7. Hukuk Dairesi 2011/6316 E. , 2012/4547 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 104 ada 16 parsel sayılı 918.712.42 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... adına tespit gören taşınmazın bir bölümünün mera parseli içerisinde…
**7. Hukuk Dairesi 2011/6316 E. , 2012/4547 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 104 ada 16 parsel sayılı 918.712.42 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... adına tespit gören taşınmazın bir bölümünün mera parseli içerisinde bırakıldığını öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 104 ada 16 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 23.06.2011 havale tarihli rapor ve haritada(A) harfi ile gösterilen bölümünün ... mirasçıları adına elbirliği mülkiyeti hükümlerine göre ve aynı adanın son parsel numarası verilerek tesciline, geri kalan taşınmaz bölümünün ise mera niteliği ile sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava ve temyize konu 104 ada 16 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 23.06.2011 havale tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile gösterilen 2083.21 m2 yüzölçümündeki bölümü ile dava açılmayarak kesinleşen mera parselinin diğer bölümleri arasında doğal ya da yapay nitelikte ayırıcı unsur olarak bir sınırın bulunmadığı, çekişmeli taşınmazın sınırını oluşturan komşu mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilen taşınmazdan el atılarak kazanıldığı dosya kapsamıyla belirlenmiştir. Bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde dere, tepe, hendek, çukur gibi doğal ve yapay sınır yerlerinin bulunması da mümkündür. Hal böyle olunca davanın reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinden görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.