T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1870 - 2025/2221 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1870 KARAR NO : 2025/2221 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/04/2023 NUMARASI : 2022/135 E. - 2023/203 K. DAVANIN KONUSU : Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabet Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Huku…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1870 - 2025/2221 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1870 KARAR NO : 2025/2221 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/04/2023 NUMARASI : 2022/135 E. - 2023/203 K. DAVANIN KONUSU : Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabet Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/04/2023 Tarih ve 2022/135 Esas - 2023/203 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı tarafa ait www...com isimli web sitesinin tüketicilerin firmalar hakkında şikayette bulunması amacıyla kurulduğunu, davalı tarafın bu web sitesinde şirketlere ilişkin olarak kurumsal üye ve kurumsal üye olmayan şirket olarak üyelik sistemi uyguladığını, müvekkilinin 2020 yılında kurumsal üye olduğunu, ancak 2021 yılı kapsamında davalı şirket tarafından yapılan kurumsal üyelik teklifinin müvekkil şirket tarafından kabul edilmediğini ve gelinen aşama itibariyle müvekkili şirketin kurumsal üyeliğinin bulunmadığını, davalı şirketin şikayetlerin çözüme kavuşturulması aşamasında kurumsal üye olan şirketlere kurumsal üye olmayan şirketlere nazaran avantajlar sağlandığını, kurumsal üye olan şirketlere tüketicilerin şikayetlerinin sitede yayınlanmadan öncede söz konusu şikayetleri çözüme kavuşturma ve cevap verebilme imkanı tanındığını, bu durumun haksız rekabete yol açtığını, tüketiciler tarafından yapılan şikayetler kurumsal olmayan üyeler tarafından çözüme kavuşturulmuş olsa da şikayette bulunan tüketicinin izni alınmadan şikayetin kaldırılmadığını, dava konusu internet sitesinde müvekkili şirketi tanımlayan "..." adlı markaya ait sayfaya girildiğinde müvekkili şirketin markasının yer aldığını, diğer birçok rakip firmanın karşılaştırılması suretiyle değerlendirme yapıldığını, internet sitesinde yer alan şikayetlerin çözümüne göre ortalama puan verildiği hususları dikkate alındığında müvekkil şirketin marka ve ticari itibari gibi kişisel haklarının zedelendiğini, davalı şirkete Ankara 30. Noterliği 08/02/2022 tarih 01495 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile internet sitesinde yer alan müvekkili şirkete karşı yapılan yorumların kaldırılması talep edilmişse de davalı şirket tarafından yorumların kaldırılmadığını, davalı şirkete ait “www...com” sitesinden müvekkili şirket hakkında yapılan tüm yorumların kaldırılması gerektiğini, "www...com" isimli web sitesinde şirketlerin unvanları, markaları gibi ayırt edici işaretlerin hak sahiplerinden izin almaksızın kullanıldığını, web sitesinde şikayette bulunan tüketici olduğu belirtilen kişilerin gerçek kimlik bilgilerinin paylaşılmadığını, anonim isimlerde üyelik açılarak yorum yapılabildiğini, ayrıca yorumda bulunan kullanıcının gerçekten ürün veya hizmet aldığının denetlenmediğini, ürün veya hizmet almayan kullanıcının dahi müvekkili şirkete ait sayfada şikayette bulunabildiğini, bu itibarla şirketler için internette yer alan yorumların şirketin marka değeri ve satışları için büyük önem taşıdığı günümüz şartlarında hakim durumda olan davalı şirkete ait sitede asılsız şikayetlerin yayınlanmasının hukuka aykırı olduğunu, bunun yanında şikayette bulunan kullanıcının şikayeti müvekkil şirket tarafından çözüme kavuşturulsa bile ilgili web sitesinden yorumların kaldırılmasının kullanıcının izni ve davalı şirketin