11. Hukuk Dairesi 2008/9778 E. , 2010/671 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Malatya 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.05.2008 tarih ve 2007/129 - 2008/220 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve t
**11. Hukuk Dairesi 2008/9778 E. , 2010/671 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Malatya 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.05.2008 tarih ve 2007/129 - 2008/220 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı, davalıya adi yazılı hisse devri sözleşmesi ile şarta bağlı olarak hisse devretmeyi taahhüt ettiğini, yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalının noter hisse devir sözleşmesi ile devir aldığı hisselerin iptali gerektiğini ileri sürerek, devrin iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, noter hisse devir sözleşmesinin koşulsuz olarak düzenlendiğini ve alacağı kalmadığını davacının noter önünde beyan ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, dosya kapsamına göre ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, adi yazılı protokolün bozucu şarta bağlı devir vaadi sözleşmesi niteliğinde kaleme alındığı, TTK'nun 520/5.maddesi uyarınca imzalar noterce tasdik edilmediğinden taraflar arasında dahi geçersiz olduğu, daha sonra yapılan noter devir sözleşmesinin koşul içermediği ve davacının hak ve alacağı kalmadığını da beyan ettiği, adi yazılı protokoldeki yükümlülüklerin limited şirket lehine olduğu, bunlara uymamanın ortaklıktan çıkarılma davasının konusunu oluşturduğu, hisse devrinin iptalini gerektirmediği, şirkete taahhüt altına girmenin şekle tabil olmadığı, devir işleminin geçerli olarak yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 17,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 25.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.