16. Ceza Dairesi 2017/2754 E. , 2018/1573 K. "" Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme Hüküm : TCK'nın 314/3 ve 220/6 maddeleri delaleti ile 314/2, 220/6, 62, 53, 58/9, 63 ve 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: İncelenen dosya kapsamından; Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.2013 tarih ve 2013/88 esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında “silahlı terör…
**16. Ceza Dairesi 2017/2754 E. , 2018/1573 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme Hüküm : TCK'nın 314/3 ve 220/6 maddeleri delaleti ile 314/2, 220/6, 62, 53, 58/9, 63 ve 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: İncelenen dosya kapsamından; Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.2013 tarih ve 2013/88 esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında “silahlı terör örgütü üyesi olmak, kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne silahsız katılarak ihtar ve zor kullanmaya rağmen kendiliğinden dağılmayarak direnme” suçlarını işlediğinden bahisle 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 2911 sayılı Kanunun 32/1, TCK'nın 53, 58/9, 63 ve 3713 sayılı TMK'nın 5. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda sanık hakkında “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçundan 3 Yıl 1 Ay 15 Gün Hapis cezası ile cezalandırılmasına, kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne silahsız katılarak ihtar ve zor kullanmaya rağmen kendiliğinden dağılmayarak direnme suçundan ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” yönelik hüküm kurulduğu, bu kararın verilmesinden dokuz gün sonra müzakereye, karara ve hükme katılan hakimlerden ...'ın; o günkü adıyla Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 3. Dairesinin 11.06.2015 tarih ve 2015/6279 sayılı kararıyla, “2802 sayılı Kanun'un 8. maddesi'nin (ı) ve (j) bentleri delaletiyle aynı Kanun'un 53. maddesinin (b) bendi uyarınca “mesleğe kabul kararının kaldırılarak görevine son verildiği, bu kararın ilgilinin itirazı üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunun 01.02.2017 tarih ve 2017/15 sayılı kararıyla itirazın reddine karar verilerek kesinleştiği”, hükmün de sanıklar müdafi tarafından diğer hususların yanında bu husus da dile getirilmek suretiyle temyiz edildiği”, Anlaşılmaktadır. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Anayasanın ve kanunların kendisine tanımış olduğu görevleri yapmakla yetkilidir. Bu kapsamda, Anayasanın 159. maddesinde ve HSYK Kanununun 4. maddesinde tanınmış yetki çerçevesinde hakim ve Cumhuriyet savcılarının “mesleğe kabul etme, atama ve nakletme, geçici yetki verme, yükselme ve birinci sınıfa ayırma, kadro dağıtma, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini” yapmaktadır. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 3. Dairesinin 11.06.2015 tarih ve 2015/6279 sayılı kararının gerekçesi incelendiğinde, temyize konu karara katılan hakimlerden biri olan ...'ın;