T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/203 KARAR NO : 2025/1555 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/11/2021 NUMARASI : 2020/565 E. - 2021/845 K. DAVANIN KONUSU:Haksız rekabet Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve manevi tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısm…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/203 KARAR NO : 2025/1555 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/11/2021 NUMARASI : 2020/565 E. - 2021/845 K. DAVANIN KONUSU:Haksız rekabet Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve manevi tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının ulusal ve uluslararası alanda parsiyel taşımacılık faaliyetlerinin organizasyonu hususunda faaliyet gösteren bir lojistik firması olduğunu, davalının alıcısı olduğu sair parsiyel yük taşıma işinin organizasyonu gerçekleştirildiğini, davalının malını teslim aldığını, akabinde fatura bedelini ödediğini, yükü limandan teslim aldığını, taşıma işi organizasyonunun gereğince tamamlandığı bir sırada davalının KEP sistemi üzerinden ilgili faturaya itiraz ettiğini bildirdiğini, daha sonra davalı tarafından doğrudan ve alenen müvekkilinin ticari itibarını ve saygınlığını hedef alan, kişilik haklarını açıkça ihlal eden, hakaret ve haksız saldırı içerikli pek çok gönderinin şahsi sosyal medya hesabından (...) paylaşıldığını ve müvekkili şirket ile arasında gerçekleşen e-postaların ve sair evrakın kişisel verilerin de alenen ifşası sureti ile paylaşıldığını aynı sektördeki başka firmalardan öğrendiğini, davalının bu paylaşımlarında davacıdan aldığı taşıma hizmetleri ile ilgili yazışmaları ve evrakları paylaştığını, davacı hakkkında sahte belge düzenleme, hırsızlık ve benzeri pek çok suç isnadında bulunduğunu, gönderilerin Türkiye Noterler Birliği'nin E-tespit sistemine başvurularak Üsküdar 27. Noterliği nezdinde ... yevmiye numaraları tahtında ... sosyal medya sitesindeki gönderilerin olduğu sayfaların o andaki hali ile onaylanmasının sağlandığını, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunulduğunu, davalının sosyal medya hesabından paylaşılan gönderilerin müvekkili şirket yönünden TTK m.55 hükmü uyarınca ''yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötüleme'' niteliği taşıdığını, bunların açıkca haksız rekabet teşkil ettiğini, TTK m.54'te haksız rekabetin ''Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.'' şeklinde tanımlandığını, haksız rekabetten söz edebilmek için ortada aldatıcı veya dürüstlük kurallarına davranışların olması gerektiğini, davalının mevzubahis sosyal medya paylaşımlarının aynı zamanda şirketin kişilik haklarına da açıkça saldırı teşkil ettiğini, kişilik hakkının bir şahsın kişiliğini oluşturan maddi ve manevi değerleri kapsamakta olduğunu, kişinin özel yaşamı, beden bütünlüğü, şerefi, haysiyeti, onuru, saygınlığı, sağlığı, özel yaşamının gizliliği, resmi adı, eseri, sözü, ekonomik hareket serbestliği, özgür olma hakkı vb. bu kapsamda değerlendirildiğini, tüzel kişilerin, gerçek kişiler gibi organik bir yapıya sahip olmamalarına istinaden maddi bedensel değerler üzerinde kişilik haklarının varlığı söz konusu olmamakla birlikte, saygınlık, onur, sır çevresi gibi manevi nitelikteki kişisel değerler söz konusu olduğunda, tüzel kişilerin de Türk Medeni Kanunu kapsamında kişilik haklarının korunması hakkından faydalanması gerektiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01/02/2012 tarihli ve 2011/687 E. - 2012/26 K. sayılı kararında da bedensel olmayan manevi değerler konusundaki kişilik hakları yönünden tüzel kişilerin de Türk Medeni Kanunu kapsamında korumadan faydalanacağı, bu hususta manevi tazminat isteminde dahi bulunulabileceğinin belirtildiğini ileri sürerek, davalı tarafça sosyal medya hesabından paylaşılan gönderilerin hukuka aykırılığını ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız saldırıların ve haksız rekabetin men'ine, 50.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün özetinin tirajı en yüksek ulusal gazetede masrafı davalıdan alınmak üzere ilanına, haksız fiilin gerçekleştirildiği ... sosyal medya hesabı üzerinden davalı yanca müvekkilinden özür mahiyetinde bir mesajın yayınlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davaya gerekçe gösterilen sosyal medya paylaşımının bir tüzel kişiliğin kişilik haklarını, saygınlığını, itibarını zedeler nitelikte olmadığını, '' ... depocu malımı vermeyecek, ben bir sürü yere dilekçe vereceğim, savcılığa nitelikli dolandırıyorlar beni diyeceğim, savcılık öpsünler seni ben karışmam diyecek.'' ifadesinde ne davacının adının geçirildiğini, ne de davacıyı hedef aldığını, davacının saygınlığına yönelik bir ifade bulunmadığını, sadece davacıya ilişkin değil pek çok farklı sürecin anlatılmaya çalışıldığı bir şekilde oluşturulduğunu, davalının bir özneyi değil, bir olguyu eleştirdiğini, bu olgunun hukuka uygun olmadığını, bu olgu karşısında hak aramanın