2. Ceza Dairesi 2014/31410 E. , 2016/10800 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Müştekinin 21/02/2013 günü eve geldiğinde hırsızlık olayını farkettiğini söyleyerek şikayetçi olup, sürekli kullanmadığı evini en son 10 gün önce kontrol ettiğini beyan etmesi, yine haklarında beraat kararı verilen diğer sanıkların ifadeleri ve sanığın da 15/02/2013 tarihinde ce…
**2. Ceza Dairesi 2014/31410 E. , 2016/10800 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Müştekinin 21/02/2013 günü eve geldiğinde hırsızlık olayını farkettiğini söyleyerek şikayetçi olup, sürekli kullanmadığı evini en son 10 gün önce kontrol ettiğini beyan etmesi, yine haklarında beraat kararı verilen diğer sanıkların ifadeleri ve sanığın da 15/02/2013 tarihinde cezaevine girdiği dikkate alındığında, atılı suçların 11/02/2013 ile 14/02/2013 tarihleri arasında işlendiği anlaşıldığı halde, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 22/02/2013 olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak görülmüş, TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, yapılan duruşmaya toplanan delillere mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer itirazlar yerinde görülmemiştir. Ancak; 5275 sayılı Kanun’un ''Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi ve Denetimli Serbestlik Tedbiri'' başlıklı 108. maddesinin 2. fıkrasında ''tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz'' hükmüne yer verilmiş olup, bu hüküm nedeniyle sanığın birden fazla tekerrüre esas alınabilecek sabıkasının bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği halde, iki ayrı ilamın birden tekerrüre esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması,