T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/271 KARAR NO : 2025/1639 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/10/2021 NUMARASI : 2020/719 E. - 2021/844 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/271 KARAR NO : 2025/1639 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/10/2021 NUMARASI : 2020/719 E. - 2021/844 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin hurda araç ile yedek parça alım ve satımı alanlarında faaliyet göstermekte olduğunu, noter huzurunda belirtilen araçların borçlu şirkete satışını gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin, davalı şirkete; Sultanbeyli 1. Noterliği’nin 17.12.2019 Tarih ve ... - .. Yevmiye No.lu Araç Satış Sözleşmeleri ile sırasıyla; 4... plakalı 50 adet aracın borçlu şirkete satışını gerçekleştirdiğini, söz konusu hurda araçların satışı karşılığında basiretli bir tacir olarak 17.12.2019 Tarihli, ... No.lu ve 250.000,00-TL bedelli faturayı düzenlediğini, söz konusu fatura bedelinin borçlu şirket tarafından ödenmediğini, davalı şirketin, faturadan kaynaklanan borcunu ödememesi üzerine müvekkili şirketin, davalı şirket aleyhinde Bakırköy 3. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığını ve borçlu şirket tarafından borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, davalı şirketin borca itirazının tamamen hukuki mesnetten yoksun olup davalı şirketin müvekkiline olan borcunu ödememek veya ödemeyi geciktirmek amacıyla borca itiraz ettiğini, müvekkili şirketin, davalı şirkete vermiş olduğu mal ve hizmeti faturalandırdığını, faturada belirtilen hurda araçların tamamını da eksiksiz olarak davalı şirkete teslim ettiğini, davalı şirketin, yukarıda belirtilen faturaya herhangi bir itirazda bulunmamasına rağmen başlatılan icra takibine kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, hem müvekkili şirketin hem de davalı şirketin ticari defterleri incelendiğinde davalı şirketin takibe kötü niyetli olarak itiraz ettiğinin anlaşılacağını, davalı şirketin de dava konusu faturaları kabul ederek ticari defterlerine işlediklerini düşündüklerini, bu doğrultuda mahkeme tarafından davalı tarafa ticari defterlerini sunması amacıyla kesin süre verilmesini talep ettiklerini, zira davalı şirkete ait ticari defterler üzerindeki bilirkişi incelemesi ile müvekkili şirketin huzurdaki davadaki haklılığının ortaya konulabileceğini, davalı şirket alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla haksiz ve kötüniyetli olarak borca itiraz ettiğini iddia ederek, itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalı vekili, savunmasında özetle; Müvekkili şirketin hurda araç teşviki kapsamında davacı taraftan, hurda araç alımlarında aracılık hizmeti veren ve her iki tarafı da tanımakta olan aracı firma ... Grup Otomotiv ve Ticaret Ltd. Şti. aracılığıyla davaya konu 50 adet hurda aracı 17.12.2019 tarihli 50 adet noter Araç satış Sözleşmesi kapsamında satın aldıklarını, noter alım satım işlemlerinde müvekkili şirketin, ... Grup Otomotiv ve Ticaret Ltd. Şti. çalışanı olan ...ün, davacı tarafı ise davacının abisi olan ...’ın vekaleten temsil ettiklerini, satışa konu 50 adet aracın bedellerinin satış esnasında davacı adına satış işlemini yapan ...' a satış sözleşmelerinde de yazdığı üzere elden nakit olarak ödendiğini, satış aşamasında noterde tarafların satışı gerçekleştiren vekilleri dışında başka tanıkların da yer aldığını, bu kişilerin de satışa vekalet eden ...'ın satışa konu araçların ödemelerini nakden aldığını ve ödeme almadan kesinlikle imza atmadığını beyan edeceklerini, noter senedinde de açıkça görüldüğü üzere satıcı tarafın her bir araç için aynen yukarıda nitelikleri ve bedeli yazılı aracı alıcıya halihazır durumu ile satarak bedelini tamamen aldığını ve aracı teslim ettiğini" belirterek noter huzurunda araç satış sözleşmelerini imzaladığını, akabinde davacı tarafın noter satışları ile aynı gün ekli A ... seri nolu 17.12.2019 tarih ve 250.000 TL bedelli faturayı tanzim ve imza ile müvekkili şirkete gönderdiğini, davaya konu alacak dayanağı olarak gösterilen faturanın incelendiğinde faturanın kapalı fatura olarak kaşeli ve imzalı olarak düzenlenmiş olduğunu, içeriğinde 50 adet Hurda Araç Alım bedeli olarak izahat yapıldığının görüldüğünü, davacı tarafın tacir olup bedelini almadan davacının müvekkili şirkete hurda araç satımı yapmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, dosyaya sunmuş oldukları noter satış sözleşmelerinde de "satıcı yukarıdaki nitelikleri ve bedeli yazılı aracı alıcıya halihazır durumu ile satarak bedelini tamamen aldığını kabul ettiğini beyan ve taahhüt eder" ibarelerinin açıkça yazılı olduğunu, noterlerce düzenleme şeklinde belgelendirilen işlemlerin resmî sayıldığını, içerik ve şekil bakımından sahteliği sabit oluncaya kadar kesin delil teşkil ettiğini, dolayısıyla davacının söz konusu araç bedellerini tahsil edemediği yönündeki iddiasının kabule şayan olmadığını, noter sözleşmelerindeki bedelin alındığına dair kayıtların satış sözleşmesi içinde irade beyanı olarak TBK m. 103 hükmünce makbuz niteliği taşıyacağını, motorlu taşıtın taşınır niteliğine bağlı olarak TBK m. 235 hükmünce önem taşıyan boyutla, bu tür kayıtların kesin hüküm ve sonuç doğurduğunun açık olduğunu, noterler tarafından resmî senede bedelin nakden ve peşin alındığına ilişkin konduğu alım satım sözleşmelerinde bu belge resmî senet niteliğini taşıdığını ve TMK m. 7 anlamında bizzat resmî memurlar tarafından düzenlendiğinden bu resmî senette yer alan her türlü kaydın doğruluğuna kanıt oluşturduğunu, Noter Araç satış ve devir sözleşmelerinin şüpheye yer vermeyecek şekilde satışa konu araçların bedellerinin ödendiğinin ispata yeter resmi belgeler olduğunu, müvekkili şirketin noter satış sözleşmelerinde de yer aldığı üzere davacı tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, TMK 7. maddesine göre "Resmi sicil ve senetler belgelendikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur." bu durumda da noter senedinin İİK 38. ve TMK 7. Maddesine göre resmi belgelerden olduğunu, ödemenin şirket adına yapıldığını açıkça ispat ettiğini, davacı tarafça düzenlenmiş olan faturanın ise yapılan 50 adet araç satışının muhasebeleştirilmesi amacından öteye bir anlamı bulunmadığını, işbu faturanın aşağıda zikredildiği üzere bedeli ödenmiş olduğu için kapalı fatura olarak tanzim edildiğini müvekkilinin kayıtlarına işlendiğini, davacı tarafın bedelleri ödenmiş olan araçlar için ayrıca iş bu fatura yoluyla takipte bulunarak mükerrer ödeme talep etmesinin ise tamamen kötü niyetli olduğunu, noter sözleşmelerinde araç bedellerinin ödendiğine dair açık ifadeleri haksız ve dayanaksız olarak yok sayan davacının araçların teslimini de ispat ile mükellef olduğunu, fatura fotokopisinde faturanın kapalı fatura olarak kaşeli ve imzalı düzenlenmiş olduğunun açıkça görülmesine rağmen davacı tarafın anılan faturayı takip ekine ve ihtiyati haciz talep eklerine kapalı fatura olduğu anlaşılmasın diye kaşesiz, imzasız fatura ebadı büyütülerek içeriği net anlaşılmayan fotokopi olarak sunduklarını bu şekilde mahkemelerden İhtiyati haciz kararı almaya çalıştıklarını, kapalı faturanın, mal veya hizmet tesliminde müşterinin, mal veya hizmet bedelini, faturanın düzenlendiği anda ödemesi durumunda bu kurala uygun olarak düzenlenen fatura olduğunu, Yargıtayın bir çok kararında kapalı faturanın "borcun ödendiğine karine teşkil edeceğini, istikrarlı şekilde vurguladığını ticari teamülün içtihat olarak benimsendiğini, davacı tarafın dilekçesinde ihtiyati haciz talebini İİK 38. Madde gereğince ilam niteliğinde belge olduğu iddiası ile bedelin ödenmiş olduğu açıkça yazılı olan noter satış sözleşmeleri ve ayrıca imzasız ve kaşesiz, kapalı fatura olarak kesilmiş olduğu anlaşılmayan fatura fotokopisine dayandırma çabasına devam ettiğini, davacı yanın işlemiş ve işleyecek fahiş talebinin de alacak talebi gibi yersiz ve fahiş olduğuna savunarak,davanın reddi ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacı tarafça dava konusu araçların toplamda 250.000 TL bedelli olduğu, bu kapsamda davalıya dava konusu edilen faturaların düzenlendiği, davalının söz konusu faturalara herhangi bir itirazının bulunmadığı ve taraflar arasında Sultanbeyli 1. Noterliği 17.12.2019 tarihli araç satış sözleşmesine göre de tarafların aracın bedelini tamamen aldıklarını ve satış bedelini tamamen ödediklerine dair noter huzurunda beyan verdikleri, tarafların, davacı açısından BS formu ile davalı şirket açısından Ba formlarının karşılaştırılmasında satım ve alıma ilişkin formların birbirini teyit ettiği anlaşılmakla, davalı şirketin davacı firmaya ticari defter kayıtlarına ve tüm dosya kapsamına göre herhangi bir borcunun bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin hurda araç ile yedek parça ve satım alanlarında faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin noter huzurunda araçların satışını davalı şirkete gerçekleştirdiğini, Sultanbeyli 1. Noterliğinin 17.12.2019 tarih ve... ... vd onu araç satış sözleşmeleri ile toplam 50 adet aracın borçlu şirkete satışının gerçekleştirildiğini, söz konusu araçların satışı karşılığında 17.12.2019 tarihli 250.000,00 TL bedelli fatura düzenlendiğini, fatura bedellerinin borçlu şirket tarafından ödenmediğini, davalı şirketin faturadan kaynaklanan borcunu ödememesi üzerine müvekkili şirketin davalı şirket hakkında icra takibi başlattığını, davalının kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, borca itirazının haksız olduğunu, faturada belirtilen hurda araçların tamamının eksiksiz olarak davalı şirkete teslim edildiğini, davalı şirketin herhangi bir itirazda bulunmadığını ama takibe karşı itiraz edildiğini, müvekkili ticari defterlerinde alacaklı olduklarının anlaşıldığını, davalı tarafa ait iki adet 150.000,00 ve 100.000,00 TL bedelli virman/havalenin dosyaya sunulduğunu, bunların ... Şirketi tarafından müvekkiline ödendiğini iddia ettiğini, bu iddiasını herhangi bir vesikaya bağlamadığını, davalı tarafın ticari defterleri incelendiğinde söz konusu dekontlara istinaden davalının müvekkiline borçlu olmadığı kanaati getirildiğini, müvekkiline yapılan herhangi bir ödemenin bulunmadığını, müvekkilinin davalı şirkete virman talimatı veya 3.bir şirkete ödeme yapılmasına icazetı olmadığı gibi dava dışı şirkete aktarılan paraların müvekkiline ulaşmadığını, raporda iki virman ile dava konusu fatura bedelinin ödendiğine dair tespit yapıldığını, virman hareketliliğine bakıldığında havale muhatabının dava dışı firma olduğunu, müvekkiline doğrudan gönderilen bir ödeme olmadığının açıkça görüleceğini, ömrünü tamamlayan araçların ve hurda geri dönüşümü sektöründen tanıdıkları üzere havalenin muhatabı olan dava dışı ... Ltd Şirketinin aynı iş konumunda faaliyet gösteren bir firma olduğunu, muhtemelen davalı ile başkaca bir ticari ilişkisinin bulunduğunu, bunun yanı sıra dava dışı şirkete yapılan virman ve havalelerinin müvekkili şirkete ulaştırılmadığını, sehven ve kasten dava dışı ... Firmasına ödemenin mükerrer olarak müvekkili şirket cari hesabına da işlenme olasılığının mevcut olduğunu, bu durumun açıklığa kavuşturulması için davalı ile dava dışı şirketin ticari ilişkisinin ortaya çıkarılması gerektiğini, müvekkiline nakden veya havale yolu ile herhangi bir ödeme yapılmadığını, rapora itirazlarınındeğerlendirilmediğini, raporlar arasında açık çelişki olmasına rağmen çelişki giderilmeden davanın reddine karar verildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, satım faturalarından kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, çok sayıda noterde hurda araç satış sözleşmesinin gerçekleştirilmiş olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davacının takip konusu faturadan kaynaklanan alacak hakkının olup olmadığı, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, taraflar arasında Sultanbeyli 1. Noterliğinde 17.12.2019 tarihinde düzenlenen 50 adet araca ait ayrı ayrı araç