onayına bağlı olduğunu, davalı şirket tarafından izlenilen bu politika ve yorumda bulunan kullanıcıların durumu dikkate alındığında; “www...com” sitesinde kurumsal üye olunmasının zorunlu hale geldiğini, ileri sürerek davalının dava konusu eylemlerinin müvekkili şirketin markasına tecavüz ile haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve tecavüzün önlenmesi ile men’ine, müvekkil şirkete ait “...” markasının, ticaret unvanının ve müvekkili şirket hakkında yapılan bütün kullanıcı yorumlarının www...com internet sitesinden kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, www...com internet sitesinin tüketicilerin ürün ya da hizmet alımında yaşadıklarına inandıkları mağduriyetleri üçüncü kişilerin huzurunda dile getirdikleri ve firmalara ilettikleri, böylece mağduriyetlerine çözüm bulmaya çalıştıkları bir tüketici şikayet platformu olduğunu, www...com platformunda içeriklerin tamamen üye kullanıcılar tarafından oluşturulduğunu, sitede şikayet yazabilmek için şahsın telefon numarasına gönderilen SMS doğrulama kodunu girmesi gerektiği, böylece şikayet yazan her şahsın gerçek kişi olması ile şikayetçinin bilinebilir ve belirlenebilir olmasının amaçlandığını, " www...com" un sadece üye olan şirketlere hizmet veren bir platform olmadığını, tüketiciler tarafından yazılan şikayetlere verilen tüm cevapların, üye–üye olmayan ayrımı yapılmadan ücretsiz olarak yayınlandığını, diğer bir deyişle hakkında şikayet yayınlanan tüm kurumların cevap haklarını kullanabildiğini ve hiçbir firmanın cevap hakkının kısıtlanmadığını, yazılan tüm şikayetlerin, üye olsun ya da olmasın her firmaya derhal bildirildiğini ve 1 Şubat 2022 Salı günü; Resmî Gazete’nin 31737 sayısında yayınlanan ve 01/03/2022 tarihinde yürürlüğe giren; ticari reklam ve haksız ticari uygulamalar yönetmeliğinde değişiklik yapılmasına dair yönetmelik hükümleri uyarınca 72 saat boyunca yayına alınmadığını, bu yolla tüm firmaların bu süre zarfında şikayetleri çözüme kavuşturmaları ve yayınlanmadan kaldırılmasını sağlama imkanın tanınmasının amaçlandığını, yazılan şikayetlerin kaldırılması yetkisinin şikayet yazan tüketicide bulunduğunu, üye olan ya da olmayan firmalar arasında herhangi bir ayrım gözetmeksizin, çözülen şikayetlere müdahalenin söz konusu olmadığını, davacı firma hakkında da çözüldüğü gerekçesiyle yayından kaldırılmış onlarca şikayet bulunduğunu, davacının tam 6 yıl 11 ay müvekkili firmanın üyesi olarak kaldığını, müvekkilinin hiç bir firmayı üyeliğe zorlamadığı gibi, dileyen firmanın sözleşme süresinin sonunu beklemeksizin ve herhangi bir gerekçe göstermeksizin sözleşmeyi feshetme imkanı tanıdığını, müvekkilinin bir anonim şirket olduğunu ve devamlılığını sağlayabilmek için gelir modeline ihtiyaç duyduğu, talep edilen üyelik ücretinin, firmaların sahip oldukları cevap verme, şikayete itiraz etme ya da panel üzerinden tüketiciyle iletişim kurma gibi temel haklarla bir alakası bulunmadığını, üyelik ücretinin, tüketicilerden elde edilen bir takım analitik verilerin raporlanması için talep edildiğini, bu ekstra hizmetten ise ancak dileyen firmalar yararlanmakta olup hiç bir firmanın yararlanması zorunluluğunun bulunmadığını, davacının iddialarının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalıya ait dava konusu online platformda; davacı tarafa ait tescilli “... ...” ibareli markanın birebir aynı şekilde kullanıldığı ancak dava konusu internet sitesinin tüketicilerin, satın almış oldukları mal ve hizmetlerle ilgili olumlu veya olumsuz düşüncelerini belirttikleri online bir platform olarak faaliyet gösterdiği, söz konusu sitede tüketicilerin almış oldukları ürünlerle ilgili firma isimlerini ve ürünlerin markalarını