T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/796 - 2026/102 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/796 KARAR NO : 2026/102 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/03/2021 NUMARASI : 2020/16 E. - 2021/86 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince v…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/796 - 2026/102 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/796 KARAR NO : 2026/102 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/03/2021 NUMARASI : 2020/16 E. - 2021/86 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/03/2021 tarih ve 2020/16 E. - 2021/86 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, dava konusu markanın müvekkilinin geçmişten beri ürettiği bir ürüne ait şekil markası olduğunu, markanın ayırt edici unsurlarının bulunduğunu, aynı şekil unsurlarını barındıran 2015/106963 sayılı “...” ibareli markasının tescile sahip olduğunu, davaya konu olan markada da aynı şekil unsurunun değiştirilmeksizin yer aldığını bu sebeple, başvuru konusu şeklin ortalama tüketici nezdinde sıradan bir çikolata veya çikolatalı gofret ambalajı şeklinde algılanacağı ve başvurunun bu haliyle ayırt etme işlevini yerine getirmeyeceği yönünde alınan kararın yerinde olmadığını ileri sürerek 2019-M-9244 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, "Şekil" ibareli başvuru markasının kapsamında yer mallar açısından ayırt ediciliğinin bulunduğu, nitekim bilirkişi raporunda bu hususun "Dava konusu markaya gelince, 2018/119461 sayılı şekil marka başvurusunun şekli unsurlarının oldukça iyi ifade edildiği ve ürünü tüketiciye iyi anlattığı, sadece renklerle değil şekillerle de bunu anlamlandırdığı açıkça görülmektedir. Zira, davacı firmanın dava dilekçesinde de belirttiği aynı şekli unsurları bir de yazılı ibareli markası ve aynı sınıflar ile tescil altına aldığı 2015/106963 sayılı marka tesciline ait görselden de anlaşılmaktadır.Dava konusu 2018/119461 sayılı şekil marka başvurusunun ise, sadece herhangi bir yazı unsuru içermeyen şekil ibaresi olduğu düşünüldüğünde ve bu şekliyle, yıllardır piyasada satışının yapıldığı göz önüne alındığında, tüketicinin zaten bu ürünü ve ambalajını ve hatta şekli unsurlarını tanıyıp satın aldığını varsaydığımızda, dava konusu 2018/119461 sayılı şekil marka başvurusunun 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu’nun ilgili maddesi 5-(1-b) hükmünün aksine, ayırt edici özellik taşıdığı ve bu şekliyle marka olma vasfına da haiz olduğu " şeklinde izah edildiği, YİDK tarafından davaya konu marka başvurusunun SMK 5/1-b kapsamında ayırt edicilik niteliği taşımadığı tespitinin yerinde ve doğru olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 2019-M-9244 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretlerin marka olarak tescil edilebilmesinin mümkün olmadığını, başvuruya konu şeklin sıradan bir ambalaj olduğunu, soyut ayırt ediciliğe sahip olmadığı gibi tescile konu mal ve hizmetleri diğer teşebbüslerin mal ve hizmetlerinden ayırt edecek özelliğe de sahip bulunmadığını, YİDK kararının yerinde olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararı iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının dava konusu "Şekil" başvuru markasının, kapsamında yer mallar açısından ortalama tüketici kitlesi nazarında marka olarak algılanacağı, bir ticari işletmenin mallarını tanıtan ve diğer işletmelerin aynı tür mallarından ayırt edilmesini sağlayacak şekilde ayırt ediciliğinin bulunduğu, dava konusu 2018/119461 sayılı "şekil" marka başvurusunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 5/1-b hükmünün aksine, ayırt edici özellik taşıdığı ve bu şekliyle marka olma vasfını da sahip olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/01/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.