11. Hukuk Dairesi 2009/3409 E. , 2010/9620 K. MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.06.2008 tarih ve 2006/207-2008/171 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, …
**11. Hukuk Dairesi 2009/3409 E. , 2010/9620 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.06.2008 tarih ve 2006/207-2008/171 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 13.11.2003 tarihinde 2003/03566 nolu çoklu tasarım talebinde bulunduğunu, davalı şirket tarafından tasarımların yeni ve ayırt edici olmadığı ve kendisine ait 2001/2504 ve 2001/1721 nolu tasarımlar gerekçe gösterilerek itiraz edildiğini, YİDK’nun itirazı kabul ederek 1, 2, 3 ve 4 nolu tasarımlar yönünden itirazı kabul ettiğini, ancak müvekkiline ait tasarımların yeni ve ayırtedici olduğunu ileri sürerek, YİDK'nun 23.05.2005 tarih ve 2005/T-237 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, davacının tasarımlarının, müvekkiline ait 2001/2504 ve 2001/1721 nolu tasarımlar ile aynı ve ayırtedilemeyecek kadar benzer olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı TPE vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait tasarımlardan 2003/3566-1 nolu tasarımın yeni ve ayırtedici olmadığı, davalının 2001/2504 nolu tasarımı ile benzer olduğu, farklılıklarının küçük ayrıntılar düzeyinde kaldığı, 3 ve 4 nolu tasarımların ürünün başka bir ürüne mekanik olarak monte edilebilmesi için zorunlu biçim ve boyutlarda bulunduğu, 554 sayılı KHK’nın 10. maddesi uyarınca koruma koşullarını taşımadığı, 2 nolu tasarımın davalıya ait 2001/2504 nolu tasarım ile yapılan kıyaslamasında bilgilenmiş kullanıcıda yarattığı genel izlenim açısından belirgin bir farklılığının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile YİDK’nun 23.05.2005 tarih ve 2005/T-237 sayılı kararının 2003/3566-2 nolu tasarım yönünden iptaline karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Davalı TPE ve davalı şirket yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince dava, TPE YİDK’nun kararının iptali istemine ilişkindir. Tasarım hukuku görünüm hukukudur. Tasarım “görünümdür”. Bu, bir ürünün veya ürün parçasının, ürün üzerindeki süslemenin çizgilerinin, renklerinin, dokunun, malzemenin, esnekliğin ve bunun gibi insan duygularıyla algılanabilen unsur ve özelliklerin; bunların tamamının veya bir kısmının bileşiminin ya da takımının görünümüdür ( Ünal TEKİNALP, Fikri Mülkiyet Hukuku, 4. Bası, sayfa 610). Tasarım hukuku görünüm hukuku olduğu için görünmeyen hususlar şartları bulunduğu taktirde patent veya faydalı model korumasının konusunu oluşturabilir. 554 Sayılı KHK’nin 6. maddesi uyarınca, bir tasarımın tescil edilebilmesi için, tasarımın aynısının başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması, bir başka deyişle mutlak yenilik koşulu kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir. 554 Sayılı KHK’nin 7. maddesinde düzenlenen tasarımın ayırt edicilik unsuru ise yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nin 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir. Dava konusu uyuşmazlıkta, bilirkişi görüşüne başvurulmuş ise de hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu tasarımların davalı şirkete ait 2001/ 02504 nolu tasarımı ile yapılan karşılaştırması sonucu 2 nolu tasarımın bilgilenmiş kullanıcıda yarattığı genel izlenim açısından belirgin bir farklılığının bulunduğu gerekçesiyle 2 nolu tasarım yönünden YİDK kararının iptaline karar verilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda uygulanan karşılaştırma metodu yukarıda açıklanan ilkeler karşısında olaya uygun düşmemektedir. Bu itibarla, 554 Sayılı KHK ile mutlak yenilik kriteri benimsendiğinden, bu yönün mahkemece re’sen dikkate alınarak, tarafların bildirdikleri delillerle birlikte anılan KHK’nin 5 ila 10. maddeleri hükümleri göz önüne alınmak suretiyle konusunda uzman olan bilirkişi heyetinden yeni bir rapor alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmek gerekirken sadece davalı şirkete ait tasarımla yapılan karşılaştırmaya dayalı olan rapora itibar edilerek 2 nolu tasarım yönünden YİDK kararının iptaline karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı TPE vekili ve davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalılar yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,55 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 04.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.