11. Hukuk Dairesi 2011/4755 E. , 2012/10453 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/12/2010 tarih ve 2005/644-2010/568 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve
**11. Hukuk Dairesi 2011/4755 E. , 2012/10453 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/12/2010 tarih ve 2005/644-2010/568 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacı şirketin ürettiği malın nakliye işini yüklenen davalının, davacı şirketin İstanbul Şubesine gönderilen bir koli halindeki 252 adet bronz Zig deriyi gönderici adresi yerine ... adında tanınmayan bir şahsa teslim etmek suretiyle davacıyı zarara uğrattığını ileri sürerek, kaybolan malların bedeli 3.800 USD 'nın ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, gönderilen malların ... adlı şahsa davacı şirketin telefonla onay ve teyidi alındıktan sonra teslim edildiğini, müvekkili şirket tarafından 20 TL’ na taşınan malın değerinin dolarla belirlenmesinin kabul edilemeyeceğini, kaldı ki, kargoda kaybolan malların tazmin bedelinin taşıma sözleşmesinin altıncı maddesine göre taşıma ücreti kadar olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının 20.12.2004 tarihinde bir koli halinde 252 adet Zig deriyi İstanbul Zeytinburnu’ndaki şubesine gönderilmek üzere davalı kargo firmasına teslim ettiğinin anlaşıldığı, davalının örnek olarak delil listesine eklediği taraflarla ilgisi olmayan taşıma işinde düzenlenen bir ambar tesellüm fişinin arkasında Taşıma Genel Şartlarının 9. maddesinde değeri beyan edilmemiş kargoların kaybı halinde ödenecek bedelin taşıma faturasındaki bedelden ibaret olacağının yazılı olduğu görülmüşse de ibraz edilen taşıma faturasında dava konusu malların bedeli konusunda herhangi bir tutar gösterilmediği, davalının kargoyu davacının talimatı ile ... adlı şahsa teslim ettiği iddiasını kanıtlayabilecek kabul edilebilir herhangi bir delile sahip olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 3.800 USD 'nın fiili ödeme tarihindeki TC Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Ancak, dava taşıma akdinden kaynaklanmakta olup kaybolan mallar ise deri emtiasıdır. Taraflar arasındaki sözleşmede, derilerin bedelinin yabancı para üzerinden ödeneceğinin kabul edildiği de iddia ve ispat edilmiş değildir. Keza, taşıma senedine, derilerin bedelinin yabancı para olduğuna dair bir kayıt da düşülmemiştir. Bu durumda, mahkemece, davacıdan derilerin bedelinin hangi sebeple yabancı para üzerinden talep edildiği sorulup akdi veya yasal gerekçesi kanıtlanamadığı takdirde, derilerin bedelinin TTK’nun 785. maddesi uyarınca Türk Lirası üzerinden belirlenmesi ve buna göre hüküm kurulması gerekirken, bu hususta herhangi bir gerekçeye yer verilmeden 3.800 USD’nın fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığına hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 3- Öte yandan mahkemece, yabancı para üzerinden hüküm kurulduğuna göre 3095 Sayılı Yasa’nın 4/a maddesi uyarınca temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken yasal faiz nispetinde temerrüt faizine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de, kabule göre davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 4- Davacı yönünden temyiz incelemesine gelince, uyuşmazlığın niteliğine göre , eşyanın varması gereken tarihten itibaren temerrüt faizi isteme hakkına haiz bulunan davacı taraf, bu tarihten daha sonraki bir tarih olan atıfet mehli tarihine göre temerrüt faizi talebinde bulunduğundan mahkemece, bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, başlangıç tarihi gösterilmeden yasal faiz oranında temerrüt faizine hükmedilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenle de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın adı geçenler yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalı ve katılma yolu ile davacıya iadesine, 13/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.