T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/439 Esas KARAR NO: 2026/731 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2024/338 Esas - 2025/870 Karar TARİHİ: 04/11/2025 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 09/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/439 Esas KARAR NO: 2026/731 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2024/338 Esas - 2025/870 Karar TARİHİ: 04/11/2025 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 09/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhinde icra takibi başlattıklarını, davalının yetkiye ve borca itiraz ettiğini, daha sonra icra dosyasının yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesi için talepte bulunduklarını, yetkili yer icra müdürlüğünden ödeme emri tebliğ edilmeden davalının borcu ödediğini ve takibe de itiraz ettiklerini, bu nedenle masraflar ve vekalet ücreti alacaklarının olduğunu, tüm bu nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; takip konusu alacak ödeme emrinin tebliği tarihinden sonra ödenip, icra dosya takip açılış, tebligat, vekalet ücreti vs ferilerinin doğmasına sebebiyet verildiğinden davalının işbu kalemlere karşı yaptığı itirazın şimdilik 1.000,00-TL kısmı üzerine yapılan itirazın iptalini, tensip zaptı ile birlikte dosyanın bir bilirkişiye gönderilerek (asıl alacağın varlığı, ödenme tarihi vs konuda uyuşmazlık olmadığından) dosya takip masrafı, tebligat masrafı, vekalet ücreti vs hesabının yapılmasını, yargılama giderleri ile vakelat ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 12/09/2025 tarihinde harçlandırılmış ıslah dilekçesi ile; Dava dilekçesinde talep etmiş olduğu şimdilik 1.000,00-TL'lik talebini yargıtay kararları ve HMK uyarınca 32.250,11-TL arttırarak 33.250,11 TL'ye ıslah ettiğini, Islah ettiği 33.250,11 TL üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki için itirazlarının üzerine takibin durduğunu, alacaklının yetki itirazını kabul ederek dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesini talep ettiğini, yeni icra müdür lüğünden kendilerine ödeme emri gönderilmeden borçlarını ödediklerini ve ödeme emri geldikten sonra borca itiraz ettiklerini, tüm bu nedenler ve Mahkemece resen dikkate alınacak nedenlerle; işbu haksız davanın reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 04/11/2025 tarih ve 2024/338 Esas - 2025/870 Karar sayılı kararında; "........Bilirkişi raporunda yapılan hesap lamada, davalı tarafça yapılan ödeme sonucunda davacının bakiye kalan alacak miktarının 33.250,11 TL olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması sebebiyle rapora itibar edilmiş ve davacı vekilinin ıslah dilekçesi de dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. " gerekçesi ile, ''1-Davanın kabulüne; İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın iptaline, takibin 33.250,11-TL asıl alacak üzerinden 22.03.2024 tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte devamına, 2-Kabul edilen 33.250,11-TL asıl alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 6.650,02 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı yan işbu davayı kısmi şekilde ikame etmişse de bu hususun açıkça usule ve kanuna aykırı olduğunu, zira takip dosyasının belirli bir tutar üzerinden başlatıldığını ve zaten anılı tutar kadar sorumlu ve borçlu olmadığın dan itiraz edildiğini, bunun üzerine davacı yanın mezkur tutarın gerçek bir alacak olmadığını bilmekte olduğunu, ki davayı kısmi olarak ikame ettiğini ve bilirkişi raporu doğrultusunda taleplerini belirleyerek artırdığını, bu hali ile itirazlarında haklı olduklarını ve davanın reddedilmesi gerektiğini, Kabul anlamına gelmemekle birlikte işbu davanın kısmi açılmasının mahkemece kabulü halinde dahi, itirazın iptali davasında esasen ıslah edilebilmesi için yine itirazın iptali davası için öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süreye bağlı kalınması gerektiğini, HMK 176-182. maddeleri, taraflara dava sürecinde taleplerini genişletme, değiştirme ve düzeltme hakkı vermişse de işbu hakkın sınırsız ve bağımsız olmadığını, Somut olayda davacının öncelikle 26.03.2024 tarihinde takip başlattığını, söz konusu takibe taraflarınca itiraz edildiğini, her ne kadar davacı işbu huzurdaki davasını 1.000,00 TL tutarı ile 11.05.2024 tarihinde ikame etmişse de, ıslah dilekçesini 12.09.2025 tarihinde sunduğunu ve talebini artırdığını, bu halde davacı tarafın 1 yıllık hak düşürü cü süreyi aştığının açık olduğunu, dava dilekçesinde yer almayarak sonradan ıslahla talepte bulunduğu tutar bakımından talebinin reddedilmesi gerektiğini, ancak yerel mahkeme tarafından hataen kabul edildiğini, Kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı yanın davasının kabulü halinde dahi yalnızca 11.05.2024 tarihli dava dilekçesinde talep ettiği 1.000,00 TL tutarı üzerinden kabul edilebile