kullanmalarının zorunlu bir durum olduğu, "www...com" adlıı web sitesinde davacının marka ve logosunun kullanılmasının, sunulan hizmetin niteliği itibariyle zorunluluk arz eden, 6769 sayılı Kanunun 29. maddesi anlamında mal ve hizmetlerin ayırt edilmesi fonksiyon ve amacına yönelik ticari bir kullanım olmadığı ve 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu'nun 7/5 maddesi kapsamında dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde bir kullanım olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenlerle davalı eylemlerinin, davacıya ait marka haklarına tecavüz oluşturmadığı tespit edildiğinden, marka hakkı ihlali iddiasından kaynaklı hukuki korunma istemlerinin yerinde bulunmadığı, haksız rekabet iddiaları bakımından yapılan incelemede ise davalının yer sağlayıcı konumunda olduğu,. 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanununun yer sağlayıcının yükümlülüklerinin belirtildiği 5 maddesinin birinci fıkrasına göre yer sağlayıcının, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü olmadığı, aynı maddenin 2’nci fıkrasında yer sağlayıcının, yer sağladığı hukuka aykırı içeriği bu Kanunun 8 inci ve 9 uncu maddelerine göre haberdar edilmesi hâlinde yayından çıkarmakla yükümlü olduğu, 01/03/2022 tarihinde yürürlüğe giren Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğe göre firmaların şikayetlerin yayınlanmasından önce açıklama yapma veya cevap verme hakkını kullanabilmeleri için en az yetmiş iki saat süre tanınması gerektiği, söz konusu yönetmelik ve 5651 sayılı kanuna göre eğer gerçeğe aykırı beyan varsa veya eleştiri sınırlarını aşan ifadeler kullanılmışa söz konusu şikayetin yayınlanmayacağı, gerek bahsi geçen yönetmeliğin yürürlük tarihinden önce olsun, gerekse yürürlük tarihinden sonra olsun, davalı tarafın, davacı hakkında yapılan şikayetleri yayınlamadan önce davacıya bildirdiği, davacıya kendisi hakkında yapılan şikayetleri değerlendirerek aksiyon alma alanı sağladığı, bu nedenle; gerek üye olan işletmelere, gerekse üye olmayan işletmelere, yapılan şikayetin bildirimde bulunarak ya da bulunmayarak yayınlama hususunda haksız rekabet oluşturacak nitelikte bir yaklaşım modeli sergilemediği ,davacı tarafın cevaba cevap dilekçesinde “...” isimli bir kullanıcının kötüleme kapsamında yer alacak ifadeler kullandığı, hem de başkalarının şikayetlerinin altını yine müvekkil şirketi kötüleme kapsamında yer alan ifadeler kullandığını ileri sürdüğü, ancak"..." isimli kullanıcının davacı hakkında siteye eklediği ifadelerden, bu ifadelerin eleştiri kapsamında kaldığı, hakaret içermediği, ayrıca; şikayet, eleştiri ve ifade özgürlüğü hakkının Anayasal bir hak olduğu, Türk Medeni Kanunu ile korunan kişilik hakkına saldırı olmaksızın, bu hakkın kullanılmasının engellenemeyeceği, bu bağlamda, davalı tarafça internet sitesinde tüketicilerce bildirilen muhtelif şikayetlerin yayınlanmasının haksız rekabet olarak nitelendirilmesinin mümkün bulunmadığı, ancak davalının, "www...com" adlı internet sitesine ücretli üye olan şirketlere, şikayet eden kişinin izni ile direk iletişim kurulmasını sağlamak amacıyla GSM numarası, mail adresi gibi bilgileri vermesi, buna rağmen söz konusu bilgileri ücretli üye olmayan davacıya vermemesi eyleminin haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının, "www...com" adlı internet sitesine ücretli üye olan şirketlere, şikayet eden kişinin izni ile direk iletişim kurulmasını sağlamak amacıyla GSM numarası, mail adresi gibi bilgileri vermesi, buna rağmen söz konusu bilgileri ücretli üye olmayan davacıya vermemesi eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, bu eylemlerin önlenmesi ile men'ine, sair