11. Hukuk Dairesi 2024/387 E. , 2024/8413 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/295 Esas, 2023/1586 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/146 E., 2019/495 K. BİRLEŞEN DOSYA : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/82 E. sayılı dosya Taraflar arasındaki şirket ortağı ve yöneticisinin rekabet yasağına aykırı davranışından kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargıl…
**11. Hukuk Dairesi 2024/387 E. , 2024/8413 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/295 Esas, 2023/1586 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/146 E., 2019/495 K. BİRLEŞEN DOSYA : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/82 E. sayılı dosya Taraflar arasındaki şirket ortağı ve yöneticisinin rekabet yasağına aykırı davranışından kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince birleşen dava yönünden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, asıl dava yönünden davacılar vekilinin başvurusunun gerekçe yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; ... Plastik Medikal Mob. Kal. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin 30.12.2008 tarihinde 5698 sicil numarası ile kurulduğunu, Bolu Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil ve ilan edildiğini, 11.05.2009 tarihinde ünvan ve amaç konu değişikliği ... Tıbbi Cihazlar San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğunu, şirketin son olarak Ankara ticaret sicilinde kayıtlı olup sicil numarasının 397532 olduğunu, şirketin ortaklarınca, şirketin son dönemlerdeki satış oranlarının ve iş hacminin önceki yıllara göre oldukça azaldığının ve üretim maliyetlerinin düşmesine rağmen elektrik tüketiminin şirketin olağan ihtyacının oldukça üstünde olduğu ve şirket adına verilen avansların karşılığında bir mal ve hizmet alınmadığının fark edildiğini, şirket hesaplarındaki bu durumunun sebebinin öğrenilmesi için özel denetim kuruluşlarından 01.01.2012-31.12.2016 dönemine ilişkin hesaplarının incelenmesini ve rapor düzenlenmesinin talep edildiğini, bağımsız denetim firması tarafından 30.01.2017 tarihinde sunulan ve şirket ve yetkililerinin son 4 yıldaki faaliyetlerinin, gelir-giderlerinin incelendiği bağımsız denetim raporunda halen şirket hissedarı olan ve şirket yönetim yetkisi ile donatılan şüpheli ...'ın müvekkili şirket ile iştigal konusu aynı olan iki adet şirket kurduğu ve müvekkili şirketin kuruluş ve işleyişine paralel olarak faaliyet konusunun revize ettiğinin tespit edildiğini, raporda 31.12.2008 tarihinde %95 hissesi kendi üzerine olmakla birlikte ... ile birlikte bir şirketi devraldığı ve şirketi müdürü olduğu, 17.12.2015 tarihinde şirketin ünvanını ... Medikal San. ve Tic. Ltd. Şti. Olarak değiştirildiğini ve hisselerinin tamamını müvekkili şirket çalışanı Tanju ...'a devredildiğini, ...'ın müdürlük yetkisinin iptal edilmediğini ve yine 10.03.2015 tarihinde yine iştigal konusu müvekkili şirket ile paralel olan başka bir şahıs şirketi daha kurduğunu, davalının iki şirkette de aynı anda temsile yetkili müdür olduğunun sabit olduğunu, müvekkili şirketin yetkililerinin rekabet yasağına aykırı olan bu duruma izinlerinin bulunmadığını ve şirket ortaklarının bu yönde aldıkları herhangi bir karar da bulunmadığını, T.T.K.'nun 626 ncı maddesinin ilk fıkrasında belirtilen şirket menfaatinin gözetilmesi, şirketin menfaatinin kişisel menfaatlere ve başkalarının menfaatlerine görevinin yapılışına ilişkin doğal bir gereklilik olduğunu, müvekkillerce çaba sarf edilerek hayata geçirilen şirketin, başarılı yönetim şeklini, satış politikalarını, hizmet prosedürünü, alım-satım yöntemlerinin bilgisini kendi adına bir şirket kurarak bu şirkete uyguladığını, bununla da kalmayarak müvekkili şirketin hali hazırda ki müşteri profilini ve hedef kitlesini de lee geçirdiğini, davalı tarafın gerek lokasyon gerekse iş konusu olarak faaliyete geçirdiği şirket, anılan fıkranın yöneticilere yüklediği sorumluluğun bariz şeklinde ihlali olduğunu, davalının, müvekkili şirketin hem hissedarı hemde müdürü iken, kasten, haksız rebaket yasağına aykırı davranarak ve müdürlük yetkisini kötüye kullanarak müvekkili şirket ile işletme ve işletme merkezi aynı olan başka şirketler kurması ve bu yolla müvekkili şirketin satışlarını oldukça azaltması, şirketin ekonomik gücüne ticari hayatının mahvına neden olarak kadar ağır zarar vermesi, şirketin satış hasılatındaki düşüş ile şüpheliye ait şirketlerin faaliyet tarihleri arasındaki örtüşmenin şirkete verilen maddi zararı gözler önüne serdiğini, davalının yaptığı yolsuzluğun Gümrük Bakanlığı'ndan alınan bir beyanname ve davalı tarafından hazırlanmış bir fatura ile de desteklenmekte olduğunu, faturanın da müvekkili şirketin portföyünde olan bir şirkete ... Ticaret adıyla, müvekkillerinin ortağı olduğu ve işbu dava konusu zarara uğrayan şirket olan ... Tıbbi Cihazlar San. ve Tic. Ltd. Şti. ile aynı adresten, davalı tarafından kaşelenen bir satış belgelendiğini, bu belgelerin davalının, müvekkillere ait şirketin halihazırdaki yurtdışı alıcılarına hizmet sağlayarak şirketin enternasyonel alandaki satışlarını olumsuz yönde etkilediğinin kanıtı niteliğinde olduğunu, davalının, müvekkili şirketin müşterisine kendi adına ihraç yapmış olup müvekkili şirketin sorumlu müdürü olmasına rağmen zarara uğrattığını, davalının şirkette müdür olarak görev yaptığı sırada kendisi tarafından keşide edilen 4 adet çekin akıbetinin halen bilinmediğini, müvekkili şirketçe 01.03.2016 tarihinde yapılması planlanan genel kurul toplantısının sebep ve önemi başlıklı tutanakta, ...'in göreve geldiği zamandan itibaren eski tek genel müdür ...'ın şirketi borçlandıran çekler hakkında bilgi vermediği, ...'in müdür olarak göreve başladığı 20.01.2016 tarihinden önce ne kadar senet ve çek kullanıldığının bilinmediğini, bu tarihten önce kullanılan hiç bir çekin tahsilat makbunuzunun bulunmadığını, şirketin SGK ve Vergi Dairesi yanında birçok yerli ve yabancı şirkete öz sermayesinin ve envanter değerinin çok üzerinde borçlu olduğu ve yine şirketi borçlandırıcı işlemlerin faturalarının eksik olduğu veya ortadan kaybolduğu ve hiçbir evrak ve muhasebe kaydı sunulamadığının kaydedildiğini, bilgi verme yükümlülüğü gereğince davalıya sorulduğunda ise yükümlülüğünün ihlal edildiği ve bilgi verilmeyerek zaman kazanmaya çalıştığının kayıt altına alındığını, toplantı tutanağında tespit edildiği üzere davalının şirket adına yaptığı ve borçlandırıcı işlemlerin karşı tarafı ve miktarının bilinmediğini, davalının şirkete zarar vererek kendine menfaat sağlayan bu işlemleri yapmakla kalmadığını, ayrıca malumatı dahilindeki bu bilgileri şirketle paylaşmadığını ve halen paylaşmaktan kaçındığını, yapılan bu tespitler doğrultusunda 01.03.2016 tarihinde yapılan olağan üstü genel kurul kararı ile ...'