10. Ceza Dairesi 2022/893 E. , 2022/11439 K. Adalet Bakanlığı'nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki İzmir 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/03/2021 tarihli ve 2019/674 esas, 2021/204 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 06/01/2022 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: A-)Konuyla İlgili Bilgiler: 1- Sanık …
**10. Ceza Dairesi 2022/893 E. , 2022/11439 K.** **"İçtihat Metni"** Adalet Bakanlığı'nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki İzmir 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/03/2021 tarihli ve 2019/674 esas, 2021/204 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 06/01/2022 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: A-)Konuyla İlgili Bilgiler: 1- Sanık ... hakkında, 12/09/2013 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 10/10/2013 tarihli ve 2013/93874 soruşturma, 2013/35237 esas, 2013/15348 sayılı iddianamesi ile İzmir 22. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 2- İzmir 22.Sulh Ceza Mahkemesinin 06/03/2014 tarihli ve 2013/817 esas, 2014/259 sayılı kararı ile, sanık hakkında 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi gereğince denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, 3- Siirt Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce tedbire uymadığının bildirilmesi üzerine İzmir 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/12/2014 tarihli ve 2014/616 esas, 2014/301 sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince 7.300,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın Cumhuriyet savcısı tarafından sanık lehine temyiz edildiği, 4- Dairemizin 01/11/2019 tarihli ve 2019/2235 esas, 2019/6919 sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmesinden sonra, İzmir 43. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 09/03/2021 tarihli ve 2019/674 esas, 2021/204 sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 251/3-son cümle, TCK’nın 50/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 5.400,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyiz edilmeden kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B-)Kanun Yararına Bozma İstemi: Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında; “Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık ... hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair İzmir 22. Sulh Ceza Mahkemesinin 06/03/2014 tarihli ve 2013/817 esas, 2014/259 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirlerine uymadığının bildirilmesi üzerine yapılan yargılama sonunda, 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 7.300,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair İzmir 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/12/2014 tarihli ve 2014/616 esas, 2014/301 sayılı kararının, denetimli serbestlik tedbiri uygulanması aşamasında sanığa yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığından bahisle sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin devamına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 01/11/2019 tarihli ve 2019/2235 esas, 2019/6919 karar sayılı ilamı ile bozulmasını müteakip, yeniden yapılan yargılama sonucu sanığın 5237 sayılı Kanun'nun 191/1, 52/2 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3-son maddeleri uyarınca 5.400,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair İzmir 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/03/2021 tarihli ve 2019/674 esas, 2021/204 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair İzmir 22. Sulh Ceza Mahkemesinin 06/03/2014 tarihli kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın Ankara 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunması nedeniyle, anılan kararın infazı için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, adı geçen Müdürlüğün 12/06/2014 tarihli ve 2014/2578 sayılı yazısı ekinde bulunan dilekçesi ile sanığın, ikamet adresi olan "Dondurmacı Yokuşu No:13 Basmane-İzmir" adresinde infazının yapılmasını talep etmesi üzerine, denetim dosyasının Ankara Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 13/06/2014 tarihli ve 2014/4872 sayılı yazısı ile İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesini takiben, bu kez adı geçen Müdürlükçe sanığın mernis adresinin "Kooperatif M. ... ... C. N. 49 İç Kapı No:9 Merkez/Siirt" olduğu gerekçesiyle, söz konusu dosyanın Siirt Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi sonrasında, bahsi geçen Müdürlük tarafından sanığın belirtilen mernis adresine çıkartılan ve 23/09/2014 tarihinde, muhatabın hangi gerekçe ile adreste bulunamadığı yazılmaksızın, birlikte oturduğu kızına verilmek suretiyle tebliğ edilen çağrı yazısını müteakip, sanığın süresinde müracaat etmemesi üzerine, dosyanın kapatılarak ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulduğu anlaşılmakta ise de, Sanığın Ankara Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 13/06/2014 tarihli yazısı ekindeki dilekçesi ile beyan ettiği bilinen "Dondurmacı Yokuşu No:13 Basmane-İzmir" ikamet adresinde denetimin infazını talep etmesine rağmen, sanığın mernis adresinin