istemlerin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, davalının yer sağlayıcı olmadığını, bu nedenle marka tecavüzü taleplerinin reddinin hatalı olduğunu, davalının sitede yer alan içerikleri kontrol etme, değiştirme yetkisinin bulunduğunu, bu nedenle şikayet içeriklerini kontrol etme yükümlülüğünün bulunmadığı yönündeki mahkeme tespitinin de yerinde olmadığını, yorumda bulunan kullanıcıların gerçekten müvekkilinden ürün alan kişiler olup olmadığının denetlenmediğini, bu şikayet ve yorumların müvekkili şirketin marka değeri ve satışları için önemli olduğunu, bunun yanında çözüme kavuşturulan şikayetlerin dahi kaldırmadığını, diğer taraftan mahkemece müvekkili yararına vekalet ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı Şirket vekili, davacının iletişim bilgilerini talep ettiği halde bu bilgilere erişememe ya da müşterilerine ulaşamama nedeniyle yaşadığı herhangi bir mağduriyet olmadığını, tüm firmalara müşterilerinin iletişim bilgilerini ücretsiz öğrenme imkanı sunulduğunu, kaldı ki ücret ödeyen her üye firma ile de bu hassas bilgilerin paylaşılmadığının kanıtlarıyla ortaya konulduğunu, müvekkilinin Ticaret Bakanlığı’nın Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'ne uygun davrandığını, anılan Yönetmelikte şikayet bilgilerinin paylaşılması gerektiği yönünde bir düzlenme bulunmadığını, şikayetlerin GSM numaralarının paylaşmasının KVKK'ya aykırı olduğunu, müvekkilinin firmaların itiraz üzerine müşteri teyidi prosedürü başlatılarak şikayetçiden ürün ya da hizmet aldığını belgelemesinin istendiğini, belge ibraz ederse bu belgenin firma ile paylaşıldığını, belge ibraz edemezse şikayetin yayından kaldırıldığını, belge paylaşıldığında firmanın şikayetçinin gerçek kimliğini rahatça tespit edebildiğini, 9 Aralık 2021 tarihinde ... isimli şahıs tarafından yazılan şikayete davacı firma tarafından itiraz edildiğini, bunun üzerine müşteri teyidi prosedürünün başlatıldığını ve şikayetçiden herhangi bir belge gelmediği için söz konusu şikayetin yayından kaldırıldığını, Ticaret Bakanlığı’nın Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nde değişiklik yapılmasına dair Yönetmeliğin 28/C maddesinde, GSM numarasının paylaşılması gerektiğine dair bir hüküm bulunmadığını, ilgili yönetmeliğe göre, firmalara şikayetçiler ile doğrudan iletişim kurma imkanı sağlanması gerektiğini, nitekim kurumsal üye olmasa dahi her firmanın kendilerine ücretsiz bir şekilde tahsis edilen kullanıcı adı ve şifreyle panele giriş yaparak şikayetçi ile doğrudan yazışabildiğini, şikayetçinin kimliğini şikayet içeriğinden tespit edememişse kim olduğunu veyahut GSM numarasını sorabildiğini, şikayetçiden belge isteyebildiğini, ayrıca müvekkili yararına vekalet ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. GEREKÇE :1-Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, men'i ve dava konusu internet sitesinden davacıya ait marka ve ticaret unvanı ile tüm kullanıcı yorumların kaldırılması istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı tarafın internet sitesinin, tüketicilerin almış oldukları mal ve hizmetlerle ilgili olumlu veya olumsuz düşüncelerini belirttikleri bir platform olması nedeniyle, tabiatı gereği şikâyet edilen veya hakkında görüş bildirilen şirketlerin markalarının kullanılmasının "ticari etki doğuracak şekilde" veya "markasal nitelikte" bir kullanım olmadığı, bu nedenle davalının internet sitesinde davacının markasının kullanılmasının, davacının marka hakkına tecavüz oluşturacağından bahsedilemeyeceği, 5651 sayılı Yasa uyarınca yer sağlayıcı olan davalının, sitesinde yayınlanan tüm iddiaların maddi hukuk açısından doğru olup olmadığını araştırmasının kendisinden beklenemeyeceği, davalı sitesinde belirtilen