın infazının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre yapılmasına karar verilmesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun adli para cezalarının belirlenmesine dair 52. maddesi karşısında, sanık hakkında adli para cezasına ilişkin hüküm verilirken belirlenen tam gün sayısı bir gün karşılığı olarak taktir edilen miktar ile çarpmak suretiyle hesaplanması gerekirken sadece 90 gün olarak belirlenmesinde, İsabet görülmemiştir." denilmektedir. Gereği görüşüldü; Y.C.G.K.'nun 13.12.2005 tarih ve 2005/134-163 sayılı kararında "Sanık hakkında hükmolunan, 567 Yeni Türk Lirası adli para cezası miktar itibariyle, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 305. maddesi uyarınca kesin ise de, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.11.2005 gün ve 140/143 sayılı kararlarında vurgulandığı üzere, kesinlik sınırını başkaca hiçbir hak kısıtlaması sonucunu doğurmayan, para cezasına ilişkin veya para cezası öngörülmüş hükümlerle sınırlı olarak yorumlamanın yasanın ruhuna ve uluslararası sözleşmelerle getirilen ilkelere daha uygun olacağı diğer yönden, 5252 sayılı Yasanın, "Lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul" başlıklı 9. maddesinin 3. fıkrasındaki, "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." hükmü uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe Yasa olması nedeniyle sanık hakkında uygulanan 647 sayılı Yasanın 4. maddesinde açıkça; "Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen para cezası veya tedbirdir. Bu hükmün uygulanması, kanun yollarına başvurmada engel teşkil etmez. "hükmüne yer verilmiş bulunması, sanık hakkında hükmolunan sonuç (......) Yeni Türk Lirası adli para cezasının, 647 sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca günlüğü 9 Yeni Türk Lirasından adli para cezasına çevrilen 3 ay hapis cezasından kaynaklandığının anlaşılması karşısında, hükmün temyiz yeteneğinin bulunduğu kabul edilerek diğer uyuşmazlık konularının incelenmesine geçilmiştir......" biçiminde bir açıklamaya yer verilerek para cezası içeren mahkumiyetlerden hangilerinin temyizinin olanaklı olduğu açıklığa kavuşturulmuştur. 5320 sayılı Ceza Yargılaması Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 8. maddesin 1. fıkrasında ""Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ila 326. maddeleri uygulanır." 5219 sayılı Yasa ile değişik 1412 sayılı C.Y.Y.'nın 305/2 maddesinde "İki milyar liraya kadar (iki milyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler, temyiz olunamaz." Aynı yasa maddesinin son fıkrasında ise "Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz. Ancak haklarında 343. madde hükümleri dairesinde Yargıtay'a başvurulabilir." Hükümleri yer almaktadır. İncelenen dosya yukarıda belirtilen içtihat ve yasa hükümlerine göre değerlendirildiğinde, mahkemece T.C.Y.'nın 58. maddesi uygulamasına dayanak alınan Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 765 sayılı T.C.Y.'nın 503/1, 522, 523, 59 ve 647 sayılı Yasanın 4 maddeleri gereğince hapisten çevrilmiş 413.490.000 TL adli para cezasından ibaret 2.2.2005 tarih ve 2005/45 sayılı mahkumiyet hükmünün temyizi olanaklı olduğundan tekerrüre esas alınabileceği anlaşılmaktadır. T.C.Y.'nın 52. maddesinin 1. fıkrasında "Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir." 2. fıkrasında "En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak takdir edilir." 3.fıkrasında ise "Kararda, adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir." hükümleri yer almaktadır. Yasa yararına bozmaya konu yapılan ikinci neden temel adli para cezasının yasada öngörülen yönteme uygun olarak hesaplanmamasıdır. Mahkeme hükmettiği tam gün sayısını bir gün karşılığı olarak belirleyeceği miktar ile çarpmayarak adli para cezasının hesaplanmasına ilişkin uygulamayı eksik bırakmıştır. Karar bu açıdan hukuka aykırıdır. Açıklanan nedenlerle, tekerrür uygulamasıyla ilgili istem yerinde görülmediğinden Adalet Bakanlığının bu konudaki yasa yararına bozma başvurusunun REDDİNE, adli para cezasının hesaplanmasına ilişkin istem yerinde bulunduğundan, muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan sanık ... hakkında Bünyan Asliye Ceza Mahkemesince 23.6.2009 tarih ve 2008/25-2009/140 sayı ile verilip temyiz edilmeksizin kesinleşen kararın, 5271 sayılı C.Y.Y.'nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, anılan yasa maddesinin 4/d fıkrası gereğince karardaki hukuka aykırılığın, Yargıtay tarafından giderilmesi olanaklı görülmekle; mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı T.C.Y.'nın 289/1 maddesinin 1. ve 2. cümleleri uyarınca belirlenen 90 tam gün sayısı aynı Yasanın 52/2 maddesi uyarınca sanığın ekonomik ve diğer kişisel halleri gözetilerek takdiren 20 TL ile çarpılıp sanığın, 1800 TL adli para cezasıyla CEZALANDIRILMASINA, kararın öbür yönlerinin olduğu gibi bırakılmasına, 28.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.