7. Hukuk Dairesi 2011/6927 E. , 2012/5235 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 104 ada 3 parsel sayılı 23912,42 m² yüzölçümündeki taşınmaz, malikinin bilinemediğinden söz edilerek tarla niteliğiyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kaza…
**7. Hukuk Dairesi 2011/6927 E. , 2012/5235 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 104 ada 3 parsel sayılı 23912,42 m² yüzölçümündeki taşınmaz, malikinin bilinemediğinden söz edilerek tarla niteliğiyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmış, yargılama sırasında tapu kaydına da dayanmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu 104 ada 3 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen 04.07.2011 tarihli rapor ve haritada (C2) harfi ile gösterilen 15763,44 m² yüzölçümündeki bölümün aynı ada ve parsel numarası ile davacı ... adına,(B2) harfi ile gösterilen 5614,71 m² ve (B1) harfi ile gösterilen 2534,28 m² yüzölçümüdeki bölümlerin ise aynı adanın son parsel numaraları verilerek tarla niteliği ile davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava ve temyize konu 104 ada 3 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 04.07.2011 günlü rapor ve haritada (C2) harfi ile gösterilen 15763,44 m² yüzölçümündeki bölümünün davacının tutunduğu 15.06.1963 tarih 9 sayılı tapu kaydı kapsamında kaldığı, davacı tarafın dayandığı ve davalı Hazine'nin de taraf olduğu tescil yoluyla oluşan tapu kaydının dayanağı Kangal Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.12.1960 tarih 1960/3-314 E.K. sayılı hükmünün taraflar arasında kesin hüküm niteliği taşıdığı, bir an için tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsamadığı düşünülse dahi dava ve temyize konu taşınmaz bölümü üzerinde davacı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesinde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Ayrıca Kadastro davalarında vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre değil, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 31.maddesi hükmüne göre maktuen belirlenmesi gerekmesine göre mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanununun 31.maddesi gerekçe gösterilerek vekalet ücreti takdir edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi davacı tarafın dava dilekçesini vekil eli ile mahkemeye sunduğu gözetildiğinde lehine 3402 sayılı Kadastro Kanununun 31.maddesi gereği sarfedilen emeğe göre vekalet ücreti takdir edilmesinde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre davalı Hazine'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.