Siirt ilinde olduğu gerekçesiyle denetim dosyasının, Siirt Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi hatalı olduğu gibi, adı geçen Müdürlük tarafından 10/09/2014 tarihli ve 2014/314 sayılı çağrı yazısının öncelikle, sanığın bilinen adresi yerine, doğrudan mernis adresine tebliğe çıkartılmasının da usulüne uygun olmadığı, son olarak mernis adresine tebliğe ilişkin 23/09/2014 tarihli tebliğ mazbatası incelendiğinde, sanığın adreste bulunamamasının sebebinin net olarak yazılmaması nedeniyle de söz konusu tebligatın yine usulüne uygun olmadığı, bu halde sanığın denetimli serbestlik tedbirlerine uymadığının kabul edilemeyeceği, kovuşturma şartı bulunmadığından bahisle de kamu davasının durmasına, sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanmasının devamına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek İzmir 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/03/2021 tarihli ve 2019/674 esas, 2021/204 sayılı kararının 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması istenilmiştir. C-) Konunun Değerlendirilmesi: Sanık ... hakkında, 12/09/2013 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 10/10/2013 tarihli ve 2013/93874 soruşturma, 2013/35237 esas, 2013/15348 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/2. maddesi gereğince denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair İzmir 22. Sulh Ceza Mahkemesinin 06/03/2014 tarihli ve 2013/817 esas, 2014/259 sayılı kararının kesinleşmesini takiben, sanığın denetimli serbestlik tedbirlerine uymadığının bildirilmesi üzerine İzmir 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/12/2014 tarihli ve 2014/616 esas, 2014/301 sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 7.300,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyizi üzerine Dairemizin 01/11/2019 tarihli ve 2019/2235 esas, 2019/6919 karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, yeniden yapılan yargılama sonucunda İzmir 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/03/2021 tarihli ve 2019/674 esas, 2021/204 sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'nun 191/1, 50/1-a, 52/2 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3-son maddeleri uyarınca 5.400,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anlaşılmıştır. Dosya kapsamına göre, sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair İzmir 22. Sulh Ceza Mahkemesinin 06/03/2014 tarihli kararının kesinleşmesinden sonra, sanığın Ankara 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunması nedeniyle, kararın infazı için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, Müdürlüğün 12/06/2014 tarihli ve 2014/2578 sayılı yazısı ekinde bulunan dilekçesi ile sanığın, ikamet adresi olan "Dondurmacı Yokuşu No:13 Basmane-İzmir" adresinde infazının yapılmasını talep etmesi üzerine, denetim dosyasının Ankara Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 13/06/2014 tarihli ve 2014/4872 sayılı yazısı ile İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesini takiben, bu kez Müdürlükçe sanığın MERNİS adresinin "Kooperatif M. ... ... C. N. 49 İç Kapı No:9 Merkez/Siirt" olduğu gerekçesiyle, dosyanın Siirt Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi sonrasında, Müdürlük tarafından sanığın MERNİS adresine çıkartılan ve 23/09/2014 tarihinde, muhatabın hangi gerekçe ile adreste bulunamadığı yazılmaksızın tebliğ edilen çağrı yazısından sonra sanığın süresinde başvurmaması üzerine, dosya kapatılarak Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulmuş ise de; Sanığın Ankara Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 13/06/2014 tarihli yazısı ekindeki dilekçesi ile beyan ettiği bilinen "Dondurmacı Yokuşu No:13 Basmane-İzmir" ikamet adresinde denetimin infazını talep etmesine rağmen, sanığın MERNİS adresinin Siirt ilinde olduğu gerekçesiyle denetim dosyasının Siirt Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi hatalı olduğu gibi, Müdürlük tarafından 10/09/2014 tarihli ve 2014/314 sayılı çağrı yazısının öncelikle, sanığın bilinen adresi yerine, doğrudan MERNİS adresine tebliğe çıkartılarak tebliğ mazbatasında sanığın adreste bulunamamasının sebebinin yazılmaması nedeniyle tebligatın usulüne uygun olmadığı, bu halde sanığın denetimli serbestlik tedbirlerine uymadığının kabul edilemeyeceği, kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından; mahkemece kamu davasının durmasına ve sanık hakkındaki denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasının devamına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. D-)Karar: Açıklanan nedenlerle; kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı CMK’nın 223/8-2. cümlesi uyarınca “kamu davasının durmasına” ve “denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın infazının sonucunun beklenilmesi için İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan, İzmir 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/03/2021 tarihli ve 2019/674 esas, 2021/204 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı'na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 09/11/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.