11. Hukuk Dairesi 2012/5392 E. , 2013/22546 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.06.2011 tarih ve 2007/179-2011/311 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10.12.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara
**11. Hukuk Dairesi 2012/5392 E. , 2013/22546 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.06.2011 tarih ve 2007/179-2011/311 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10.12.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili Yayınevi’nin Türk kültür hayatına uzun yıllardan beri seçkin eserler ile hizmet verdiğini, davalıların müvekkil yayınevi aleyhine gerçeği yansıtmayan haber ve yorum yaptıklarını, gerçeği yansıtmayan haberler ile müvekkilinin isminin ve işyerinin hedef gösterildiğini, yapılan haberlerin müvekkiline karşı haksız rekabet teşkil ettiğini, davalıların gerçeğe aykırı ve müvekkilinin haklarını açıkça ihlal eden eylemleri nedeniyle davacı yayınevinin ağır ve telafisi imkansız maddi ve zarara uğradığını, davalıların müvekkil yayınevini TTK'nın 57/I'inci maddesi anlamında yanlış, yanıltıcı, lüzumsuz beyanlarla kötülediğini, 3984 sayılı Kanun’un 28. maddesi hükmünce, yayın kuruluşu ile birlikte şirketin yönetim kurulu başkanının da müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunduğunu ileri sürerek, davalıların eylemlerinin gerçeğe aykırı olduğunun, davacının kişiliğine saldırı teşkil ettiğinin, müvekkili yayınevinin maddi ve manevi zarara uğradığının tespitini, durdurulmasını ve ortadan kaldırılmasını, şimdilik 50.000 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, Fun Televizyon Yayıncılık Yap.San. ve Tic. A.Ş.’nin Kanal D’nin sahibi ve yayıncısı olmadığından bir hukuki sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu yayınların haksız rekabet teşkil etmediğini, davaya konu yayınların hukuka uygunluk kriterlerini taşıdığını savunarak, davanın usul ve esas yönünden reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davaya konu yayınlarda bahsi geçen cümlelerin ilkokul 3. ve 4. sınıf öğrencileri üzerinde yaratabileceği etkiye dikkat çekilmesinin, basının kamuyu bilgilendirme göreviyle örtüştüğü, basın özgürlüğü ve kişilik haklarının çatışması durumunda, birinin diğerine üstün tutulmasının söz konusu olamayacağı, yayın yoluyla yapılan eylemin kişilik haklarına aykırılık teşkil edip etmediğinin gerçeğe uygunluk, kamusal ilgi ve toplumsal yarar, güncellik ve şekle uygunluk unsurları değerlendirilerek tespit edilmesi gerektiği, davaya konu haberlerde bu unsurların tümüyle mevcut olduğu, kitapların hitap ettiği okuyucu kitlesi de dikkate alındığında gerekli dikkat ve özenin bizzat davacı tarafça gösterilmediği, bu nedenle bu hususların yazılı ve görsel medya tarafından haber konusu yapılmasının doğru ve yerinde olduğu, kaldı ki yayınların hemen tamamında yayınevi ismi yer almamış ve/veya yayınevine adı belirtilerek doğrudan ve (haberin çarpıcı ve dikkat çekici veriliş amacı dışında) kişilik haklarına saldırı niteliğinde bir eleştiri de yöneltilmediği gerekçesiyle davalılardan Kanal D hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle,diğer davalılara yönelik davanın ise yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalılardan Fun Televizyon Yayıncılık Yap. San. ve Tic. A.Ş.’ne yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün, bu davalı bakımından onanması gerekmiştir. 2- Dava, davalıların eylemlerinin gerçeğe aykırı olduğunun, davacının kişiliğine saldırı teşkil ettiğinin, müvekkili yayınevinin maddi ve manevi zarara uğradığının tespiti ile maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, davalıların dava konusu eylemlerinin yazılı basın yolu ile gerçekleştirildiği dosya kapsamı ile sabittir. Uyuşmazlık, davalıların yayın yolu ile gerçekleştirdikleri eylemlerinin davacıya karşı haksız rekabet teşkil edip etmediği noktasında toplanmakta olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. TTK'nın 56. maddesi uyarınca, iktisadi rekabetin objektif iyi niyet kurallarına aykırı her türlü suistimali haksız rekabettir. Bu madde ile hakime, çevreye, zamana ve günün ekonomik koşullarına intibak edebilen geniş ve değişik bir kıstas verilmiş bulunmaktadır. Kanunun gayesi, iktisadi sahada doğruluk ve dürüstlük esaslarının ihlalini önlemek olup, bu husustaki genel kaide TTK'nın 56. maddesinde düzenlenmiştir. TTK'nın 57/1 maddesine göre “Başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini, yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla kötülemek” iyiniyet kurallarına aykırı bir hareket olarak gösterildiği gibi TTK'nın 60.maddesinde de haksız rekabetin basın vasıtasıyla işlenmesi halinde basının mesuliyeti hüküm altına alınmıştır. TTK'nın 58. maddesi uyarınca haksız rekabet yüzünden müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari işletmesi veya diğer iktisadi menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeye maruz bulunan kimse maddede belirtilen davaları açabilecek ve aynı maddenin d bendi uyarınca kusur varsa zarar ve ziyanın tazminini ve e bendi uyarınca de Borçlar Kanunu’nun 49. maddesinde gösterilen şartlar mevcutsa manevi tazminat verilmesini isteyebilecektir. Borçlar Kanunu 49 .maddenin Türk Ticaret Kanunu'nun 58. maddesi ile birlikte mütalaası ile çıkan sonuca göre de davacının iktisadi menfaati yönünden zararın veya tehlikenin ve davalının kusurunun olması kafi bir sebeptir. Menfaat ihlalinin bir elem veya acıya sebebiyet vermiş olması gerekli olmayıp, tüzel kişiler için iyi şöhretin korunması amaçlanmaktadır. Öte yandan Basın özgürlüğü Anayasa'nın 28. maddesi uyarınca her ne kadar güvence altına alınmışsa da hiç şüphesiz ne basın özgürlüğü ne de bu özgürlüğün sonucu tanınan ayrıcalıklar sınırsız değildir. Basın özgürlüğünün de kişi ve toplum yararı açısından sınırlandırılabileceği kuşkusuzdur. Mahkemece de isabetle belirtildiği üzere basın haber verme fonksiyonunu yerine getirirken gerçeklik, kamu yararı ve toplumsal ilgi, güncellik, konu ile ifade arasında düşünsel bağlılık kurallarına uymakla yükümlüdür. Haber verme hakkı ancak bu sınırlar içinde kaldığı müddetçe hukuka uygundur. Sözünü ettiğimiz temel kurallardan olan, konu ile ifade arasında düşünsel bağlılık, haber gerçeği yansıtsa bile, kullanılacak dil ve ifadenin, yapılacak niteleme ve yorumun, haberin verilişinin gerektirdiği ve zorunlu kıldığı biçim ve ölçüde bulunmasını öngörür. Yine yayın yoluyla yapılan bir eylemin kişilik haklarına aykırılık teşkil edip etmediği gerçeğe uygunluk, kamusal ilgi ve toplumsal yarar, güncellik ve şekle uygunluk unsurlarının bulunup bulunmadığı değerlendirilerek tespit edilmelidir. Hukuka uygunluğun diğer tüm ilkeler bulunsa bile, yazının yazılış biçimi ve şekli, yazıda kullanılan ifadeler hukuka aykırı olabilir. Herhangi bir haber gerçeğe ne kadar uygun olursa olsun, haber verilişinin gerektirmediği tahkir edici bir dilin kullanılması durumunda, hukuka uygunluk durumu söz konusu olamaz. Kullanılan ifadenin, habere konu olan olay ile düşünsel bir bağlantısının bulunması zorunludur. Bu zorunluluğu aşan ve kişiyi objektif yönden tahkir edici ifadelerin kullanılması durumunda bu hakkın sınırı aşılmış, hukuka uygunluk sebebi ortadan kalkmış olur. Diğer bir deyişle yapılan beyan gerçek payı taşımasına rağmen beyanın üslubu, ölçüsüzlüğü veya zamanı itibarı ile amacın aşılması söz konusu olabilir.Kötüleme sebebiyle haksız rekabet oluşabilmesi için kusurun varlığı gerekli değildir. Somut olaya gelince, davaya dayanak yaplan gazete kupürlerinde bahsi geçen cümlelerin ilkokul 3. ve 4. sınıf öğrencileri üzerinde yaratabileceği etkiye dikkat çekilmesi, basının, kamuyu bilgilendirme göreviyle örtüştüğü kuşkusuz ise de mahkemece, öncelikle davacı tarafından yayınlanan ...'ya ait olduğu bilinen "Uçan Küheylan", "Paşa Kızı İle Köylü Çocuğu" adlı hikaye kitaplarının orjinaline sadık kalınarak basılıp basılmadığı incelenmeden davalıların her eylemi ayrı ayrı değerlendirilmeden yeterli olmayan yazılı soyut gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacı tarafından yayınlanan eserlerin ...'ya ait olan eserin orjinal hali olup olmadığı belirlenmek, haberin yapılış şekli, zamanı, konuya ilişkin toplumsal ilgi de gözetilerek davalılar tarafından gerçekletirilen yedi ayrı eylem ile davacı şirketin erotik ve pornografik yayıneviymiş gibi hedef gösterilip gösterilmediği, bu bağlamda davalıların her ayrı eyleminin haksız rekabet teşkil edip etmediği ilke olarak denetime elverişli bir şekilde değerlendirmek ve sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yayınlarda yayınevinin isminin yer almadığına ilişkin dosya kapsamı ile örtüşmeyen yazılı bir takım gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin davalılardan Fun Televizyon Yayıncılık Yap.San. ve Tic. A.Ş.’ye ilişen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bu davalı bakımından ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, aynı vekilin diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı Fun Televizyon Yayıncılık Yapımcılık San. ve Tic. A.Ş.'ye verilmesine, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı Fun Televizyon Yayıncılık Yapımcılık San. ve Tic. A.Ş. dışındaki davalılardan alınıp davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.