11. Hukuk Dairesi 2012/9398 E. , 2013/8842 K. MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.04.2012 tarih ve 2011/73-2012/213 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm be…
**11. Hukuk Dairesi 2012/9398 E. , 2013/8842 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.04.2012 tarih ve 2011/73-2012/213 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, davalılar tarafından parasını istediği her an geri çekebileceği, karşılığında yüksek oranlarda faiz verileceği garantisi ile müvekkilinden 8.100 DM (8.950,00 TL) tahsil edildiğini, müvekkilinin parasını geri almak istediğinde davalılar tarafından ödeme yapılmadığını, davalı şirketin mevduat toplama faaliyetlerinin Bankalar Kanununa, TTK, SPK ve BK hükümlerine aykırı olması nedeniyle müvekkilinden tahsil edilen paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri ödenmesi gerektiğini, davalı ...’in de davacının zarara uğramasında TTK’nın 336. maddesi kapsamında sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek, davalı şirkete ortak olunmadığının tespitini, kurulan ilişkinin hükümsüzlüğünü ve 8.100 DM karşılığı 8.950 TL’nin temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... ve şirket vekilleri, başvuru konusu ... ibareli işaret ile davacının ... ibareli markaları arasında, başvuruda kalan mallar itibariyle ortalama tüketicileri iltibasa düşürebilecek derecede bir benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, HMK’nın 190. maddesi ve MK’nın 6. maddesi uyarınca öncelikle davacının davalıya verdiğini iddia ettiği paranın davacı tarafça miktarı dikkate alınarak yazılı belge ile ispatlanması gerektiği, davacının sunduğu tahsilat makbuzunun fotokopi olduğu, fotokopiden ibaret yazıların ispat vasıtası bir belge olarak kabulünün mümkün bulunmadığı, davacının sunmuş olduğu CD'nin incelenmesinde her zaman herkes tarafından oluşturulabilecek listelerden ibaret olduğu, SPK raporlarının tek başına davacının iddialarını ispata elverişli olmadığı, tahsilat makbuzunun davalı kayıtlarında yer alıp almadığı davacının pay defterinde adının bulunup bulunmadığı ve davacının diğer iddiaları ile ... iddiaları yönünden gerekli araştırma ve incelemenin uzman bilirkişi eliyle yapılması gerekmekte olup davacı taraf bilirkişi incelemesi talebinde bulunmadıklarını keşif giderini yatırmayacaklarını bildirdiğinden davacının öncelikle şirkete para verdiğini ispat edemediği, iddianın tek ispat vasıtası davalı defter kayıtları olduğu, defterlerin incelenmesi amacı ile bilirkişi incelmesinin davacı tarafça istenmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.