da zor olduğunu dile getirdiğini, davalının kanaat ve ifade özgürlüğü kapsamında beyanda bulunduğunu, paylaşımın hukuka aykırı, incitici ve kişiliğe yönelik nitelikte olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davanın, haksız rekabetin tespiti, meni ve haksız rekabetten kaynaklanan manevi tazminat ile hüküm özetinin ilanı ve davalının sosyal medya hesabından özür mesajı yayınlanması taleplerine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Bilirkişi Doç. Dr. ... tarafından verilen 18/10/2021 tarihli raporu özetle;Dosya münderecatından, huzurdaki davaya konu uyuşmazlığın TTK m. 54 vd. hükümleri kapsamında haksız rekabet teşkil edip etmediğinden kaynaklandığı ,Buna göre genel olarak ifade etmek gerekirse, haksız rekabet kurumu TTK’nın 54 vd. maddelerinde düzenlenmiş ve m. 54/2’de “Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.” şeklinde tanımlanmıştır. Kanun 55. maddesinde de uygulamada sıklıkla karşılaşılan dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamaları örnekler halinde düzenleme altına almıştır. Nitekim bahsi geçen hükmün davaya konu uyuşmazlığa uygulanması düşünülecek düzenlemesinin 55. maddenin 1. fıkrasının a.1. hükümde yer alan “Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek” olduğu tarafımızca değerlendirilmektedir. Zira dosyada mevcut bilgi ve belgelerden; “...” isimli sosyal platform üzerinden, davalı ...’in, davacı ile arasındaki yazışma örneklerinin bir kısmını ve konişmentoyu paylaşmak suretiyle, yargılamaya muhtaç, bir takım ithamlarda bulunduğu tespit edilebilmektedir. Nitekim davalı işbu beyanlarının arasında; “…uydurma birde kıyak yapıyorlar”, “…işbirlikçi depocu malımı vermeyecek ben bir sürü yere dilekçe vereceğim nitelikli dolandırıyorlar beni diyeceğim”, “…Acentedan ve geçici depo işletmesinden alınan tüm faturalar içerik açısından sahte belge”, “Gümrükten malımı alabilmek zorla ödetecekler bu sahte masrafları”, “Bravo şirkete ülkemizi biliyor ve ticaret bakanlığı ve gümrüklerin korunması altında soyguna devam” gibi ifadelerinin yer aldığı anlaşılmakta olduğunu, netice olarak davalının, iş alanına yönelik bir sosyal platformda (...) yer verdiği söz konusu beyanlarının, TTK m. 55/1 a.1 hükmü kapsamında davacının faaliyetlerini ve ticari işlerini gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek niteliğinde olduğu tarafımızca değerlendirilmekte olup; gerek bu konudaki nitelendirmede gerekse hükmedilecek tazminat miktarı hususunda mahkememize ait olduğu hususunu rapor ve beyan etmiştir.Tüm dosya kapsamı incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; Dava, davalının sosyal medya hesabındaki paylaşımlarının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, haksız rekabetin meni ve haksız rekabetten kaynaklanan manevi tazminat ile hüküm özetinin ilanı ve davalının sosyal medya hesabından özür mesajı yayınlanması taleplerine ilişkin olup, bilirkişinin düzenlediği 18/10/2021 tarihli raporda özetle; davalının, iş alanına yönelik bir sosyal medya platformunda (...) yer verdiği beyanlarının TTK 55/1-a.1 hükmü kapsamında davacının faaliyetlerini ve ticari işlerini gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir. 6102 sayılı TTK’nın 54. maddesinde yer alan (1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, haksız rekabet eylemlerinin belirli tacirler arasında, yani bir tacirden diğer bir somut tacire yönelik olması şart olmayıp, tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ticari ilişkileri etkileyen ve tek bir tacire yönelik değil, piyasadaki diğer bütün tacirlere yönelik, genel nitelikteki aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı eylemler de haksız rekabet olarak nitelendirilmiştir.Keza TTK’nın 55.maddesinde yer alan “(1) Aşağıda sayılan haller haksız rekabet hallerinin başlıcalarıdır: a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle;…1.Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek,” düzenlemesi uyarınca, bir taciri, onun mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek, eylemi, dürüstlük kuralına aykırı ve haksız rekabet teşkil eden bir davranış olarak değerlendirilmektedir.Davalının davacıya yönelik davacının faaliyetlerini ve işlerini gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemeye yönelik beyanda bulunması, tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ticari ilişkileri etkileyen ve tek bir tacire yönelik bir haksız rekabet eylemi olup, TTK’nın 56.maddesi uyarınca, davacının, davalının haksız rekabet eyleminin tespit ve men’i ile şartları varsa tazminat isteme hakkı bulunduğundan; davalının beyanlarının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve davalının haksız rekabetinin men'ine karar vermek gerekmiştir. Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; davalının bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde sunduğu ve hakaret suçuna ilişkin yürütülen İstanbul CBS 2021/110769 sayılı soruşturma neticesinde ... Taşımacılık AŞ'nin iftira ve hakaret suçunun mağduru olamayacağı kanaatiyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş, Davalının hesabında yaptığı açıklamalar davacı aleyhine haksız rekabet teşkil eden bir fiil olarak nitelendirilmekle birlikte fiilin davacının kişilik haklarına saldırı olarak değerlendirilemeyeceği, manevi tazminatın koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından davacının manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. " gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının ... hesabından paylaştığı davacıya yönelik beyanlarının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalının haksız rekabetinin men'ine, davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda, son derece isabetli olarak dava konusu sosyal medya paylaşımlarının TTK md. 55/1 a.1 kapsamında haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve haksız rekabetin men'ine karar verilmiş olsa da manevi tazminat talebinin koşullarının oluşmasına rağmen aksi kanaatle manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, manevi tazminat isteminin reddinin gerekçesi olarak "Davalının bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde sunduğu ve hakaret suçuna ilişkin yürütülen İstanbul CBS'nin 2021/110769 sayılı soruşturması neticesinde ... Taşımacılık AŞ'nin iftira ve hakaret suçunun mağduru olamayacağı kanaatiyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesine bağlı olarak manevi tazminat için aranan koşulların oluşmadığı kanaatine varıldığı" gösterilse de bahse konu kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itiraz ettiklerini, halihazırda dosya Sulh Ceza Hakimliği incelemesinde olduğunu, dava konusu paylaşımların TCK kapsamında haksız rekabet suçunun teşkil etmesi hasebi ile davalı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, Bakırköy 41. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/227 Esas, 2021/482 Karar sayılı kararı ile davalı yönünden haksız rekabet suçunu işlediğinin sabit olduğu kanaatiyle mahkumiyet hükmü tesis edildiğini, mahkumiyet kararının gerekçesinde dava konusu paylaşımların haksız rekabet teşkil ettiği ve eleştiri sınırlarını aştığının "yapılan paylaşımların müşteki yanın e-posta , fatura gibi iş sırlarını ifşa etmesi paylaşımları arasında dolandırıcı, uydurma fatura ve sahte belge düzenleyen firma görüntüsü veren ibarelerin yer alması, müşteki yanın müşterilerinin gözünde küçük düşürülmesi veya itibarının sarsılması suretiyle rakiplerinin bu durumdan avantaj sağlamasına neden olabileceği maddi ve manevi zararlar verebilecek paylaşımlar olduğu sanık tarafı "yanlış" , "yanıltıcı" veya "incitici" paylaşımlarının dürüstlük kuralına aykırı olduğu ve alınan bilirkişi raporu içeriğine göre 6102 sayılı TTK'nın 62/1 maddesine aykırılık teşkil ettiği ve eleştiri sınırlarını aştığı anlaşıldığından" şeklinde ifade edildiğini, davalı yanın kasti olarak yaptığı paylaşımlarının davacı için telafisi güç zararlara yol açtığını, taşımacılık sektöründe hizmet veren tüm rakip firmaların bu paylaşımları lehlerine olacak şekilde kullanabileceğini, halihazırda taşımacılık hizmeti almak isteyen potansiyel müşterilerin de dava konusu paylaşımlar nedeniyle davacı hizmetlerini tercih etmeme durumlarıyla karşı karşıya kalındığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01/02/2012 tarihli ve 2011/687 E. - 2012/26 K. sayılı kararında da bedensel olmayan manevi değerler konusundaki kişilik hakları yönünden tüzel kişilerin de Türk Medeni Kanunu kapsamında korumadan faydalanacağı, bu hususta manevi tazminat isteminde dahi bulunulabileceğinin belirtildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 56. maddesi uyarınca haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ile haksız rekabet nedeniyle uğranılan manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalının ... hesabından paylaştığı davacıya yönelik beyanlarının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalının haksız rekabetinin men'ine, davacının manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiş, karar yalnızca davacı vekilince manevi tazminat isteminin reddinin hatalı olduğu gerekçesiyle istinaf edilmiştir. Davalının ... hesabında davacı ile olan bazı yazışmaları ve konişmentoyu da koyarak '' …uydurma birde kıyak yapıyorlar, …işbirlikçi depocu malımı vermeyecek ben bir sürü yere dilekçe vereceğim nitelikli dolandırıyorlar beni diyeceğim, …Acentedan ve geçici depo işletmesinden alınan tüm faturalar içerik açısından sahte belge Gümrükten malımı alabilmek zorla ödetecekler bu sahte masrafları... Bravo şirkete ülkemizi biliyor ve ticaret bakanlığı ve gümrüklerin korunması altında soyguna devam'' şeklinde paylaşımlarda bulunduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporu uyarınca bu ifadelerin TTK'nın 54/2 ve 55/1.a.1 hükmü uyarınca davacının ticari işlerini gereksiz incitici açıklamalarla kötülemek suretiyle haksız rekabet teşkil ettiğine karar verildiği görülmektedir. Haksız rekabetin varlığı hâlinde açılabilecek davalar TTK'nın 56. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin e) fıkrasına göre TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat istenebilecektir.Somut olayda, davacı tarafça davalı hakkında TTK'nın haksız rekabet hükümlerine aykırı hareket etmesi sebebiyle yapılan şikayet sonrasında açılan ceza davasında, davalının yukarıda yer verilen ... paylaşımlarının Bakırköy 41.Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/227 Esas, 2021/482 Karar sayılı ve 27.05.2021 tarihli kararında davalının TTK'nın 62.maddesine aykırı, eleştiri sınırlarını aştığı gerekçesiyle davalı sanığın para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükmün kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacı taraf davalı hakkında ayrıca hakaret suçu nedeniyle şikayetçi olmuştur. Bu kapsamda başlatılan soruşturmanın İstanbul CBS'nın 2021//110769 soruşturma sayılı dosyası üzerinde yürütüldüğü, davacının hakaret ve iftira suçlarının mağduru olamayacağı gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiği, karar itirazın reddediliği anlaşılmaktadır. TBK'nın ''Kişilik hakkının zedelenmesi'' başlıklı 58.maddesinde, ''Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir.'' hükmü yer almaktadır. Somut olayda, davacı taşıma hizmeti icra etmektedir. Davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin konusu olan paylaşımlarını ... adlı sosyal bir platformda davacı ile arasındaki fatura ve taşıma belgelerini paylaşarak yaptığı görülmektedir. ..., iş dünyasındaki kişilerin diğer kişilerle iletişim kurmasını ve bilgi alışverişi yapmasını amaçlayan bir sosyal paylaşım platformudur. Diğer sosyal platformlarda olduğu üzere oldukça fazla sayıda kullanıcısı bulunmaktadır. Her ne kadar mahkemece manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş ise de davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin konusu davacıların mesleki itibarının zedenlenmesine yol açabilecek nitelikte olup bu eylemlerine konu paylaşımlarını ... adlı ve binlerce kullanıcısı bulunan sosyal bir platformda yaptığı, bu platformun davacının müşterilerinin veya rakiplerinin de kullanıcısı olduğu olabildiği nazara alındığında davalının eylemlerinin davacının kişilik haklarına da saldırı niteliğindedir. Bu sebeplerle, ilk derece mahkemesince manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi hukuka aykırı olmuştur. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan bu sebeplerle yerinde olduğu anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının manevi tazminat yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davacı vekilinin manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 20.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair Dairemizce yeniden hüküm kurulması gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunu kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesini istinafa konu kararının manevi tazminat yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının manevi tazminat yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;1-Davanın kısmen kabulü ile davalının ... hesabından paylaştığı davacıya yönelik beyanlarının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalının haksız rekabetinin men'ine,2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ve 3095 sayılı Kanun'un 2/2.maddesi uyarınca avans esasına göre hesaplanacak temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine,3-Alınması gereken 1.366,20 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 853,88 TL'nin mahsubu ile bakiye 512,32 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 512,32 TL karar ve ilam harcı, 54,40 TL başvurma harcı, 7,80 TL vekalet harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 122,50 TL tebligat/posta masrafı, 800,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 922,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davacı lehine haksız rekabetin tespiti ve men'i talebi yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Kabul edilen manevi tazminat miktarı yönünden, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 10. maddesi uyarınca belirlenen 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 10/2 maddesi gereğince belirlenen 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,9-Yatırılan gider ve delil avansları bakiyelerinin, yatıran tarafa iadesine, 10-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden; a-Davacı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,b-Davacı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcı gideri ile 56,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 218,60 TL kanun yolu giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 11-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,12-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 02.10.2025 KANUN YOLU : HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir.