6. Ceza Dairesi 2008/368 E. , 2012/4498 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itiraz
**6. Ceza Dairesi 2008/368 E. , 2012/4498 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanığın hırsızlık için girdiği, yakınanın bekçiliğini yaptığı inşaatın alt katındaki depoda asansör kapılarını çalmak için hazırlık yaptığı sırada gelen yakınana yanındaki bıçağı çektiği ve yakınanın koluna vurup bıçağı düşürmesi üzerine “arkadaşlarımın hepsini buraya yığıp seni öldüreceğim” diye tehdit ederek olay yerinden kaçması biçimindeki eyleminin, 765 sayılı TCK’nun 495/2. maddesinin yollamasıyla aynı yasanın 497/1. maddesinde belirtilen yağma suçunu oluşturduğu, ancak 5237 sayılı TCK’nda dolaylı yağma suçuna yer verilmemesi nedeniyle, sanığın eyleminin anılan Yasanın 141/1, 35/2 ve 106/2-a maddelerine uyan hırsızlığa kalkışma ve tehdit suçlarını oluşturduğu, lehe yasa karşılaştırmasının bu suçlara göre yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması; 2-Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğname gibi BOZULMASINA, 14.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.