7. Hukuk Dairesi 2010/842 E. , 2010/7175 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 113 ada 3 parsel sayılı 791.23 m² yüzölçümündeki taşınmaz satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak eşit paylarla davacılar ..., ... ve dava dışı ... ve ... adlarına tespit edilmiş, Terme Kadastro Mahkemesinin 16.0
**7. Hukuk Dairesi 2010/842 E. , 2010/7175 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 113 ada 3 parsel sayılı 791.23 m² yüzölçümündeki taşınmaz satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak eşit paylarla davacılar ..., ... ve dava dışı ... ve ... adlarına tespit edilmiş, Terme Kadastro Mahkemesinin 16.03.2001 tarih ve 1999/62-119 E.K. sayılı kararı ile davacılar ... ve arkadaşları adlarına yapılan tespitin iptaline ve taşınmazın tespit harici bırakılmasına ilişkin verilen karar 28.03.2002 tarihinde kesinleşmiştir. Hükme esas alınan 20.06.1977 tarihli kıyı-kenar çizgisi Samsun İdare Mahkemesinin 1999/955-2000/440 E.K. sayılı ilamı ile iptal edilmiş, idare tarafından 12.08.2004 tarihinde onaylanan yeni kıyı-kenar çizgisi belirlenmiştir. Davacı ... ve arkadaşı kesinleşen Terme Kadastro Mahkemesinin kararına dayanak olan kıyı-kenar çizgisinin iptal edildiğini öne sürerek HUMK.'un 445 maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuştur. Mahkemece yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne, ancak; davanın esastan reddine, dava konusu 113 ada 3 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişinin raporunda (A) harfi ile işaretli 21.28 m2 yüzölçümündeki bölümün 3402 Sayılı Yasanın 16.maddesi hükmü gereğince tespit dışı bırakılmasına, (B) harfi ile işaretli 769.95 m2 yüzölçümündeki bölümün ise kumluk vasfı ile aynı ada da son parsel numarası verilerek davalı hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Mahkemece HUMK'un 445/1. fıkrasının 10.bendi uyarınca davacı tarafın yargılamanın yenilenmesi talebi kabul edilerek taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünün tespit dışı bırakılmasına, (B) harfi ile gösterilen bölümün ise kumluk vasfı ile hazine adına tesciline karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Dava HUMK'un 445/10 maddesi hükmüne dayanan yargılamanın yenilenmesi isteğine ilişkindir. Bilindiği gibi olağanüstü bir kanun yolu olan yargılamanın yenilenmesi nedenleri Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 445.maddesinde sınırlı bir biçimde açıklanmış bulunmaktadır. Sözü geçen maddenin bu dava ile ilgili 10. bendindeki düzenleme ile tarafları, sebebi ve konusu aynı olan bir dava hakkında verilen hükme aykırı yeni bir hüküm verilmesine sebep bulunmadığı halde, aynı veya başka bir mahkeme tarafından önceki hükme aykırı ikinci bir hüküm verilmiş ve her iki hükmün kesinleşmiş olması yargılamanın yenilenmesi sebebi sayılmıştır. Demek oluyor ki tarafları, sebebi ve konusu aynı olan bir dava hakkında birbirine aykırı kesinleşmiş iki hüküm bulunması halinde, yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilebilir. Bu açıklamaların ışığı altında somut olay incelendiğinde ilk önce hazine ile iade-i muhakeme isteyenler arasında kıyı-kenar çizgisinin de tartışıldığı kadastro davasının görüldüğü ve anılan davada 1977 tarihinde onaylı kıyı-kenar çizgisi esas alınmak suretiyle taşınmazın tespit dışı bırakılmasına karar verildiği görülmektedir. Kadastro davası, dava konusu taşınmazın tespit günü itibariyle mülkiyet durumunun tespitine ilişkindir. Taşınmazın tamamının tespit dışı bırakılmasına esas olan kıyı-kenar çizgisi bilahere Samsun İdare Mahkemesi kararı ile iptal edilmiş ve iptal kararı üzerine idarece yeniden belirlenen kıyı kenar çizgisi 12.8.2004 tarihinde onaylanmıştır. Söz konusu bu kıyı kenar çizgisi esas alındığında, taşınmazın bir bölümü kıyı kenar çizgisi dışında kalmaktadır. Samsun İdare Mahkemesinin iptal kararı taşınmazın tesciline ilişkin olmayıp Kadastro Mahkemesi kararına esas alınan kıyı kenar çizgisinin iptaline ilişkindir. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular karşısında olayda HUMK'un 445/10.maddesi koşullarının gerçekleştiğinden söz edilemez. Hal böyle olunca iade-i muhakeme davasının mesmu olmadığından reddine karar verilmesi gerekirken esastan reddine karar verilmesi isabetsiz davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacılar ... ve ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililerine iadesine, 13.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.