T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO :2023/1785 Esas KARAR NO:2026/92 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI:2021/360 Esas - 2023/506 TARİH:23/06/2023 DAVA :Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:22/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulm…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO :2023/1785 Esas KARAR NO:2026/92 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI:2021/360 Esas - 2023/506 TARİH:23/06/2023 DAVA :Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:22/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'nin toptan ayakkabı satış işi ile ticari faaliyetler gösteren bir şirket olduğu , davalı ...'nin ayakkabı imalatı, aparat ve taban vb. malzeme satışı yapan bir şirket olduğu, taraflar arasında mutabakat oluşturulduğu, malzemeler için verilen çeklerin tahsil edilmesine rağmen karşılık olan malzemelerin şirkete verilmediği, teminat adı altında yazısız ve imzasız boş çek yapraklarının daha sonra doldurulmak ve imzalanmak suretiyle icra takibine koyulduğu, İstanbul 27. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına konu ... A.Ş. ... Şubesi'ne ait ... seri nolu 31/01/2019 tarih ve 40.000,00-TL bedelli çek, İstanbul 27. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına konu ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait ... seri nolu 20/02/2019 tarih ve 25.000,00-TL bedelli çeklere ilişkin davalıdan bir mal alınmadığı, taraf defterleri ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması ile borçlarının olmadıklarının tespitini, icra takiplerinin ve takibe dayanak çeklerin iptalini talep ettikleri, söz konusu çeklerdeki imzaların şirket yetkililerine ait olmadığı, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu ve başkaca verdiği çekler sebebiyle kendisine karşı yapılan icra takipleri sonrası ve icra ceza şikayetlerinden ceza alması gündeme gelince bu cezaları engellemek ve zaman kazanmak için dava açtığını, borca konu ödenmeyen çeklerden bir kısmını müvekkili şirket yetkilisinin davacı şirket yetkilisinden elden bizzat teslim aldığını, müvekkili şirketlin davacıya fatura karşılığı 2016 yılında mal satmaya başladığı ve cari hesap tutulduğunu, 2018 yılına kadar devam eden alışverişin, davacının borçlarını ve çeklerini ödememesi nedeniyle durdurulduğunu, müvekkilinin ayrıca davacının bir adet çekini de piyasada iş yaptığı ...Ayakkabı-...'dan ciro yoluyla aldığını bu çekin de ödenmediğini, bu çekin de dava konusu icra takibi ile takibe konulduğunu, ticari defter ve vergi dairesi ba/bs formlarının incelenmesi gerektiğini, davacının müvekkili şirketin muhasebesini ve çalışanlarını yanıltarak teminat adı altında kendi şirketinden yazısız, imzasız boş çek alındığını söylediğini, bu beyanın doğru olmadığını, davaya konu çekler ve icra takipleri haricinde davacıya yapılan icra takiplerinin İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile takibi, İstanbul 27. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takibi olduğunu, davacı hakkında yaptıkları araştırmada davacının çekte bulunan imza ile aynı olan imzaları başka resmi ve noter onaylı belgelere, çeklere de attığının görüldüğünü, bu belgelerin bir kısmı ekte sunulmuş imza incelemesi için imza örneklerinin asıllarının celbedilmesini talep ettiklerini, bu imzalar ile davacının çekteki imzası incelenirse birçok resmi belgede aynı imza olduğunu görüleceğini beyanla, haksız ve kötü niyetli davanın reddine, davacının kötü niyetli olması sebebi ile % 20’den az olmamak üzere müvekkile kötü niyet tazminatı ödemesine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 23/06/2023 tarih ve 2021/360 Esas - 2023/506 sayılı kararında; "Davanın; 68.815,88 TL alacağa ilişkin İstanbul 27. İcra Dairesinin ..., ... sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan menfi tespit (imza inkarına dayalı) talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Davacı vekili, taraf ticari delter ve kayıtları, bilirkişi incelemesi, mevzuat ve yasa maddeleri, icra takip dosyaları, tanık vs. her türlü delile dayanmıştır.Davaya dayanak İstanbul 27. İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı takip dosyasında; alacaklı ... tarafından borçlu ... - aleyhine 37.970,00 TL asıl alacak, 3,797,00 TL çek tazminatı, 689,70 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 42.456,70 TL alacağın tahsili için 04/02/2019 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus takibe girişildiği, anlaşılmıştır.Davaya dayanak İstanbul 27. İcra Müdürlüğü'nün... sayılı takip dosyasında; alacaklı ... tarafından borçlu ... ve ... aleyhine 22.970,00 TL asıl alacak, 2.297,00TL çek tazminatı, 1.092,18 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 26.359,18 TL alacağın tahsili için 20/05/2019 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus takibe girişildiği, anlaşılmıştır.