ın yetkilerinden azline karar verildiğini, aradan geçen süreye rağmen iş ve işlemlerin anlaşılamadığını, ... tarafından ... Tıbbi Cihazlar San. ve Tic. Ltd. Şti. Aleyhine yapmış olduğu işlemlerin ancak bir kısmının bağımsız denetim raporu ile ortaya çıkartılabildiğini, davalı tarafından ... Tıbbi Cihazlar San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne vermiş olduğu maddi ve manevi zararın tazminini talep etme gereği hasıl olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1,000,00 TL maddi tazminata ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 28.12.2017tarihli ıslah dilekçesiyle de maddi tazminat istemini 200.000,00 TL'ye yükseltmiş, dava tarihinden itibaren avans faizi hükmedilmesini istemiş, yine manevi tazminat için dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsilini istemiştir. Birleşen davada davacı şirket vekili dava dilekçesinde; şirket ortaklarınca, şirketin son dönemlerdeki satış oranlarının ve iş hacminin önceki yıllara göre oldukça azaldığı ve üretim maliyetlerinin düşmesine rağmen elektrik tüketiminin şirket olağan ihtiyacının oldukça üstünde olduğu ve şirket adına verilen avansların karşılığında bir mal ve hizmet alınmadığının fark edilerek hesapların incelenmesi ve rapor düzenlenmesinin istenildiğini, bağımsız denetim firması tarafından 30.01.2017 tarihinde rapor düzenlendiğini, davalının müvekkili şirketin iştigal konusu ile aynı olan iki adet şirket kurduğu ve müvekkili şirketin kuruluş ve işleyişine paralel olarak faaliyet konusu revize ettiğinin tespit edildiğini, davalının iki şirkette de aynı anda temsile yetkili müdür olduğunu, davacı şirketin bilgilerinin diğer şirketlerin yönetimi için de kullanıldığını, bunun dürüstlük kuralına da aykırılık olduğunu, şirketin satış hasılatındaki düşüş ile davalıya ait şirketlerin faaliyet tarihleri arasındaki örtüşmenin şirkete verilen maddi zararı gözler önüne serdiğini, elde ettiği haksız kazançları belgelediğini, şirketin maddi kaybının davalının şirketinin maddi menfaatini arttırdığını, davalının, müvekkili şirketin müşterisine kendi adına ihraç yaptığını, haksız maddi menfaat elde ettiğini, dürüstlük kuralına ve rekabet yasağına aykırılık teşkil ederek zarara sebebiyet verdiğini ileri sürerek davalının haksız rekabet nedeniyle davalının elde ettiği menfaatin davacı şirket lehine hükmedilmesi, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL tazminatın 30.01.2017 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yasal dayanaktan yoksun olduğunu, T.T.K.'nun 553 üncü maddesinde belirtildiği üzere şirket müdürü olarak sorumluluğundan bahsedebilmek için zarar, kusur, hukuka aykırılık ve nedensellik bağı unsurlarının tamamının bir arada gerçekleşmiş olması gerektiğini, unsurlardan birisinin mevcut olmaması halinde müdürün sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, iddia edildiği gibi ortağı olduğu ... şirketi aleyhine zarar verecek hiç bir tasarrufu olmadığını, ...'in ve ...'in husumet yöneltme haklarının olmadığını, ... ve ...'in diğer şirketi ... Medicine İlaç ve San. Ltd. Şti.'nin müdürünün olduğunu, 2016 yılının Ocak ayında başlayıp azline kadar devam eden kısa sürede birlikte müdür olarak görev yaptıklarını, diğer davacı ...'i hiç tanımadığını, edindiği bilgiye göre ...'in gerekli karar çoğunluğunu sağlayabilmek için kendisine 2016 yılında %1 pay devri yaptığını, ortak ve müdürü olduğu ... Beton Demir Labaratuvarı Zemin Ütüt Emlak Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ünvanının 17.12.2015 tarihinde ... Medikal San. ve Tic. Ltd. Şti. Olarak 08.12.2015 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısı kararı ile değiştirildiğini, şirketin faaliyet alanlarının NACE kodlu 231906 labaratuvar, hijyen veya eczacılık ile ilgili cam eşyalar ile cam ampullerin imalatı ve NACE kodu 683101 gayrimenkul acentelerinin faaliyetleri olduğunu, söz konusu şirketin faaliyet