T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/684 Esas KARAR NO : 2025/865 DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 10/04/2017 KARAR TARİHİ : 24/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ile ticari ilişkisi bulunduğunu, müvekkili tarafından ödeme ve avans amaçlı olarak verilen çeklere karşılık olarak davalı tarafça 10/03/2015 tarihinde 51…
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/684 Esas KARAR NO : 2025/865 DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 10/04/2017 KARAR TARİHİ : 24/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ile ticari ilişkisi bulunduğunu, müvekkili tarafından ödeme ve avans amaçlı olarak verilen çeklere karşılık olarak davalı tarafça 10/03/2015 tarihinde 51.418,50 TL bedelli faturanın düzenlendiğini, bu fatura bedelinin davalıya daha önce ödendiğini, bu faturadan başka davalının müvekkiline düzenlediği fatura teslim ettiği mal veya hizmet bulunmadığını, cari hesap ilişkisinde davalıya emaneten her biri 55.000 TL bedelli olan 4 adet çek verildiğini, davalının teslim ettiği mal ve hizmet olmamasına rağmen çekleri iade etmediğini, vadesi geldiğinde ibraz edilerek arkasının yazdırıldığını ve çeklerin iki ayrı icra dosyasında takibe konulduğunu, takiplerin haksız olduğunu ve kötü niyetli yapıldığını belirterek müvekkilinin takiplere konu çekler yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, takiplerin iptaline, çeklerin iadesine ve davalının % 20 oranında kötü niyet tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının haksız olduğunu, ilk olarak başlattıkları takip üzerine davacının borca itiraz etmediğini, aksine borcunun ödeyeceğini belirterek süre istediğini, kendisine süre verildiğini, ancak bu süre içinde de borcun ödenmediğini, bunun üzerine diğer çeklerin de takibe konulduğunu, davacının müvekkiline olan borcuna karşılık ayrı tarihlerde vade tarihleri farklı 8 adet çek verdiğini, bu çeklerden 4'ünün sorunsuz olarak ödendiğini, çekin ödeme aracı olup illetten mücerret olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, İİK'nın 72. maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan ve bonoya istinaden başlatılan iki ayrı icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır. Mahkememizce 19/12/2018 tarihli ve... Esas, ... Karar sayılı karar ile davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesini yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi tarafından 17/11/2021 tarihli ... esas ve ...karar sayılı ilamı ile "...Davacı dava dilekçesinin deliller kısmında davalının ticari defterlerine de delil olarak dayanmıştır. Mahkemece 14.03.2018 tarihli celsede taraf vekillerine defterlerini bilirkişi inceleme tarihinde sunmaları için kesin mehil verilerek her iki tarafa ticari defterlere dayanma delilinden vazgeçileceği şeklinde ihtarat yapılmıştır. Davalının ticari defterini delil olarak gösteren davacı taraf olduğuna göre bu kesin mehil ihtaratı davalı yönünden 6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesine göre sonuç doğuran bir ihtarat değildir. Bu nedenle mahkemece davalıya dava konusu ticari defterlerini sunması için 6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kesin mehil verilmesi ve bu madde uyarınca defterlerini sunmadığı takdirde, davacı tarafın defterlerine göre inceleme yapılıp karar verileceği hususunun ihtar edilmesi, defterler süresinde sunulduğu takdirde bilirkişiden ek rapor alınarak, sunulmadığı takdirde ise davacı defter kayıtlarının 6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesi kapsamında değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine,..." şeklinde karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İncelemeyi yapan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06/06/2023 tarihli ...esas ... karar sayılı ilamı ile "...Davalının ticari defterini delil olarak gösteren davacı taraf olduğuna göre bu kesin mehil ihtaratı davalı yönünden 6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesine göre sonuç doğuran bir ihtarat değildir. Bu nedenle mahkemece davalıya dava konusu ticari defterlerini sunması için 6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kesin mehil verilmesi ve bu madde uyarınca defterlerini sunmadığı takdirde, davacı tarafın defterlerine göre inceleme yapılıp karar verileceği hususunun ihtar edilmesi, defterler süresinde sunulduğu takdirde bilirkişiden ek rapor alınarak, sunulmadığı takdirde ise davacı defter kayıtlarının 6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesi kapsamında değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi...." doğru bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, mahkememiz kararının ise bozulmasına kararı verilmiştir. Bozma ilamına uyularak davalı tarafa dava konusu ticari defterlerini sunması için 2 haftalık kesin süre verilmiş ve davalı tarafça verilen süre içinde defterler ibraz edilmiştir. Defterlerin incelenmesi için ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Alınan ek raporda; Yargıtay bozma ilamı kapsamında davalının flash bellek içerisinde sunulan 2015-2016 yıllarına ait davacıya ilişkin incelenen kayıtlarında, davacı tarafından davaya konu çekler ile birlikte verilen çekler kaydı ve davalı tarafından yapılan ödeme ve fatura kayıtları kapsamında olduğu görülen ticari ilişki neticesinde; davacının davaya konu çekler sebebi ile davalıya yukarıda ayrıntıları verilen şekilde 49.018,50TL borçlu olduğu, 170.982,50TL tutarda ise borçlu olmadığı hususları kayıtlar uyarınca tespit edilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ olunmuş ve davalı vekili rapora itiraz etmiştir. Davalı vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi yanında, davacı tarafından yapılan ödemelerin ayrıştırılarak hangi çeklere ilişkin olduğuna dair ek rapor tanzimi istenilmiştir. 