T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/348 - 2026/354 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/348 KARAR NO : 2026/354 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 02/11/2023 NUMARASI : 2023/16 E. - 2023/403 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 2…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/348 - 2026/354 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/348 KARAR NO : 2026/354 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 02/11/2023 NUMARASI : 2023/16 E. - 2023/403 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/11/2023 tarih ve 2023/16 E. - 2023/403 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış "..." markalarının sahibi olduğunu, bunun yanında tanınmışlık ve ayırt edicilik kazandırılmış "..." markalarının da bulunduğunu, davalının 08/09/2021 tarihinde gerçekleştirdiği 30,35 ve 43.sınıf mal ve hizmetleri kapsayan 2021/124986 sayılı “...” ibareli marka başvurusunun, müvekkilinin markaları ile SMK'nın 6/1.maddesi anlamında benzer olduğunu, aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, dava konusu markanın tescilinin müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markalarından haksız yarar sağlanmasına neden olacağını, davalının müvekkilinin tanınmış markalarının varlığından haberdar olmadığı düşünülemeyeceğinden dava konusu marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığını, müvekkilinin, davalının marka başvurusuna itirazlarını reddeden dava konusu YİDK kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK'nın 2022-M-15409 sayılı YİDK kararının 30. sınıfın tamamı ile 35.sınıf içerisinde yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için mallarının bir araya getirilmesi hizmetler” sınıfının altında mevcut 30. sınıfın tamamı ve 43.sınıfta yer alan “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” yönünden iptali ile 2021/124986 numaralı “...” ibareli marka başvurusunun tescil edilmesi halinde anılan sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, markalardaki ortak olmayan unsurlar birbirlerine benzemediklerinden, markaların bütün olarak ortaya çıkardıkları izlenimin tamamen farklı olduğunu, başvuru markasında zayıf, ayırt ediciliği düşük "..." ibaresinin tek başına kullanılmadığını, ayırt ediciliğin sağlandığını, Kurum kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket tarafından davaya cevap verilmemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu markanın kapsamındaki dava konusu mallar/hizmetlerin davacının redde gerekçe markalarının kapsamında aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olarak yer aldığı, ancak dava konusu marka başvurusu ile davacı markaları arasında marka işaretleri bakımından benzerlik olmadığı gibi karıştırılma ihtimalinin de bulunmadığı, davacının tanınmışlık ve kötü niyet itirazlarının da yerinde olmadığı, TÜRKPATENT 2022-M-15409 sayılı YİDK Kararı’nın hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin "..." ibareli markaları ile davalı Şirket'in "..." ibareli markası arasında SMK'nın 6/1.maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, "..." ibareli markalarının ayırt ediciliğinin zayıf olduğunun kabul edilemeyeceğini, "..." ibareli markaların tanınmışlık ve ayırt edicilik vasfı kazanarak müvekkili ile özdeş hale geldiğini, uyuşmazlık konusu gıda ile ilgili mal ve hizmetlerin tüketici kitlesinin dikkat düzeyinin düşük olduğunu, bu durumun karıştırılma ihtimalini arttırdığını, başvuru markasının müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlanmasına neden olduğunu, basiretli davranma yükümlülüğü altında bulunan davalının, müvekkilinin tanınmış "..." markalarından haberdan olmadığının düşünülemeyeceğini, marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE :Dava, YİDK marka kararının iptali ile hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirleneceği, dava konusu "...+şekil" ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira başvuru markasının bütünsel bir algı oluşturduğu, vurgunun"..." ibaresi üzerinde toplanmadığı ve "..." ibaresinin öne çıkarılmadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2022 tarih ve 2021/1685 E.-2022/6319 K. sayılı ilamında "..." ibaresinin sağlıklı, zinde, formda, uygun vs. anlamlarına geldiğinin ve gıda maddeleri yönünden ayırt ediciliğinin düşük olduğunun, dolayısıyla koruma düzeyinin de düşük tutulması gerektiğinin belirtildiği, açıklanan nedenlerle dava konusu başvurunun davacının seri markalarından biri olarak algılanmayacağı, tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından davacı markalarının ayırt edicilik kazanmış ve tanınmış olmasının dava konusu markanın tesciline engel oluşturmadığı, kötüniyet iddiasının ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/02/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.