İmza incelemesi için bilirkişiden rapor alınmış 28/07/2022 tarihli bilirkişi kök raporunu özetle; İnceleme konusu; ... Bankası A.Ş.'nin... Şubesi'nin ... çek nolu, keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 31.01.2019, miktarı 40.000-TL olan çekinde .... Şti.'ne atfen atılmış keşideci imzasının ...'nın eli ürünü olduğu,08/05/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;İnceleme konusu; ... Bankası A.Ş.'nin... Şubesi'nin ... çek nolu, keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 20.02.2019, miktarı 25.000-TL olan çekinde .... Şti.'ne atfen atılmış keşideci imzasının ..."ı ürünü olduğu, hususu tespit ve rapor edilmiştir.Taraflarca bildirilen deliller toplanmış ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan bilirkişi raporu gerekçeli, denetime elverişli ve hüküm vermek için yeterli kabul edilmiş olup, usul ekonomisi gereği başkaca araştırma yapılmasına gerek görülmemiştir.Mahkememizce yapılan yargılama, tarafların beyanları, icra dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre ; davacı aleyhine icra dosyasında davalı/ alacaklı tarafından, borçlu / davacı olan, 20/02/2019 tarih 25.000,00 TL bedelli 31/01/2019 tarihli 40.000,00 tL bedelli çekler nedeniyle kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapıldığı, davacının çekteki imzasına itiraz ettiği ve imza sahteciliğine dayalı olarak bu davayı açtığı, mahkememizce aldırılan 28/07/2022-08/05/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre çeklerdeki .... Şti.'ne atfen atılmış imzanın keşideci imzasının ..."ı ürünü olduğu hususunun tespit ve rapor edilmiş olmakla denetlemeye ve hükme elverişli bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, '' 1-Davacının davasının REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin toptan ayakkabı satışı işi ile ticari alanda faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, davalı tacir ile davacı müvekkili arasında ticari ilişki oluşturulmak istenmişse de bu ticari ilişkiye konu malların verileceğinden bahisle davalının, müvekkili Şirket'in muhasebesini yanıltarak teminat adı altında aldığı yazısız ve imzasız boş çek yapraklarını daha sonra doldurup imzaladığını ve devamında ise bu çekleri haksız olarak icra takibine konu ettiğini,Bu çeklerden birinin İstanbul 27. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı haksız icra takibine konu; ... A.Ş. ... Şubesi'ne ait ... seri nolu 31.01.2019 ve 40.000,00 TL bedelli, bu çeklerden diğeri ise İstanbul 27. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı haksız icra takibine konu; ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait ... seri nolu 20.02.2019 tarih ve 25.000,00 TL bedelli çekler olduğunu,Bilgileri arz olunan çekler karşılığında herhangi bir mal alınmamış olmasına, haksız icra takibine konu edilen çekler karşılığında bir mal teslimine dair herhangi bir fatura veya belge ibraz edilmemesine karşılık davalı taraf alacaklı olmadıkları, ticari sebebe dayalı olarak ilişkilendiremedikleri mesnetsiz bir iddia ile arz olunan çekler ile haksız icra takipleri başlattığını,Haksız icra takibine konu çeklerin müvekkili Şirket yetkilisi tarafından hiçbir zaman imzalanmadığını ve bu bakımdan da hiçbir zaman geçerlilik kazanmadığını; bu haksız takiplerin ardından müvekkilin İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan davasında kendisinden imza örnekleri alındığını ve sunulan deliller doğrultusunda da bilirkişi incelemesi yapıldığını, bilirkişi raporu hatalı olup bu rapora karşı itirazları değerlendirilmeksizi mahkemece eksik ve hatalı bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporundaki yetersiz teknik donanım ile yapılan inceleme ve değerlendirmelerin eksik ve hatalı olduğunu, ilgili çekler bakımından detaylı inceleme yapabilmek adına; farklı ışık kaynakları içeren cihazlar, elektrostatik iz belirleme cihazları, kromatografi yöntemiyle mürekkep iz analiz metotları kullanılmadığını; ayrıca hiçbir kuşkuya yer vermeden gerekli incelemelerin yapılması ve tespiti bakımından Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'de grafolojik inceleme yapılması yönündeki taleplerinin Mahkemece gerekçesiz olarak kabul görmediğini,Yerel Mahkeme'nin haksız ve hukuka aykırı kararının eksik incelemeyle tesis edildiğini; Mahkemece 23.06.2023 tarihli haksız kararda her ne kadar taraflarca bildirilen delillerin toplanıldığını ifade edilmiş ise de, yargılamanın her aşamasında davaya konu çeklerin karşılığı olan mal alımının gerçekleşmediği, müvekkili Şirketin davalı tarafa