satış sözleşmesinin gerçekleştirildiği, sözleşmede satıcının davacı, alıcının davalı şirket olarak yer aldığı, sözleşmede ayrıca araçların modeli, tipi ve diğer özellikleri ile satış bedeline yer verildiği, araç satış sözleşmesinin ilk cümlesinde, satıcının nitelikleri ve bedeli yazılı aracı alıcıya halihazır durumu ile satarak bedelini tamamen aldığını ve aracı teslim ettiğini, alıcının bu aracı halihazır durumu ile görüp beğenerek ve bedelini tamamen ödeyerek teslim aldığını, aldığı aracın trafikten çekmeli olduğunu, aracın tescil belgesini teslim aldığını vb hususlara yer verildiği, davacı tarafça davalı şirket hakkında 17.12.2019 tarihli KDV dahil 250.000,00 TL bedelli 50 adet hurda araç bedeline dair fatura düzenlediğini, 250.000,00 TL fatura bedeli ile 4.169,52 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 254.169,52 TL alacağın tahsili amacı ile Bakırköy 3. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında 24.01.2020 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, takipte alacak sebebi olarak cari hesap ilişkisine dayanan faturanın gösterilmiş olduğu, davalı tarafça icra takibine karşı itiraz edildiği, davacının İİK 67.maddesi gereğince iş bu itirazın iptali davasını açmış olduğu anlaşılmıştır. Tarafların delillerini dosyaya ibrazı ile birlikte ilgili bilgi ve belgeler dosya içerisine celp edilerek bilirkişi raporu alınmıştır. 04.03.2021 tarihli talimat bilirkişi raporunda; davacı defterlerinin envanter defteri yönünden onaylı olduğu, 2020 yılında e-defter mükellefi olduğu, davalı şirket ile ticari ilişkisinin olduğunun defter kayıtlarından tespit edildiği, kapanış tasdikinin yaptırıldığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 17.12.2019 tarihli faturanın tanzimi ile başladığı, bu faturada KDV dahil 250.000,00 TL ikinci el araç satışının alıcı davacıya yapıldığı, bu satışın yevmiye defterinde 17.12.2019 tarihinde fatura bedelinin borç yazılmak suretiyle kaydının yapıldığı, 2020 yılı muavin kayıtlarına göre borcun mevcut olduğu, davacının 250.000,00 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. 18.08.2021 tarihli bilirkişi raporunda; davalı şirketin 2019 yılında e-defter mükellefi olduğu, 2019 yılına ait e-defter beratlarını kanuni süresinde onayladıkları, 6102 sayılı TTK'nın 64/3 maddesi hükümleri gereği fiziki ortamda tutulması zorunlu envanter defterinin açılış tasdiklerini kanuni süresinde yaptırdıklarını, davalı şirkete ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu (HMK Md.222/2), dava konusu faturaya içeriği ile ilgili olarak davalı şirketin herhangi bir itirazının olmadığı, faturanın 213 Sayılı VUK hükümleri gereği usul ve taşıması gerekli şekle sahip olduğu, tarafların incelenen ticari defterlerine göre aralarında bir defaya mahsus olmak üzere ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafça davalı şirket adına düzenlenen 17.12.2019 tarihli A-... seri ve sıra numaralı faturanın şeklen ve usulen incelenmesinde, fatura içeriğinde "Hurda Araç Bedeli” açıklamalı 50 Adet 247.500 TL " ( 96 1 KDV ) 2.500 TL - 250.00 TL olarak düzenlendiği ( bir adet sıfırın eksik yazıldığı ), yazı ile ikiyüz ellibin TL olarak yazıldığı, faturanın kapalı fatura olarak düzenlendiği, düzenlenen kapalı faturalarda ticari hayat içerisinde ve ticari teamüllere göre bedeli alınmış veyahut tahsil edilmiş " olarak anlaşıldığı ve uygulandığı, Sultanbeyli 1. Noterliğinin 17.12.2019 tarihli araç satış sözleşmelerinin incelenmesinde 50 adet aracın her birinin değerinin KDV dahil 5.000,00 TL, toplamda 250.000 TL tutarında olduğu, noterlik araç satış sözleşmelerine göre satıcı, yukarıdaki nitelikleri ve bedeli yazılı aracı halihazır durumu ile satarak bedeli tamamen aldığını ve aracı teslim ettiğini, alıcı, bu aracı halihazır durumu ile görüp beğenerek ve bedelini tamamen ödeyerek teslim aldığını, tarafların aracın bedelini tamamen aldıklarını ve tamamen ödediklerine dair noter huzurunda beyan verdiklerini, tarafların, davacı