alanları ve ürettiği ürünlerin ... Tıbbi Cihazlar San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin faaliyetleri ile hiçbir benzerliği olmadığını, şirketin emlak danışmanlığı yaptığını, ayrıca serum sarf malzemeleri ürettiğini, ... Tıbbi Cihazlar San. ve Tic. Ltd. Şti. Firmasının faaliyet alanının Nace kodu 325002-Suni Uzuvlar, Protez ve Ortopedik ürünler ile bunların parça ve aksesuarlarının imalatı olduğunu, ... Medikal San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin ürettiği ürünlerle verdiği hizmetlerden dolayı tamamen bağımsız hizmet verdiğini, ...'ın ... Medikal San. ve Tic. Ltd. Şti.'deki hisselerinin tamamını 25.12.2015 tarihinde yayınlanan Resmi Gazetede yayımlandığı üzere Tanju ...'a devrettiğini, ayrıca ... Beton Demir ... Ltd. Şti.'ndeki müdürlük görevini 04.05.2011 gün 7808 sayılı Resmi Gazetede yayımlandığı üzere ...'a devrettiğini, ... Beton Demir ... Ltd. Şti.'ndeki ortaklığının ve müdürlüğünü 2008 yılında başladığını ve ... Tıbbi Cihazlar San. ve Tic. Ltd. Şti. Firmasına ortaklığı ile müdür olma sürecinin 2014 yılı içerisinde gerçekleştiğini, ... Tic. ... işletmesinin faaliyet alanının 222990-baska yerde sınıflandırılmamıs dıger plastık urunlerın ımalatı ve ahsap işleme yöntemi ile ahşap malzeme imalatı olduğunu, şirket ortağı ...'in ... Tıbbi ... Tic. Ltd. Şti.'nin Inmunotek ... İlaç San. Tic. Ltd. Şti. adında 04.12.2012 tarihinden itibaren faaliyet gösteren bir firmanın olduğu bilgisinin paylaşılmadığını, buna ek olarak ...'in Inmunotek ... İlaç San. Tic. Ltd. Şti.'nin sahibi ve müdürü olduğunu, ... firmasının ortağı ...'in yine alerji alanında hizmet vermek üzere Inmunotek ... Tic. Ltd. Şti. adında bir firma kurduğunu, kurmuş olduğu firmanın cari borçlarına istinaden ödemeleri kendi talebi üzerine ... firması hesabından yapıldığını, bu ödemenin ...'in faaliyetlerini yürüttüğü ve müdürü olduğu Inmunotek ... ... Tic. Ltd. Şti.'ne ve şahsına gelir sağladığını ve şirketi zarara uğrattığını, ... Ltd. Şti.'nin ...'ın müdürlüğü döneminde gerçekleştirdiği faaliyetler ... ve ... arasında gerek Hamburg'daki Roxal Medical GmbH ofisinde gerçekleştirilen toplantılar, gerekse telefon görüşmeleri, toplantı tutanakları, proje ilerleyiş durum paylaşımları ve maillerde de açıkca görülebileceği üzere ortaklaşa kararlaştırıldığını, büyük hissedar ...'in yönlendirmeleri ve talepleri üzerine şekillendirildiğini, ... ... Ltd. Şti.'nin arge çalışmalarını yürüttüğü ürünlerin uluslararası kongrelerde ve toplantılarda ...'in talebi ile ... firması adıyla tanıtıldığını, bu durumun ...'nin yurt dışı pazarda bağımsız bir firma olarak tanınmasının önüne geçtiğini, ...'nin ürettiği ürünler ile ... firmasının piyasada yenilikçi firma görünümü ile kendine değer kattığını, ... Ticaret ... tarafından rekabet yaratıldığı iddiası ile satıldığı söylenen ürünlerin üretimi ve satışı ile ilgili ...'nin Sağlık Bakanlığı nezdinde üretime yetkili firma konumunda olmaması nedeniyle rekabet durumunun söz konusu olmadığını, ...'in Almanya'daki firması ...'ın yürüteceği klinik çalışmalar ile ilgili bir çok başvurunun ...'in talebi ile ... tarafından yürütüldüğünü, ... tarafından maddi bir karşılık olmaksızın büyük hissedar ...'in maddi karşılıklar elde edebileceği çalışmalara da destek olduğunu, Firmanın iş hacmi başlıklı tabloda belirtilen 2016 yılı toplam 8.863,96 TL gösterilmiş olan rakamın 2016 yılı Ocak ayında ...'ın müdürlüğünü ... ile paylaşması ve ardından müdürlük görevini ... ve ...'e tamamen devretmesi ile ortaya çıktığını, şirketi yönetememekle suçlanan ...'