T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1020 KARAR NO : 2025/1866 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/09/2021 NUMARASI : 2020/594 Esas - 2021/656 Karar DAVA: İtirazın iptali (Satım sözleşmesinden kaynaklı) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1020 KARAR NO : 2025/1866 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/09/2021 NUMARASI : 2020/594 Esas - 2021/656 Karar DAVA: İtirazın iptali (Satım sözleşmesinden kaynaklı) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilice davalı adına düzenlenen fatura borcunun ödenmemesi üzerine 94.092,14 TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla 16.12.2019 tarihinde İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacının ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi raporunda; davacının ticari defterlerine göre cari hesaba konu ettiği faturaların defterlerinde kayıtlı olduğunu, takip tarihi itibariyle davacının davalı yandan 94.092,14 TL cari hesap bakiyesi alacaklı olduğu, davacı tarafından davalı adına tanzim edilen faturaların bedeli ödenmemiş (açık fatura) şeklinde usulüne uygun olarak düzenlendiği, faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturaların davalı yana ne şekilde tebliğ edildiği ve söz konusu irsaliyelerde malları teslim eden ve alan kısmında ismin bulunmaması, ticari defterlerdeki kayıtların bu haliyle davacının cari hesap konusu faturaların içeriği malları davalıya teslim ettiğini ispat için yeterli delil niteliğinin bulunmadığı, davacının tek taraflı iade faturası düzenleyerek malların teslim edildiği iddiasını ispat edemediği anlaşıldığından düzenlenen bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmış ve ayrıca mevcut delil durumuna göre yapılan incelemede de davacı tarafın alacağının var olduğuna dair ispata yarar bir delil ibraz edilmediği anlaşılmakla, ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve yine 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesi 11.fıkrasında yer alan 'taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmez.' düzenlemesi gereğince dosyada bulunan arabuluculuk son tutanağın incelemesinde davalı tarafın mazeret göstermeksizin arabuluculuk görüşmesine katılmadığı anlaşıldığı..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davaya konu faturalar nedeniyle alacaklı olduğunun mahkemece alınan raporda belirlendiğini, faturaların müvekkilinin ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, davalının ödemeye ilişkin bir kanıt sunmadığı gibi sunulması zorunlu olan ticari defterleri de sunmadığını, müvekkilinin alacağının kanıtlanması için davalının ticari defterlerinin sunulmasının zorunlu olduğunu, davalının kötü niyetli olarak ticari defterlerini sunmaması nedeniyle, Şişli Vergi Dairesine yeniden müzekkere yazılarak, davalının dosyaya gönderdiği gelir beyannamesi dışında dosyaya gönderilmemiş olan dava konusu fatura dönemlerine ilişkin, tüm belgelerin ve müvekkilden mal alınıp alınmadığının ispatına yarayacak olan '2019 yılı KDV 2 beyannamelerinin ve eklerinin celbinin istenmesine karşın bu talebin de yerine getirilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, satım sözlemesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı, davalıya satarak teslim ettiği fatura bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptalini istemiştir. Davalı ise cevap dilekçesi için belirlenen süreden sonra sunduğu beyan dilekçesinde, davacının düzenlediği faturalardan haberi olmadığını, işletmenin ...tarafından işletildiğini, faturalara ilişkin irsaliye bulunmadığından imzalanmadığını savunmuştur.İlk derece mahkemesince tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ve ibraz edilen davacının ticari defterleri incelenerek rapor düzenlenmiştir. Davacı tarafından sunulan irsaliyeli faturalarda teslim alan imzası bulunmamaktadır. Tek başına fatura düzenlenerek bunların davacının ticari defterlerine kayıt edilmesi alacağın varlığı için yeterli değildir. Satım konusu emtianın usulüne uygun şekilde teslim edildiğini ve satım bedelinin ödenmediğinin davacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Satım sözlemesinde kural olarak emtianın alıcıya/davalıya teslim edildiğini satıcı kanıtlamalıdır. Mahkemece yapılan incelemede, davalının ticari defterlerini ibraz etmediği ve satıma konu irsaliyeli faturalarda davalının imzasının bulunmadığı anlaşılmıştı.Davalının işletme esasına göre defter tutmakla birlikte 2017 yılı için alım ve elde edilen hasılatının esnaf sınırının aşılması için VUK'nun 177.maddesinde belirlenen sınırın üzerinde olması nedeniyle davaya ticaret mahkemesince bakılması yerindedir. Davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması, emtianın davalı tarafından teslim alındığı şeklinde değerlendirilemez. Aksine satıcı emtiayı teslim ettiğini usulüne uygun delillerle kanıtlamalıdır. Davacı, tarafların ticari defterlerine dayanmakla, ticari defterlerdeki kayıtların dayanaklarına da delil olarak dayanmıştır. Bu itibarla, satım konusu faturaların davalı tarafından kabul edilip ilgili vergi dairesine BA formuyla veya faaliyetin büyüklüğü itibariyle KDV beyannamesi ile bu faturaların ilgili vergi dairesine verilip verilmediğinin araştırılması gerekmektedir. Yapılacak araştırmada, malı temsil eden ve mal ile birlikte gönderilen faturaların davalı tarafından kabul edilerek ilgili vergi dairesine bildirildiğinin tespiti halinde, bu durumun teslim olgusuna etkisinin değerlendirilmesi gerekecektir. Mahkemece, davacının dayandığı bu deliller toplanmadan ve dava dilekçesinde yemin delili de bulunduğu değerlendirilmeden uyuşmazlığın esasına etki edecek önemli delillerin toplanmadan, davanın reddine karar verilmesi hatalı olduğundan ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR :Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafça yatırılan istinaf peşin karar harçlarının, talepleri hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,4-Kaldırılan kararın icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine, 5-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden verilecek hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 27.11.2025 KANUN YOLU:HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.