ceğini, geri kalan ıslah ile artırılmış kısmın süresi içerisinde talep edilmediğinden reddinin gerektiğini, Davacı / alacaklı tarafın talebi üzerine yetkili İcra Dairesince 27.03.2024 tarihinde ödeme emri düzenlendiğini, söz konusu takibe konu borcun ise davalı / borçlu müvekkil şirket tarafından 22.03.2024 tarihinde haricen ödemesinin yapıldığını, ödeme emri yetkili icra dairesinde düzenlenmeden önce asıl borç ifa edildiği için icra vekalet ücreti gibi takibe bağlı olarak doğan alacak kalemlerinin haksız ve yersiz olduğunu, yetkisiz icra dairesinde açılan takibe dayanılarak icra vekalet ücreti, takip masrafları gibi hususların hiçbir şekilde talep edilemeyeceğini, alacaklının takibi yanlış yerde açmasının külfetinin borçluya yüklenemeyeceğini, İcra inkar tazminatının şartlarının oluşmadığını, Ayrıca davacı yanın dahi davasını kısmi şekilde ikame ettiğini, bu halde alacaklının kendisinin dahi borcun kendisinden ve tutarından emin olmadığını, ödeme emri taraflarına henüz tebliğ edilmeden taraflarınca ödeme yapıldığından müvekkillin haksız şekilde itiraz ettiğinin kabulünün mümkün olmadığını, bu haliyle mezkur icra takibine itiraz edilmesinin haklı sebeplerinin bulunması nedeniyle icra inkar tazminatı şartları oluşmadığı ve yerel mahkeme tarafından hatalı şekilde hüküm kurulduğunun açık olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, taraflar arasındaki ticari satım ilişkisine dayalı cari hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İİK'nın 67/1 maddesi uyarınca itirazın iptali davası, borçlunun itirazının alacaklıya tebliği tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekmektedir. Somut olaya gelindiğinde; davalı borçlunun süresi içerisinde icra dairesine yaptığı itiraz, davacı alacaklı vekiline tebliğ edilmediği için 11/05/2024 tarihinde açılan itirazın iptali davası ile talep edilen ve harçlandırılan 1.000,00 TL'lik kısım yönünden itirazın iptali davası nın kanunda öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davacı alacaklının en geç dava tarihinde davalı borçlunun itirazını tebliğ aldığı kabul edileceğinden dava tarihinden itibaren 1 yıllık süre geçtikten sonra, 12/09/2025 tarihinde ıslah edilen miktar yönünden itirazın iptali davasına ilişkin 1 yıllık hak düşürücü süre geçtiği anlaşılmıştır. Hak düşürücü süre, itiraz niteliğinde olup mahkemece bu sürenin resen gözetilerek, ıslah edilen kısım yönünden davanın hak düşürücü süreden reddi gerekirken somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle ıslah edilen kısım yönünden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. (Yargıtay 19.H.D 2014/7124 Esas- 2015/4358 Karar sayılı ilamı ve Yargıtay 2. HD.nin 2024/8873 Esas - 2024/9570 Karar sayılı ilamı aynı yöndedir) Davacının dava dilekçesinde talep ettiği 1.000,00 TL'lik alacak yönünden mahkemece verilen karar ve hükmedilen icra inkar tazminatı dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusu nun kısmen kabulüne, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, Dairemizce, davanın kısmen kabulü yönünden yeniden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; A-Davalının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE; İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../11/2025 tarih ve 2024/... Esas - 2025/870 Karar sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak sureti ile; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, Davalının İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın 1.000,00 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar (1.000,00 TL) üzerinden takip talebinde talep edilen şartlarla aynen devamına, 2-Kabul edilen alacak likit olup hükmedilen 1.000,00 TL alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Davacının ıslah talebi yönünden; Hak düşürücü sürede açılmayan davanın REDDİNE, İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 4-Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 855,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından sarf edildiği anlaşılan 3.629,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesap olunan 108,87 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap ve taktir olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/3. maddesi gereğince ret edilen miktar üzerinden hesap ve taktir olunan 32.250,11 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 11-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 12-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 13-Davalı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 320,00 TL dosyanın istinafa gidiş dönüş masrafı olmak üzere toplam 2.003,10 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 14-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 15-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 09/04/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.