T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1750 Esas KARAR NO: 2026/604 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2019/917 Esas - 2022/686 Karar TARİH: 30/06/2022 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yo…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1750 Esas KARAR NO: 2026/604 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2019/917 Esas - 2022/686 Karar TARİH: 30/06/2022 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin gerçek kişi tacir olarak kendi adına işlettiği... isimli ticari işletmesinde otobüs ve ticari araç-toptan yedek parça satışı yaptığını, davalı şirketin müvekkilinden farklı tarihlerde toplamda 34.714,50 TL tutarında oto yedek parça satın aldığını, davalı şirkete malların eksiksiz olarak belirlenen tarihlerde teslim edildiğini, fakat müvekkili tarafından düzenlenen faturalara konu borcun 34.714,5 TL tutarındaki bakiyesinin tamamen ödenmesi gerekirken müvekkiline yalnızca 13.080,5 TL tutarında kısmi bir ödeme yapıldığını, müvekkilinin davalıdan kalan alacağının tahsili için 18/12/2018 tarihinde ....icra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasından takip başlattığını, ödeme emrinin davalıya 04/02/2019 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının borca itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, takibin dayanağı irsaliyeli faturaların satışa konu mallar ile beraber kargo yoluyla davalıya teslim edildiğini , davalının yasal süresi içinde söz konusu faturalara itirazda bulunmadığını, faturaların münderecatını kabul etmiş sayılacağını ve borçlu olmadığını ileri süremeyeceğini, tüm bu nedenlerle borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen hususları kabul etmediğini, davacının takip dayanağı olarak herhangi bir belge sunmamış olduğunu, bu durumun 2004 s. İİK Md. 58 hükmüne aykırılık teşkil ettiğini, davacının malın teslim edilip edilmediğini, faturanın teslim edilip edilmediğini ispatlayamadığını, taraf ticari defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesinde bu durumun açıkça anlaşılacağını, böylelikle davalı görevsizlik ve yetkisizlik itirazımızın nazara alınarak davanın hem yetki hem de görev yerinden reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 30/06/2022 tarih ve 2019/917 Esas - 2022/686 Karar sayılı kararında; "Mahkememizce yapılan yargılama, dava ve cevap dilekçeleri, taraf vekillerinin mahkememiz huzurundaki beyanları, dosya arasına alınan .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası ve tüm kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayımızda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı tarafın kendisine verilen süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının davaya konu faturaları BA olarak bildirmediğinin belirtildiği, faturalara konu malların davalıya teslim edildiğinin ispat yükünün davacıda olduğu, dosyada bulunan irsaliye niteliğinde gönderilen kargo teslim fişlerine göre gönderilen ürünün ne olduğu, hangi fatura ile ilişkili olduğu, içeriğinin ne olduğu gibi hususların kargo fişlerinden tespit edilememesi ve davalının faturaları BA olarak bildirmemesi ve dosya kapsamına göre fatura konusu malların davalıya teslim edildiğine dair başkaca bir delil olmaması sebebiyle davacı tarafın dan faturalara konu malın davalıya teslim edildiği ispatlanamadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının ticari defterleri usulüne uygun tutulmuş olup davalının ise süresi içerisinde ticari defter ve kayıtlarını sunmadığını, HMK'nun 222/3 fıkrasına göre davacının alacağını usulüne uygun tutulmuş ticari defterleri ile ispatladığını, bilirkişi kök ve ek raporlarında davacının kendi defterlerine göre alacaklı olduğunun ve 5.000,00-TL üzerindeki tüm faturaları satış olarak beyan ettiğinin tespit edildiğini, davalı tarafın, takibe itiraz ve davaya cevap dilekçesinde, kargo içeriklerine ve irsaliyelerine itiraz etmediğini; dolayısıyla bu konuyla ilgili olarak taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığını; mahkemece savunma nın genişletildiğini ve kargo içeriklerinin ispatlanmasının taraflarından beklendiğini, böylece hukuka aykırı hüküm tesis edildiğini, İleri sürerek, izah olunan ve resen nazara alınacak sebeplerle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, yargı-lama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; davalı kendisini vekil ile temsil etmiş olmasına ve