hiçbir borcu olmadığı hususlarının ortaya çıkması bakımından ticari defter ve belgelerin incelenmesi talebinde bulunulduğunu, dava dilekçesinde yer alan taraflar arasında mal teslimi yapılmadığına ilişkin beyanları göz ardı edilerek bu hususa ilişkin herhangi bir inceleme yapılmaksızın yalnızca hatalı bilirkişi raporunda yer alan imza incelemesi ile yetinilerek hatalı ve eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, davalı tarafın da davaya cevap dilekçesinde öne sürdüğü iddiaları bakımından tarafların defter incelemesi ve vergi dairesine sundukları BA/BS formlarının istenerek incelenmesi sonucu ortaya çıkacağını beyan ettiğini ancak yerel mahkemece tarafların defter ve kayıtlarının incelenmesi hiçbir gerekçe gösterilmeden yapılmadığını,Mahkemece dava dilekçelerinde yer alan bir kısım beyanlarının hiçbir değerlendirme ve incelemeye tabi tutulmadığını yetersiz ve hatalı bilirkişi raporuna dayanarak ve dava dilekçesinde yer alan beyan ve talepler değerlendirilmeksizin eksik inceleme ile kurulan Yerel Mahkeme kararının istinaf yolu ile ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, İleri sürerek, arz ve izah edilen nedenlerle; Yerel Mahkeme'nin 2021/360 Esas, 2023/506 Karar sayılı ve 23.06.2023 tarihli haksız ve hukuka aykırı kararının kaldırılmasını ve istinaf gerekçeleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; İİK'nun 72 maddesi kapsamında takipten sonra ikame edilmiş menfi tespit davası; İstanbul 27. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı kambiyo takibi ile, İstanbul 27. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı kambiyo takibine konu çeklerden ötürü davalıya borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; dava konusu çeklerin bedelsiz olduğu yönündeki iddialarının değerlendirilmediği, imza incelemesine yönelik bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların dikkate alınmadığı yönündedir. Mahkemece dava konusu takip dosyaları ve her iki takibe dayanak ... numaralı 31/01/2019 keşide tarihli 40.000,00 TL bedelli, ... seri nolu 20/02/2019 keşide tarihli 25.000,00-TL bedelli iki adet çek aslı dosya arasına alınmış, davacı şirket yetkilisinin çeklerin keşide tarihine yakın tarihte tanzim edilmiş medar-ı tatbik ıslak imzasını içerir belge asılları ve bir başka yargılamada icra hukuk mahkemesi nezdinde huzurda alınmış imza örnekleri celbedilmiş, akabinde dosya bilirkişiye tevdii edilerek, çekler altındaki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisi eli ürünü olup olmadığı hususunda kök ve ek rapor alınarak tahkikat bitirilmiş, dava konusu çeklerde yer alan keşideci imzasının davacı şirket yetkilisi eli ürünü olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş olup, mahkemece imza inkarı nedeniyle HMK'nun 211 maddesinde düzenlenen usule uygun şekilde toplanan belgelere dayalı gerçekleştirilen imza incelemesi sonucu alınan rapora yönelik davacının soyut itirazlarına itibar edilmemiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacının imza incelemesine yönelik bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediği yönündeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Dava konusu çeklerden ... numaralı 20/02/2019 keşide tarihli ve 25.000,00-TL bedelli çek incelendiğinde, keşidecisinin davacı, lehdarının dava dışı ... - ...olduğu, davalının ise çeki lehdardan ciro yolu ile devraldığı, bu çek bakımından keşideci davacının lehdar ile arasındaki temel ilişkiye dayalı şahsi def'ileri davalıya karşı ileri süremeyeceği, bu çekin bedelsizliğine yönelik defter incelemesi yapılması gerektiğine dair istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Dava konusu çeklerden ... seri nolu 31/01/2019 keşide tarihli 40.000,00-TL bedelli çekte ise davacının keşideci davalının lehdar olduğu, çekin ibrazında, banka yasal sorumluluk bedeli harici kısmının karşılıksız çıktığı, davalının da karşılıksız çıkan kısım için kambiyo takibi başlattığı anlaşılmıştır. Çek bir ödeme aracı olup, somut olayda mezkur çekin avans veya teminat niteliğinde olduğunu yazılı delil ile ispat yükü bunu iddia eden davacı üzerindedir. Davacı tarafından davalı lehine oluşan bu karinenin aksini ispat eder yazılı delil sunulmamış olup, kambiyo senetlerinin ticari defterlere kaydedilmesi zorunluluğu bulunmaması karşısında, davacının taraf defterlerinin incelenmediği yönündeki istinaf sebebi sonuca etkili görülmemiştir (bkz. Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2025/338 esas, 2025/5452 karar sayılı, 17/09/2025 tarihli ilamı). Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine dair verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 22/01/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.