11. Hukuk Dairesi 2020/6234 E. , 2021/5233 K. "" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.01.2019 tarih ve 2018/95 E. - 2019/40 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nce verilen 01.06.2020 tarih ve 2019/2106 E. - 2020/713 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı…
**11. Hukuk Dairesi 2020/6234 E. , 2021/5233 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.01.2019 tarih ve 2018/95 E. - 2019/40 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nce verilen 01.06.2020 tarih ve 2019/2106 E. - 2020/713 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin 2009 yılında vesayet altına alındığını, murisin sağlığında hissedarı olduğu bir taşınmazın kamulaştırıldığını ve hissesine isabet eden kamulaştırma bedelinin davalı banka nezdinde depo edildiğini, davalı bankanın kısıtlı adına yatan kamulaştırma bedelinin nasıl değerlendirilmesi gerektiği hususunda vesayet makamından görüş sorduğunu, vesayet makamının kamulaştırma bedelinin üçer aylık vadeli mevduat hesabında nemalandırılması talimatını verdiğini, murisin ölümü sonrasında bu hesapta bulunan parayı tahsil etmek istediklerinde bankanın hesapta bulunan mevduata %5,50 oranında faiz uyguladığını tespit ettiklerini, bu oranın en düşük mevduat faiz oranı olduğunu, oysa bankanın kısıtlının haklarını korumak için en azından %11 oranında faiz uygulaması gerektiğini, bankanın düşük oranda faiz uygulaması sebebiyle yaklaşık 77.000.-TL civarında nema kaybına uğradıklarını ileri sürerek, belirsiz olan alacağın şimdilik asgari 1.000 .- TL tutarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, müvekkilinin vesayet makamının talimatına uygun olarak işlem yaptığını, bu tür hesaplara uygulanacak faiz oranlarının Adalet Bakanlığı ile yapmış oldukları sözleşmeler gereğince belirlendiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların murisine ait kamulaştırma bedelinin davalı banka nezdinde depo edildiği, murisin kısıtlı olması sebebiyle depo edilen bedelin vesayet makamının talimatı üzerine üç ay vadeli mevduat hesabına aktarıldığı, vesayet hesabına uygulanan faiz oranının farklı olduğu ancak bu oranın Adalet Bakanlığı ile davalı arasında yapılan sözleşme uyarınca belirlendiği, davalı bankanın uyguladığı faiz oranının sözleşmeye uygun olduğu, davalı bankanın vesayet makamının talimatı doğrultusunda işlem yaptığı, yapılan işlemde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.