şikayetlerin gerçek olmadığını ispatlayan herhangi bir delilin de bulunmadığı, şikayet, eleştiri ve ifade özgürlüğü hakkının Anayasal bir hak olduğu, Türk Medeni Kanunu ile korunan kişilik hakkına saldırı olmaksızın, bu hakkın kullanılmasının engellenemeyeceği dikkate alındığında, davalı tarafça "www...com" sitesinde tüketicilerce bildirilen muhtelif şikayetlerin yayınlanmasının haksız rekabet olarak nitelendirilmesinin mümkün bulunmadığı, anayasal bir hakkın kullanılması sınırını aşmayan şikayetlerin siteden kaldırılmasına karar verilmemesinin de yerinde bulunduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/14891 Esas, 2018/6357 Karar ve 16/10/2018 Tarihli ilamının da bu yönde olduğu, diğer taraftan davalının "www...com" adlı internet sitesine ücretli üye olan şirketlere, şikayet eden kişinin izni ile direk iletişim kurulmasını sağlamak amacıyla GSM numarası, mail adresi gibi bilgileri vermesine rağmen söz konusu bilgileri ücretli üye olmayan davacıya vermemesi eyleminin haksız rekabet oluşturduğu anlaşılmakla taraf vekillerinim aşağıdaki bent kapsamı dışında yer alan sair istinaf itirazlarının esastan reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Ancak, davanın kısmen kabul kısmen reddi nedeniyle davada vekille temsil olunan taraflar yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken , ilk derece mahkemesince vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmadığından taraf vekillerinin bu yöndeki istinaf itirazlarının kabulüne karar verilmiş, Dairemizce, ilk derece mahkemesince kurulan hükmün esasına ilişkin bir değişiklik yapılmayıp, sadece feri nitelikteki vekalet ücretine ilişkin kısım için yeniden hüküm kurulduğundan, ilk derece mahkemesinin kararının verildiği tarihte geçerli bulunan Tarife hükümleri dikkate alınmış ve HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/04/2023 gün ve 2022/135 Esas - 2023/203 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA, 3-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının, "www...com" adlı internet sitesine ücretli üye olan şirketlere, şikayet eden kişinin izni ile direk iletişim kurulmasını sağlamak amacıyla GSM numarası, mail adresi gibi bilgileri vermesi, buna rağmen söz konusu bilgileri ücretli üye olmayan davacıya vermemesi eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, bu eylemlerin önlenmesi ile men'ine, 4-Fazlaya ilişkin istemlerin REDDİNE, 5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre belirlenen 15.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre belirlenen 15.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından ilk derece yargılamasında yapılan 1.500,00-TL bilirkişi ücreti, 213,67-TL tebligat ve posta gideri, istinaf aşamasında yapılan 70,00-TL tebligat ve posta gideri, 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 2.521,67-TL yargılama giderinden davanın kabul ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek bu orana tekabül eden 1.260,83-TL'ye, 80,70-TL başvuru harcı, 80,70-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 1.422,23-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 137,00-TL posta masrafı, 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 875,00-TL yargılama giderinden davanın kabul ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek bu orana tekabül eden 437,50-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 11-Davacı ve davalı tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı peşin olarak yatırılan 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı ve davalıya ayrı ayrı iadesine, 12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 21/11/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.