ın müdürlüğü döneminde elde ettiği gelirlerin yurt içi ve yurt dışı satışlar toplamının ...'in ortak olduğu dönemden itibaren en yüksek cirolu ikinci dönem olduğunu, ... ve ...'in ortaklık döneminde ortaya çıkan durumun ...'ı şirket ortağı olarak zarara uğrattığını, ...'e firmasına ait elektrik hattından çıkar sağladığı hususundaki iddiaları kabul etmediğini, akıbeti belli olmadığı iddia edilen çeklerin daha önce teklifi alınan ve ...'e gönderilen kalıp tasarım ve üretim bedellerinin ön ödemesi olarak kesildiğini, 2016 yılı Ocak ayı itibariyle ... firması müdürleri ... ve ...'den tarafına iletilen bir bilgi olmaması nedeniyle çeklerin akıbetinin bilinmediğini, davacıların ve özellikle ...'in kötü niyetli olduğunu, ... Ticaret adına gerçekleştirilen tüm faaliyetlerin ödemelerinin ... tarafından yapıldığını ... ... Tic. Ltd. Şti. tarafından karşılanmasının söz konusu olmadığını savunarak davanın husumet nedeniyle usulden ve gerekse yasal şartları oluşmadığından esastan reddini istemiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin ortakları adına Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2017/146 E. sayılı dosya ile şirket ortaklarının zarara uğratıldığı gerekçesiyle dava açıldığını, müvekkilinin 25.12.2015 tarihinde müdürlük yetkilerinden azledildiğini, müdürlüğünü yürüttüğü süre içerisinde davacının solunum fonksiyon test filtresi üretimi olmadığını, davacı şirketin kurucusu ...'in davacı şirketteki hisselerini, payının hukuki ve mali yükümlülüklerini Atilla Arslan'a devrettiğini, tarafları ile aynı olmayan bir davada sunulan sözleşme ile müvekkilinin rekabet yasağına aykırı davrandığının iddia edildiğini, bu iddiaların asılsız ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalı ...'ın ... Tıbbi Cihazlar Ltd. Şti ile ortak sıfatı ile rekabet yasağı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun)'nun 613 üncü maddesinin ikinci fıkrası karşısındaki durumu incelendiğinde, adı geçenin 30.12.2008 tarihinde ... Tıbbi Cihazlar Ltd. Şti.'ye ortak olduğu ve halen ortaklığının devam ettiği, ... Tıbbi Cihazlar şirketinin ana sözleşmesinde şirket ortaklarının rekabet yasağına tabi olduklarına ilişkin hüküm bulunmadığı, dolayısıyla ...'ın ortak sıfatı ile rekabet yasağına tabi olmayacağı, adı geçenin 6102 sayılı Kanun'un 626 ncı maddesinin ikinci fıkrası karşısında müdür sıfatı ile rekabet yasağı incelendiğinde, dava dışı ... Medikal, ... Ticaret ve ... İlaç Sanayi ticaret sicil kayıtları ve bu şirket ve işletmelerin ticari defter ve kayıtları incelendiğinde, ...- ticari işletmesi ile ilgili, ... Tıbbi Cihazlar ve ... Ticaret kayıtları ve rekabet yasağı açısından şirketlerin kuruluşu ve yetkili olduğu dönemler dikkate alınarak incelendiğinde; davalı ...'ın ... Ticaret işletmesinde gerçekleşen rekabet yasağı kapsamındaki 120.842,68 TL'lik satışı ile ilgili olarak bu satışın ... Tıbbi Cihazlar şirketinde gerçekleştirilmesi halinde dönem kar ve zararına göre ... şirketinin herhangi bir kaybının olmadığının ortaya çıktığı, ... Medikal San. ve Tic. Ltd. Şti. ile yapılan incelemede; ...'ın şirkete 17.11.2008 tarihinde ortak olduğu ve bu tarihte yapılan ortaklar kurulu kararı ile müdür olarak seçildiği ve 26.04.2011 tarihinde şirket müdürlüğünün iptal edildiği, ...'