İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/10/2025 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09.02.2023 tarihinde, davalıya ait ... plakalı araç ile müvekkiline ai…
T.C. İSTANBUL 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/2060 KARAR NO : 2025/1658 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/05/2025 NUMARASI : 2023/480 Esas - 2025/437 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/10/2025 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09.02.2023 tarihinde, davalıya ait ... plakalı araç ile müvekkiline ait ... plakalı aracın karıştığı maddi hasarlı bir trafik kazası meydana geldiğini, sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kar küreme aracının şerit değiştirerek sağ tarafında yer alan müvekkili şirkete ait ... plakalı aracı sıkıştırarak sağ yan kısımlarından hasar görmesine sebep olduğunu, kaza tespit tutanağında da davalı araç sürücüsünün müvekkili şirkete ait araca sol “yandan çarpması sonucu kazaya sebebiyet verdiğinin ve müvekkiline ait araç sürücüsünün ise kazaya etken herhangi bir kural ihlali bulunmayıp kusur izafe edilemeyeceğinin tespit edildiğini belirterek, kaza sebebiyle müvekkilinin ... plakalı aracında meydana gelen değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tespitine, Fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik (belirsiz alacak davası) 250,00 TL değer kaybı bedeli ile 250.00 TL araç mahrumiyet bedelinin 09.02.2023 olan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece Mahkemesince davanın kabulü ile, 78.600,00-TL değer kaybı ve 4.012,00-TL kazanç kaybı bedelinin kaza tarihi olan 09/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Karara karşı davalı Karayolu Genel Müdürlüğü istinaf yasa yoluna başvurmuştur.İstinaf nedenleri; davaya bakmakta idari yargının görevli olduğu, davanın adli yargıda görülemeyeceği, davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu, trafik kazası tutanağının hatalı olduğu, meydana gelen kazada müvekkilinin kusuru ve sorumluluğu olmadığı, davacıya ait aracın sürücüsünün müterafik kusuru olduğu, davalı kurum harçtan muaf olduğu halde aleyhinde harca hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, tüm bu nedenlerle Mahkeme kararının kaldırılması gerektiği hususlarına ilişkindir. Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesinin davaya bakma hususunda görevli olup olmadığının, öncelikle ve resen incelenmesi gerekmektedir.Asliye Ticaret Mahkemelerinin görev alanına giren davalar bakımından;Ticari davalar TTK’nın 4/1.maddesinde tanımlanmıştır. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Yani özel mahkemede bakılacağına dair özel bir kanun hükmü bulunmayan her dava genel mahkemelerde görülür. Özel mahkemeler istisnai niteliktedir.Somut olayda; davacı tüzel kişi tacir ise de, kazanın diğer tarafı işleteni Karayolları Genel Müdürlüğü'nün tacir olmadığı, kazaya karışan aracın kamu hizmeti yapan araç olduğu, davacı ile davalı arasındaki eylemin haksız fiil niteliğinde bulunduğu gözönüne alındığında ve TTK'nın 4.maddesi kapsamında mutlak veya nispi ticari davanın söz konusu olmadığı değerlendirildiğinde; Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla incelemeye konu kararın verilmesi doğru olmamıştır.Hal böyle olunca da; istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353/1-a/3.maddesi hükmü gereğince kaldırılmasına, karar verilmesi gerekmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca, 1/Davalı Karayolları Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 20/05/2025 tarih ve 2023/480 Esas - 2025/437 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/3.madde hükmü uyarınca kaldırılmasına,2/HMK'nın 353/1-a maddesi hükmü gereğince dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin ise bilgi için kararı veren İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine,3/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı Karayolları Genel Müdürlüğü harçtan muaf olduğundan istinaf karar ve ilam harcı hususunda karar verilmesine yer olmadığına,4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/10/2025