11. Hukuk Dairesi 2011/5747 E. , 2012/13377 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi(Şişli 4.Sulh Hukuk Mahkemesi) Taraflar arasında görülen davada İstanbul 15. Sulh Hukuk (Şişli 4.Sulh Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 12/10/2010 tarih ve 2009/773-2010/1133 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya…
**11. Hukuk Dairesi 2011/5747 E. , 2012/13377 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi(Şişli 4.Sulh Hukuk Mahkemesi) Taraflar arasında görülen davada İstanbul 15. Sulh Hukuk (Şişli 4.Sulh Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 12/10/2010 tarih ve 2009/773-2010/1133 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili tarafından sigortalanan emtiaların dava dışı Yeni Kızılkaya Ltd. Şti. tarafından Almanya’dan Türkiye’ye nakliyesi esnasında hasarlandığını, ekspertiz sonucu 1.650 Euro olarak tespit edilen hasar bedelinin müvekkili tarafından 06/01/2009 tarihinde sigortalısına ödendiğini, davalı şirketin hasara uğrayan emtiaların CMR sigortacısı olduğunu ve meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu, müvekkilinin uğradığı zararın tazmini için icra takibi başlatıldığını ancak davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek davalının Şişli 8.İcra Müdürlüğü'nün 2009/26276 esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafça sigortalanan emtianın nakliyesi sırasında kullanılan aracın müvekkili şirket tarafından sigortalandığını, müvekkilinin sorumluluğunun olabilmesi için hasarın sigortalı araçla nakliye esnasında meydana gelmiş olması ve bu durumun yazılı belge ile davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini, dava konusu hasarın nakliye esnasında meydana gelmediğini, hasarın nerede ve nasıl meydana geldiğinin belli olmadığını, malın tesliminden sonra alıcı tarafın süresi içinde ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, CMR'nin 30/1. maddesi uyarınca, teslimden yedi gün içerisinde herhangi bir bildirimde bulunmadan alıcının malı tesellüm ettiği durumlarda yükün sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığına karine teşkil ettiği, dava konusu olayda da alıcının malı hasarlı teslim aldığına dair teslim tarihi ve takip eden yedi gün içinde hasarı taşıyıcıya ihbar ettiğine dair bir tespit ve belge ibraz bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.