dava reddedilmesine rağmen, davalı lehine reddedilen tutar üzerinden vekalet ücretine ve davalının yaptığı yargılama giderlerinin davacıdan alınmasına karar verilmemiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, İleri sürerek, izah edilen sebeplerle, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden istinafa başvurularının kabulüne, davacı nın istinaf başvurusunun esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasında varlığı iddia olunan ticari satış ilişkisi kapsamında tanzim edilmiş on bir adet satış faturasından bakiye 21.634,00-TL'nin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dosya içeriği belgelere göre; mahkemece taraf delilleri toplanmış, takip dayanağı faturalar, tarafların 2017 ve 2018 yılına ilişkin ba-bs formları, davacının faturalara konu ürünlerin davalıya teslim edildiğine dair delil olarak sunduğu kargo fişleri dosya arasına alınmış, tarafların ticari defter ve kayıtları ile dosya üzerinde mali bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, davalı defter ibraz etmediğin -den davacının defterleri üzerinde yaptırılan mali inceleme sonucu alınan kök ve iki ek rapor akabinde tahkikat bitirilerek davanın red -dine karar verilmiştir. Mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere; tek taraflı fatura düzenlenmesi ve deftere kaydedilmesi alacağın varlığını ispata yeterli olmayıp, faturanın ve fatura muhtevasının davalıya tebliğ ve teslim edildiğini ispat yükü davacı üzerindedir. Ticari defterler kesin delil niteliğinde olmayıp, HMK'nun 222/3 fıkrasının karşı tarafın defter ibraz etmemesi haline uyguladığı sonuç, tacirin usulüne uygun tutulmuş defterlerinin lehine delil vasfını haiz olmasından ibarettir. Yoksa karşı tarafın defter ibraz etmemesi, davacı nın defterlerinde kayırlı faturalara konu malın davalıya teslim edildiğini ispata tek başına yetmeyeceği gibi, ispat yükünün yer değiştir mesine de sebep olmaz. Davacının takip dayanağı olarak gösterdiği on bir adet faturadan yalnızca birinin davalı tarafından vergi dairesine alış olarak beyan edildiği, davacının almış olduğunu belirttiği kısmi ödemenin bu fatura tutarını karşıladığı, faturaların muh-tevasının davalıya teslim edildiklerini ispat için dosyaya sunulan kargo fişlerinde fatura ve mal bilgisi yer almadığı, davacı istinafının aksine davalının cevap dilekçesi ile teslim olgusunu inkar ettiği, bu durumda mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmış, davacının istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. Dosyaya mübrez arabuluculuk tutanağı kapsamından, davalı tarafın arabuluculuk görüşmesine katıldığı anlaşılmıştır. HMK'nun 326 maddesi uyarınca; davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen, mahkemece kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama gider ine hükmedilmemiş olması hatalı olmuş, davalı yanın bu yöndeki istinaf başvurusu haklı bulunmuştur. Sonuç itibariyle; davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurularak, davanın reddine, davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacıdan tahsiline, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine ilk derece mahkemesi karar tarihindeki AAÜT'nin 13/1 fıkrası uyarınca hesaplanan 5.100,00-TL nispi vekalet ücretinin davalı yararına davacıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../06/2022 tarih ve 2019/. Esas 2022/. Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 3- Davanın REDDİNE, İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 4-Dairemiz karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL harçtan, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 369,46-TL harcın mahsubu ile bakiye 362,54-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 5.100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 8-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00-TL arabulucuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 9-Kullanılmayan gider avansı varsa yatıran tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 10-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 11-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 12-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 13-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 14-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 15-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/03/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.