T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/278 KARAR NO:2026/443 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/172 KARAR NO:2021/751 DAVA TARİHİ:25/06/2020 KARAR TARİHİ:26/10/2021 DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:01/04/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı v…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/278 KARAR NO:2026/443 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/172 KARAR NO:2021/751 DAVA TARİHİ:25/06/2020 KARAR TARİHİ:26/10/2021 DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:01/04/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalı şirketin Antalya'da bulunan hastanesine 30/04/2017 tarihine kadar alt işveren (taşeron) olarak koruma ve güvenlik hizmeti verdiğini, davalı şirketin birikmiş güvenlik hizmet bedeli borcu olması ve ödemeleri sürekli geç yapılması nedeniyle sözleşmenin Ankara ....Noterliğinin 12/04/2017 tarih ... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile 30/04/2017 tarihi itibariyle müvekkili tarafından haklı nedenle fesih edildiğini, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin 30/04/2017 tarihi itibariyle feshi nedeniyle davalı şirketin hastanesinde çalışan müvekkili şirket personellerinin iş akitlerinin de mecburen 30/04/2017 tarihi itibariyle fesh edildiğini, bu personellere yeterli süre (8 hafta) olmadığından ihbar bildirimi yapılamadığını, ihbar bildirimi yapılamayan 5 personelin ihbar tazminatı alacağı nedeniyle müvekkili şirkete dava açtığını, müvekkili şirketin mahkeme kararı ve icra takibi sonunda ...'a 17/04/2018 tarihinde 5.981,00 TL, ...'ya 17/04/2018 tarihinde 5.950,00 TL, ...'a 18/06/2018 tarihinde 6.580,00 TL, ...'a 22/06/2018 tarihinde 6.175,00 TL, ...'a 14/01/2020 tarihinde 4.448,00 TL olmak üzere toplam 29.134,00 TL ihbar tazminatı ve yargılama gideri ödendiğini beyan ederek, ödenen bu tutarların ödeme tarihlerinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 23/01/2010 tarihli Özel Güvenlik ve Danışmanlık Hizmetleri Sözleşmesi akdedildiğini, davacı şirketin söz konusu hizmeti bünyesinde sigortalı olarak çalışan güvenlik personelleri aracılığıyla ifa ettiğini, taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmenin 4.17.maddesinde davalı şirketin çalıştırdığı personelin ihbar ve kıdem tazminatları ile sair her türlü hak ve alacaklarından sorumlu olduğuna dair hüküm yer aldığını, müvekkili şirketin almış olduğu hizmet karşılığı ödemelerini davacının ... Bankasında olan hesabına yaptığını, cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin davacı şirkete borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; "...Davacı davalı şirkete güvenlik hizmeti vermiş, davalı ise bu güvenlik hizmeti karşılığında ücret ödemiştir. Davacı sözleşmeyi haklı sebeple feshettiği, bu nedenle ihbar tazminatı ödemek zorunda kaldığı iddiasında olduğundan öncelikle taraflar arasındaki feshin haklı bir fesih olup olmadığını incelemek gerekir.TTK’nın 18. maddesinde tacir olmanın hükümleri arasında sayılan yükümlülüklerin biri de kanun hükümleri uyarınca gerekli ticari defterleri tutmaktır.Defter tutma yükümlülüğü Kanunun 64. maddesinde ayrıca düzenlenerek her tacirin, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorunda olduğu belirtilmiştir.Her iki tarafın da tacir olması nedeni ile taraf vekillerinin hazır bulunduğu ön inceleme celsesinde tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına, tarafların inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini incelemeye esas olmak üzere HMK 222 gereği sunmasına, bu süre içerisinde gereği yerine getirilmediği takdirde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının taraflara ihtarına karar verilmiş ve bilirkişi tarafından ticari defterler incelenmiştir.Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, davacı tarafın ticari defterleri ve aldırılan bilirkişi raporundan tarafların ticari defterlerinin sahipleri lehine delil vasfında olduğu, taraflar arasında güvenlik hizmetinden kaynaklanana bir alacak bulunmadığı, davanın dava dışı işçilere ödenene ihbar tazminatından kaynaklandığı görülmüştür.Davacı taraf her ne kadar birikmiş ödemelerin bulunduğunu, davalının ödemelerini geç yaptığını ifade ederek sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini ifade etmiş ise de, taraflar arasında açık cari hesap bulunduğu, davalı tarafça faturaya istinaden değil cari hesaba istinaden ödeme yaptığı, davacı tarafça ödeme alınırken herhangi bir ihtirazi kayıt konulmaksızın ödemenin kabul edildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafça davalı tarafa her ayın ilk beş günü içerisinde fatura tanzim edildiği, bu faturaların davalı tarafa tebliğ edildiği ispatlanamamıştır. Bu durumda davalının bu şekilde ifayı kabul ettiği anlaşılmaktadır. Hal böyle iken davacının haklı feshinden bahsetmek mümkün değildir.Öte yandan taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 4.17.Maddesinde davacının davalı nezdinde çalıştırdığı personelin ihbar ve kıdem tazminatlarından bizzat davacının sorumlu olduğu kararlaştırılmıştır. Anılan maddenin sözleşmenin feshi halinde de uygulanacağı yine sözleşmede yer aldığından davacının davalıdan talebi sözleşmeye de aykırılık teşkil etmektedir. Hal böyle iken davacının üzerine düşen ispat koşulunu ifa etmediği anlaşılmış davanın reddine dair verilmiştir." İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki açıklamalarını tekrar edereki sözleşmenin feshine davalı sebebiyet verdiğinden, personellere ödenen ihbar tazminatlarından da davalının sorumlu olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.Taraflar arasında 23/01/2010 tarihli Özel Güvenlik ve Danışmanlık Hizmetleri Sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmede davacı "Şirket", davalı "..." olarak anılmaktadır. Sözleşmenin konusu davalı tarafından 7 gün 24 saat süreyle silahsız her türlü koruma ve güvenlik hizmetinin sağlanması, güvenlik konularında danışmanlık hizmetlerinin sağlanması olarak belirtilmiştir. Sözleşmenin 4.maddesinde tarafların hak ve yükümlülüklerine yer verilmiş, 4.17.maddesinde; "Şirket, çalıştırdığı elemanların yürürlükteki İş Kanunu ve diğer kanunlardaki hükümler kapsamında İşverenidir. Yüklenici, elemanlarının, işyerindeki çalışmalarının sona ermesi halinde doğabilecek ihbar ve kıdem tazminatları ile sair her türlü hak ve alacakları Şirket tarafından ödenecektir. Ayrıca Şirketin çalışanı durumundaki güvenlik görevlilerinin ...'ün çalışmasını istemediği personelini değiştirilmesi veya sözleşmenin herhangi bir nedenle feshi hallerinde ya da her ne nedenle olursa olsun çalışanların işten çıkarılması vb. hallerin hepsinde dahi geçerli olmak üzere İş Hukuku ve ilgili mevzuat hükümlerinden kaynaklanan her türlü alacak ve tazminat talepleri ile her ne nam altında olursa olsun diğer alacak, tazminat, ve sair talepleri ve ayrıca zarara uğrayan 3.kişilerin bilcümle alacak, tazminat, vesair taleplerinden Şirket sorumludur..." hükmü yer almaktadır.Davacı tarafından Ankara .... Noterliğinden keşide edilen 12/04/2017 tarih ... yevmiye no'lu ihtarnamede; güvenlik hizmet bedellerinin ödenmesinde temerrüt nedeniyle sözleşmenin 30/04/2017 tarihi itibariyle fesih edildiği bildirilmiştir.Taraflar tacir olup tacirler 6102 sayılı TTK'nın 18/2. maddesi anlamında basiretli bir işadamı gibi hareket etmek zorundadırlar. Basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümü aslında objektif bir özen ölçüsü getirmekte ve tacirin ticari işletmesiyle ilgili faaliyetlerinde, kendi yetenek ve imkanlarına göre ondan beklenebilecek özeni değil, aynı ticaret dalında faaliyet gösteren tedbirli, öngörülü bir tacirden beklenen özeni göstermesinin gerekli olduğu kabul edilmektedir. Her ne kadar sözleşmenin feshine davalının sebebiyet verdiği ileri sürülmüş ise de, dosya kapsamında davalının ödemelerinde gecikme yaşandığına dair davalıya yapılan bir bildirim, ihtar olmadığı gibi sözleşme davacı tarafından feshedildiğine göre davacının basiretli tacir olarak çalıştırdığı personeller yönünden gerekli önlemleri alarak fesih işlemini gerçekleştirmesi gerektiği açıktır. Ayrıca taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 4.17.maddesine göre sözleşme kapsamında çalışan işçilerin her türlü hak ve alacaklarından davacının sorumludur. Bu nedenlerle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı tarafın istinaf talebinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davacı tarafından yatırılan 59,30 TL 'nin mahsubu ile bakiye 672,70 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 01/04/2026