ın ... Tıbbi Cihazlar şirketinde 13.08.2012 tarihinden itibaren ortak olduğu, ... Tıbbi Cihazlardaki müdürlüğü ile ... Medikal San. Tic. Ltd. Şti.'deki müdürlük tarihlerinin farklı zamanları içermesi nedeni ile 6102 sayılı Kanun'un 626 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre rekabet yasağı kapsamında olmadığı, dolayısıyla şirket ana sözleşmesinde şirket ortaklarının rekabet yasağına tabi olduklarına ilişkin hüküm bulunmadığı gibi ... Medikal San. Tic. Ltd. Şti.'deki ortaklığı bakımından rekabet yasağı kapsamında olmadığı, Inmunotek ... İlaç San. ve Tic. Ltd. Şti ile ilgili yapılan incelemede; bu şirketin 04.12.2012 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği, 12/12/2012 tarihinde sicil gazetesinde ilan edildiği, şirket hisselerinin tamamının Cem Gergin'e ait olduğu ve adı geçenin 10 yıllığına şirket müdürü olduğu, şirket adresinin "Yeni Küçük Sanayi Sitesi L Blok No: 18 Bolu" olduğu, şirket ana sözleşmesine göre faaliyet konularının özetle her türlü yurtiçinde ve yurtdışında imal edilen ilaçlar ve sarf malzemelerinin toptan ticaretini yapmak, pazarlamak, imalat, ithalat ve ihracatı ile ilaç ruhsatı almak, kiralamak şeklinde olduğu, bu şirketin muhasebe kayıtlarında yapılan incelemelerde, genel yönetim giderleri dışında herhangi bir faaliyetinin bulunmadığı, bu nedenle bu şirketle ilgili rekabet yasağının şirket müdürü yada şirket ortağı olarak ihlal edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, asıl dava yönünden; davalının haksız rekabette bulunduğunun ve davalı gerçek kişinin 6102 sayılı Kanun'un 626 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen müdürün rekabet yasağını ihlal ettiğinin ileri sürüldüğü, davacı gerçek kişilerin gerek haksız rekabet gerekse müdürün rekabet yasağı ile ilgili iddialarla doğrudan bir ilgisi bulunmadığı, ileri sürülen iddiaların asıl davada dava dışı ... Tıbbi Cihazlar San ve Tic. Ltd. Şti.'ni ilgilendirdiği, davacı gerçek kişilerin, şirkette salt ortaklık ve müdür sıfatının olması, böyle bir davayı kendi adına açması için yeterli olmadığı, bu durumda davacılar bakımından aktif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddi gerektiği (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 16.02.2014 tarih 2014/1233 E., 2014/19833 K. sayılı emsal ilamı), birleşen dava yönünden ise; davalı ...'ın 30.12.2008 tarihinde ... Tıbbi Cihazlar Ltd. Şti.'ye ortak olduğu ve halen ortaklığının devam ettiği, ... Tıbbi Cihazlar şirketinin ana sözleşmesinde şirket ortaklarının rekabet yasağına tabi olduklarına ilişkin hüküm bulunmadığı, dolayısıyla ...'ın ortak sıfatı ile rekabet yasağına tabi olmayacağı, bilirkişi raporunda ... ...-... ticari işletmesi ile ilgili, ... Tıbbi Cihazlar ve ... Ticaret kayıtları ve rekabet yasağı açısından şirketlerin kuruluşu ve yetkili olduğu dönemler dikkate alınarak yapılan incelemede; davalı ...'ın ... Ticaret işletmesinde gerçekleşen rekabet yasağı kapsamındaki 120.842,68 TL'lik satışı ile ilgili olarak bu satışın ... Tıbbi Cihazlar şirketinde gerçekleştirilmesi halinde dönem kar ve zararına göre ... şirketinin herhangi bir kaybının olmadığının ortaya çıktığı, ... Medikal San. ve Tic. Ltd. Şti. ile yapılan incelemede; ...'ın şirkete 17.11.2008 tarihinde ortak olduğu ve bu tarihte yapılan ortaklar kurulu kararı ile müdür olarak seçildiği ve 26.04.2011 tarihinde şirket müdürlüğünün iptal edildiği, ...'ın ... Tıbbi Cihazlar şirketinde 13.08.2012 tarihinden itibaren ortak olduğu, bu durumda ana sözleşmede şirket ortaklarının rekabet yasağına tabi olduklarına ilişkin hüküm bulunmadığı gibi ... Medikal San. Tic. Ltd. Şti.'deki ortaklığı bakımından rekabet yasağı kapsamında olmadığı, ... Tıbbi Cihazlardaki müdürlüğü ile ... Medikal San. Tic. Ltd. Şti.'deki müdürlük tarihlerinin farklı zamanları içermesi nedeni ile 6102 sayılı Kanun'un 626 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre rekabet yasağı kapsamında olmadığı, Inmunotek ... İlaç San. ve Tic. Ltd. Şti ile ilgili yapılan incelemede; bu şirketin 04.12.2012 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği, 12.12.2012 tarihinde sicil gazetesinde ilan edildiği, şirket hisselerinin tamamının Cem Gergin'e ait olduğu ve adı geçenin 10 yıllığına şirket müdürü olduğu, şirket adresinin "Yeni Küçük Sanayi Sitesi L Blok No: 18 Bolu" olduğu, şirket ana sözleşmesine göre faaliyet konularının özetle her türlü yurtiçinde ve yurtdışında imal edilen ilaçlar ve sarf malzemelerinin toptan ticaretini yapmak, pazarlamak, imalat, ithalat ve ihracatı ile ilaç ruhsatı almak, kiralamak şeklinde olduğu, bu şirketin muhasebe kayıtlarında yapılan incelemelerde, genel yönetim giderleri dışında herhangi bir faaliyetinin bulunmadığı, bu nedenle bu şirketle ilgili rekabet yasağının şirket müdürü yada şirket ortağı olarak ihlal edilmesinin mümkün olmadığı, aynı gerekçelerle haksız rekabet koşullarının oluşmadığı, dolayısıyla ilk derece mahkemesinin birleşen davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacılar vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, asıl davada verilen hükmün gerekçe yönünden kaldırılmasına ve asıl davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, haksız rekabet yasağının ihlaline dayalı maddi ve manevi tazminat, birleşen dava haksız rekabet yasağı ve dürüstlük kuralına aykırı olarak elde edilen menfaatlerin davacı şirket lehine hükmedilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6102 sayılı Kanun'un 613 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 626 ncı maddesinin ikinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacılar vekilinin asıl davaya yönelik tüm, birleşen davaya yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.6102 sayılı Kanun'un 626 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş veya diğer tüm ortaklar yazılı olarak izin vermemişse, müdürlerin şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunamayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda, gerek İlk Derece Mahkemesince gerekse Bölge Adliye Mahkemesince; 10.03.2015 tarihinde kurulan ... Ticaret şahıs işletmesi tarafından, birleşen davacı şirkette 18.06.2014-01.03.2016 tarihleri arasında temsil ve ilzama yetkili müdür olarak görev yapan davalının, birleşen davacı ... Tıbbi Cihazlar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketindeki müdürlük görev ve yetkisinin sona erdirildiği 01.03.2016 tarihlerine kadar, birleşen davacının eski müşterilerine gerçekleştirilmiş olan satışların rekabet yasağı kapsamında olduğu ve haksız rekabet teşkil ettiği tespit edilmiştir. Bu durumda mahkemece, dava dışı Adrius Ticaret şahıs işletmesi tarafından yapılmış olan sözkonusu satışlardan şirketin elde ettiği karın belirlenerek bu miktara tazminat olarak hükmedilmesi gerekirken, salt birleşen davacı şirketin zaten zararda olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmayıp, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin asıl davada tüm, birleşen davada diğer temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca asıl dava yönünden ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacıların temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının birleşen dava yönünden BOZULMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, asıl davada davacılardan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde birleşen davada davacıya iadesine, 27.11.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.