açısından BS formu ile davalı şirket açısından BA formlarının karşılaştırılmasında satım ve alıma ilişkin formların birbirini teyit ettiği, ( davalı şirketin KDV dahil olarak 250.000 TL beyan ettiği) davalı şirketin davacı firmaya ticari defter kayıtlarına göre herhangi bir borcunun bulunmadığının tespit edildiği belirtilmiştir.Davacı vekili rapora itiraz dilekçesinde; müvekkiline aktarıldığı iddia edilen 150.000,00 ve 100.000,00 TL'lik ödemelerin dava dışı MB isimli firmaya virman EFT yapıldığını, müvekkilinin virman talimatı vermediğini, raporda 17.12.2019 tarihinde biri 150.000,00 TL diğeri 100.000,00 TL iki virman ile dava konusu fatura bedelinin ödendiğinin tespitinin yapıldığını, ancak virman hareketliliğine bakıldığında havale muhatabının dava dışı şirket olduğunu, müvekkiline doğrudan gönderilen bir ödemenin olmadığını belirterek, ek rapor alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili rapora karşı beyan dilekçesinde; kapalı faturanın borcun ödendiğine dair karine teşkil edeceğinin istikrarlı vurgulanarak ticari teamül olarak benimsendiğini, noter araç satış sözleşmelerinde bedelinin tamamen ödendiğinin belirtildiğini, noterlerde düzenlenen ve belgelendirilen işlerin Noterlik Kanununa göre resmi sayıldığını ve içerik ve şekil bakımından sahteliği sabit oluncaya kadar kesin delil teşkil edeceklerini, dolayısıyla davacının söz konusu araç bedellerini tahsil edemediğine dair iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, TMK'nın 7.maddesinde; bizzat resmi memurlar tarafından düzenlendiğinden bu resmi senette yer alan her türlü kaydın doğruluğuna kanıt oluşturduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın reddine dair hüküm tesis edilmiştir. TMK'nın 6. maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması hâlinde öncelikle ona bakılmalıdır. Somut olayda, takip konusu faturadan dolayı alacaklı olduğunun ispat külfeti davacı taraftadır. Diğer yandan takip konusu faturanın, bilirkişi raporunda ifade edildiği üzere, kapalı fatura olarak düzenlenmiş olduğu anlaşılmaktadır. Kapalı fatura, bedeli tahsil edilmiş fatura olarak kabul edilmektedir. Ayrıca, taraflar arasında noter huzurunda düzenlenen araç satış sözleşmesinin her birinde satıcının alıcıya aracı satarak bedelini tamamen aldığı ve aracı teslim ettiği kabul edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 204/1 maddesinde; “İlamlar ile düzenleme şeklindeki noter senetleri, sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılırlar” hükmü ile; 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 82. maddesinde; "Bu kanun hükümlerine göre belgelendirilen işlemler resmi sayılır. Noterler tarafından bu kısmın ikinci bölümünün hükümlerine göre düzenlenmiş olan hukuki işlemler, sahteliği sabit oluncaya kadar geçerlidir. Bu kısmın üçüncü bölümü hükümlerine göre noter tarafından yapılan imza onaylaması, onaylanan imzanın ilgiliye ait oluşunu belgelendirme niteliğinde bulunup, hukuki işlemlerin içindekileri kapsamaz. Bu işlemlerde imza ve tarih, sahteliği sabit oluncaya kadar geçerlidir. İkinci ve üçüncü fıkra hükümleri dışında kalan noterlik işlemleri aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir” hükmü yer almaktadır. TMK'nın 7.maddede ise resmî belgelerle ispat başlığı ile; " Resmî sicil ve senetler, belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur. Bunların içeriğinin doğru olmadığının ispatı, kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça, her hangi bir şekle bağlı değildir." düzenlemesi mevcuttur. Söz konusu düzenlemeler karşısında, davacı tarafça noter senedinin aksi ispat edilemediği gibi takibe konu faturanın kapalı olması ve davalı şirketin ticari defter ve kayıtları ile BA, BS Formlarından, davacının alacağını ispat edemediği kanaatine varılmış, davacı vekilinin istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşığıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 22.10.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.