11. Hukuk Dairesi 2010/4933 E. , 2010/12921 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi BİRLEŞEN DAVA : ANTALYA 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2007/639 ESAS Taraflar arasında görülen davada Antalya 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.03.2009 tarih ve 2007/504 - 2009/102 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından dü
**11. Hukuk Dairesi 2010/4933 E. , 2010/12921 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi BİRLEŞEN DAVA : ANTALYA 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2007/639 ESAS Taraflar arasında görülen davada Antalya 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.03.2009 tarih ve 2007/504 - 2009/102 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Asıl davada davacı ... Ltd. Şti. vekili, müvekkili şirketin davalıya ait taşınmazı 01.04.2004 tarihinden geçerli olmak üzere 5 yıllığına otel, pansiyon ve öğrenci yurdu olarak kullanmak amacıyla kiraladığını, binanın kiralanma amacına uygun olarak kullanılması mümkün olmadığından müvekkilince binada tadilat yapıldığını, taraflar arasında tadilat için yapılan masrafların kira bedeline mahsup edilmesi ile ilgili anlaşmazlık çıktığını, davalının tahliye davası açtığını, ayrıca gerekli ruhsatın alınması için davalının masraf vermekten kaçınması nedeniyle ruhsat alınamadığını ve iş yerinin mühürlendiğini ileri sürerek, yaptığı tadilat bedeli olan 70.480 TL'nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususların gerçek dışı olduğu savunarak davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davacı ... vekili, davalının müvekkiline ait taşınmazı 5 yıllığına kiraladığını, davalının temerrüdü nedeniyle tahliyesine karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, kiralananın hasarlı olarak tahliye edildiğini, davalının kira sözleşmesine aykırı davranması nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek, 71.441,90 TL'nın reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yapılan kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin 01.04.2004, bitiş tarihinin ise 01.04.2009 olduğu, asıl davanın davacısının icra müdürlüğü vasıtasıyla 26.10.2007 tarihinde kiralanandan tahliye edildiği, kiracının kiralanan yeri önce sözleşme doğrultusunda pansiyon ve yurt olarak kullandığı, bilahare mülk sahibinden izin almadan bu yeri otele dönüştürmek için tadilata başladığı, ilgili belediyeden ruhsat alınmadığından iş yerinin mühürlendiği, kira sözleşmesinin süresinden önce bitmesine davacının sebebiyet verdiği, kira sözleşmesinin 3. maddesinde kiracının kiralanan yeri tahliye ederken faydalı ve zorunlu masraflar adı altında alacak talep edemeyeceğinin, kiralanan yeri olduğu gibi teslim edeceğinin düzenlendiği, taşınmazı teslim alan mülk sahibinin masraf yaparak taşınmazı eski haline dönüştürdüğü, davacı tarafından yapılan tadilatlardan davalının faydalanmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, 71.441,90 TL'nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı ... Ltd. Şti.'den alınarak davacı ...'a verilmesine karar verilmiştir. Kararı, asıl davada davacı ve birleşen davada davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Davacı ve birleşen davada davalı vekili karar celsesinde mesleki mazereti bulunacağından bahisle mazeret dilekçesi gönderdiğine ve mahkemece de mazeret kabul edildiğine göre duruşmanın başka bir güne ertelenmesi gerekirken aynı celsede karar tesisi edilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı ve birleşen davada davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ve birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı ve birleşen davada davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.