24/10/2025 tarihli ek raporda; taraflar arasında davacının verdiği çek ve davalının yapmış olduğu ödemeler şeklinde ticari ilişkin kayıtlarda mevcut olduğu, 6.3.2015 tarihinde 51.418,50TL tutarında davalı faturası dışında davalının incelenen 2015 ve 2016 kayıtlarında fatura kaydı olmadığı, davalının faturadan kaynaklı alacağına ilişkin davacı tarafından verilen çeklerin fatura miktarı üzerinde olduğu, davacının 01/09/2015 tarihinde verdiği her biri 55.000TL tutarında 4 adet 220.000TL toplam çekler sebebiyle davalının 6.3.2015 tarihinde 51.418,50TL tutarında faturası dışında alacağının bulunmadığı, davacının 05.01.2016 tarihli 55.000TL tutarlı ... 31. İcra müdürlüğünün ... sayılı dosyaya konu çekten kaynaklı 51.418,50TL'lik fatura bedeline ilişkin borçlu olduğu, 2.400TL çek tazmin bedelinin bankadan tahsil edilmesi sebebiyle 49.018,50TL kalan çek bedeline ilişkin borçlu olduğu, söz konusu çekin ... 31. İcra müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasına konu olduğu, 15.01.2016, 05.02.2016, 20.02.2016 tarihli 165.000TL'lik çeklerden ve ferilerinden hesaben davacının borçlu olmadığı, davalının bildirdiği çekin münferit bir borç ikrarı olduğu kanaatine varılmıştır şeklinde tespitlerde bulunulmuştur. Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde takipler nedeniyle borçlu olunmadığının tespit talep edildiğinden, takiplerin toplamı üzerinden dava değeri düşülerek eksik kalan bakiye harç davacı vekilince tamamlanmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Bilirkişi tarafından taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemeler neticesinde davaya ve takibe konu her biri 55.000 TL olmak üzere toplam 220.000 TL bedelli 4 adet çekin aralarındaki ticari ilişki nedeniyle davacı tarafından tanzim edilerek defter kayıtlarına göre 01/09/2015 tarihinde davalıya teslim edildiği, davalı tarafından tanzim edilen 06/03/2015 tarihli 51.418,50 TL'lik faturanın davacı kayıtlarında yer aldığı, davalı ticari defter ve kayıtlarında bu fatura dışında başka herhangi bir kayıt bulunmadığı, davacı tarafından verilen çeklerin davalının tanzim ettiği fatura miktarı üzerinde olduğu, davacının, davalı tarafından çeklerin icra takibine konu edilmesi nedeniyle çekten kaynaklı 51.418,50 TL’lik fatura bedelinin mahsup edilmesiyle ... 31. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu keşide tarihi önce olan 05/01/2016 tarihli 55.000,00 TL bedelli çek ile 2.400,00 TL çek tazmin bedelinin mahsup edilmesiyle 49.018,50 TL kalan çek bedeline ilişkin davalıya borçlu olduğu, takiplere konu diğer çeklerden dolayı davalıya karşı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Kısa kararda her ne kadar sehven istinaf kanun yolu açık olarak olmak üzere kanun yolu gösterilmişse de, mahkememiz önceki kararın Yargıtay tarafından bozulduğu anlaşılmakla bu husus gerekçeli kararda düzeltilmiştir) HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davacı tarafından açılan davanın KISMEN KABULÜ ile, 1-Davacının ... 4. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına konu ...çek nolu 05/02/2016 keşide tarihli 55.000,00 TL bedelli, ... çek nolu 20/02/2016 keşide tarihli 55.000,00 TL bedelli, ... 31. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu ... çek nolu 15/01/2016 keşide tarihli 55.000,00 TL bedelli çeklerin tamamından ile ... 31. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına konu ...çek nolu 05/01/2016 keşide tarihli 55.000,00 TL bedelli çekin 5.981,50 TL'lik kısmından davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 3-Davacı ve davalının kötü niyet tazminatı istemlerinin REDDİNE, 4-Alınması gereken 15.436,80-TL nispi karar ve ilam harcından peşin ve tamamlama harcı olarak yatan 4.297,51-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 11.139,29-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafından peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan 4.297,51-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacının yaptığı ilk masraf 31,40 TL, 3.100,00 TL bilirkişi ücreti, 773,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 3.904,90 TL'nin red ve kabul oranına göre 3.506,63TL 'nın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm tesisine YER OLMADIĞINA, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 25.665,78-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 9-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 10-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 günlük yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.24/12/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır ***Bu evrak, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır