T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1456 KARAR NO : 2026/282 KARAR TARİHİ : 05/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/04/2022 NUMARASI : 2017/1281 Esas 2022/361 Karar ASIL DOSYA; DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/11/2017 BİRLEŞEN 2017/1320 ESAS SAYILI DAVA DOSYASI; DAVA : M…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1456 KARAR NO : 2026/282 KARAR TARİHİ : 05/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/04/2022 NUMARASI : 2017/1281 Esas 2022/361 Karar ASIL DOSYA; DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/11/2017 BİRLEŞEN 2017/1320 ESAS SAYILI DAVA DOSYASI; DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/11/2017 BİRLEŞEN 2018/354 ESAS SAYILI DAVA DOSYASI; DAVA : Çek İstirdat BAM KARAR TARİHİ : 05/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 05/02/2026 Davacı ....Şirketi vekili, davacı ... vekili, davalılar ... ve ...Şirketi vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkil aleyhine 109.150,00 TL asıl alacağın tahsili istemi ile 02/11/2017 tarihinde İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2017/14505 Esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, davalının, müvekkili ve diğer borçlu aleyhine icra takibine konu ettiği çeki tamamen haksız ve mesnetsiz elinde bulundurduğundan müvekkili şirketin davalıya anılan çek nedeniyle herhangi bir borcu bulunmadığını, bu konuda davalı aleyhine gerek savcılıkta gerekse Asliye Ticaret Mahkemelerinde müvekkil tarafından açılmış davalar mevcut olduğunu, hukuki sürecin devam ettiğini, müvekkilinin çek tarihini değiştirerek ....'e teslim etmek üzere İzmir'den kardeşi .... ile birlikte 16.10.2017 günü yola çıktığında davalı ...'da işinin olmadığını söyleyerek müvekkili ile birlikte Denizli'nin Kale ilçesine gittiğini, Kale ilçesine geldiklerinde müvekkilin araçta çekin tarihini değiştirdikten sonra davalının '''çeke bir de ben bakayım" diyerek müvekkilin elinden çeki alıp kaçtığını, bunun üzerine müvekkilinin karakolda şikayetçi olduğunu, aynı gün müvekkilinin aynı yer 16/10/2017 tarihinde Kale (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde 2017/138 Esas numarası üzerinden çekin iptali davası açtığını, davanın derdest olduğunu, dolayısıyla davalının dava konusu çeki haksız ve kötüniyetli bir şekilde elinde bulundurduğunu, müvekkil şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılacak inceleme ile de müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığı ve aynı şekilde davalının diğer şirket olan .... Şirketi ile aralarında herhangi bir mal teslimine ilişkin işlem olmadığının ortaya çıkacağını, açıklanan sebeplerle; davanın kabulü ile İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2017/14505 Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkil aleyhine başlatılan icra takibine konu çek nedeniyle müvekkilimin davalı alacaklıya borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili davalı ...'ın ... Şti. yetkilisi olduğunu, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere davacı tarafça müvekkiline karşı Kale Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/138 E. sayılı dosyası ile istirdat davası açıldığını, bu mahkemece yetkisizlik kararı verildiğini, açılan işbu davanın mükerrer bir dava olduğunu, HMK gereğince derdestlik itirazının kabul edilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin, çekin arkasında cirosu olan dava dışı "..." ile makine yapımı konusunda anlaştıklarını, makineyi usulünce teslim ederek faturasını kestiğini ve karşılığında aynı şirket tarafından cirolanmış davaya konu .... (Denizli) Şubesi 10.10.2017 tarihli 8995636 numaralı 109.150TL bedelli çek ile ödemesini aldığını, bu nedenle davanın husumet yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, müvekkilinin söz konusu çeki asla çalmadığını, açıklanan nedenlerle davanın derdestlik yahut husumet yönünden reddedilmesi, mahkemece işin esasına girilmesine karar verilmesi halinde dilekçede açıklanan hususlar doğrultusunda davanın reddine, kötü niyet tazminatına karar verilmesinin talep etmiştir. BİRLEŞEN İZMİR 5 ATM'NİN 2017/1320 ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN; İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılardan .... Ştinin müvekkil şirkete veya müvekil şirketin belirleyeceği adrese teslimi konusunda anlaşılan makinaları teslim etmediğinden müvekkil şirkete gönderilen faturaya herhangi bir mal teslimi olmaması nedeniyle itiraz ettiğini, süreç devam ederken çek keşidecesi... . ..Şti. Tarafından Kale (Denizli) Asliye Hukuk Mahkemesinde 2017/138 Esas sayılı dosya ile istirdat davası açılarak söz konusu dosyada 109.150,00 TL'lik çekin bankaya ibrazı halinde karşılığının ödenmemesi ve çek üzerine ihtiyati tedbir konulması kararı alındığını beyanla İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2017/14505 esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı şirket tarafından gerek müvekkil şirket, gerekse keşideci tarafından işletilen tüm hukuki prosedürleri hiçe sayarak ticari ilişki doğrultusunda satıcıya düşen teslim borcunun gerçekleştirilmeden kötü niyetli olarak haksız ve hukuka aykırı biçimde önce takibe konu çek şirketin % 99 ortağı olan diğer davalı ...'a ciro edildiğini ve bu şahıs tarafından müvekkil şirket aleyhine icra tikibi başlatıldığını beyanla davanın kabulü ile borçlu olmadıklarının tespitine, İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2017/14505 esas sayılı dosysanı aicra tehdidi altına depo edilen bedelin alacaklıya ödenmemesi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile takip bedelinin % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kötü niyetli olduğu, çekin geçerli olduğu, ciro silsilesinin düzgün olduğu, davalının satıma konu malı davacıya teslim ettiği ve karşılığında takibe konu çeki aldığı, fatura bedeli ile çek bedelinin uyumlu olduğu, aksini davacının ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C-)BİRLEŞEN İZMİR 3 ATM'NİN 2018/354 ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN; İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... isimli şahsın şirketlerine alınacak bir makine için aracılık edeceğini, bu makinenin temini için şirkete ait 8995636 seri numaralı 109.150,00 TL tutarlı ...ına ait çeki tanzim ettiğini, çekin keşide tarihinin 30/09/2017 olduğunu, makine teslim edilmeyince çeki kendisine geri getirdiklerini ve çekin keşide tarihini 10/10/2017 olarak paraf etmesini istediklerini ve çeki 10/10/2017 olarak paraf ettiğini, çeki ...'ın kendisinden aldığını ancak çekin karşılığı olan makinenin bu güne kadar şirketlerine teslim edilmediğini, çekin bankadan tahsil edilmesi durumunda telafisi imkansız zararlar doğacağını bundan dolayı iş bu istirdat davasını açmak zorunda kaldıklarını belirterek çekin karşılığı makineyi şirkete teslim etmeyerek elinde haksız olarak çeki bulunduran davalıdan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhinde açılan davanın haksız ve kötüniyetli olduğunu, davacı tarafça tedbir istenilen çekin lehdarının müvekkili olmadığını, müvekkilinin yetkilisi olduğu ....Şti olduğunu, davanını HMK yetki kuralları çerçevesinde İzmir Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması gerektiğini müvekkili ile davacı taraf arasında direkt bir ilişki olmadığını, çek fotokopisinde görüleceği üzere müvekkili şirketin davaya konu çeki ...Şti den ciro yoluyla aldığını, müvekkili şirket ile ... Şti arasında var olan sözlü anlaşma uyarınca müvekkilinin ilgili şirkete makineleri yaptığını ve 20/09/2017 tarihli A seri ve 028653 sıra nolu sevk irsaliyesi ile ilgili firmaya teslim ettiğini, yine 20/09/2017 tarih A seri 97771 sıra nolu 109.150 TL bedelli faturayı ilgili firmaya teslim ettiğini, ... firmasının bu fatura bedeli olarak davaya konu ... .Şubesi 10/10/2017 tarih 109.150 TL bedelli 8995636 numaralı çek müvekkiline ciro ettiğini, müvekkilinin gerekli teslimatı yaptığını, davacının çek bedelinin ödememek için bu davayı açtığını, ve çek üzerinde tedbir kararı uygulattığını, dava dışı müvekkili şirketi mağdur ettiğini, mağduriyetinin önlenmesine ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...,Yukarıda yapılan açıklamalar ve dosya kapsamında toplanan deliller bir arada değerlendirildiğinde; asıl davada davacının, Tarım Bakanlığından kırsal kalkınma kapsamında makina hibe desteği kazandığı, buna istinaden dava dışı tedarikçi firma olan .... Şti ile yaptığı görüşmede iş yoğunluğu nedeniyle makina tesliminin yapılamayacağı, piyasadan başka bir firma ile anlaşılabileceği, üçüncü kişi ile anlaşmaya varılması halinde söz konusu firmanın faturayı öncelikle tedarikçi firma olan.... Şti'ye kesmesi gerektiği, akabinde .... Şti tarafından söz konusu makinanın davacıya-kendilerine fatura edileceği ve böylece hibe desteğinden yararlanılacağının kendilerine bildirildiği, bunun üzerine davalı ile anlaşmaya varıldığı, davalının bu anlaşmaya göre makinayı imal edip dava dışı tedarikçi firma olan... Şti'ye fatura edeceği, bu kapsamda davacının takibe dayanak çeki düzenleyerek 30/09/2017 tarihinde dava dışı tedarikçi firma olan ... Şti'ye gönderdiği, ancak davalı ...'ın söz konusu makinayı anılan tarihte teslim etmeyeceğini bildirmesi üzerine çekin dava dışı tedarikçi firma olan .... Şti'den geri istenildiği, kendisi tarafından keşide tarihinin değiştirildiği ve yeniden dava dışı tedarikçi firma olan ....Şti'ye teslim edilmek üzere Denizli ili Kale ilçesine götürüldüğü, bu sırada davalının da davacı şirket yetkilisine refakat ettiği, davalının çeke bakmak bahanesi ile davacı şirket yetkilisinden çeki aldığı ve sonrasında kaçtığı, davalı hakkında şikayet yoluna başvurulduğu, yine çekin iptali için yasal yollara başvurulduğu, davalının çeki haksız ve kötüniyetli olarak elinde bulundurduğu, sözleşmeye konu makinanın kendilerine teslim edilmediği ve davalıya borçlu olmadığını iddia ettiği, davalının ise dava dışı tedarikçi firma olan .... Şti ile aralarında anlaşma bulunduğu, bu anlaşma doğrultusunda makinayı dava dışı tedarikçi firma olan .... Şti'ye teslim ettiği ve faturasını kestiği, ciro silsilesinin düzgün olduğu, çek bedeli ile fatura bedelinin uyumlu olduğu, davalının davacı şirket yetkilisi tarafından darp edildiğini savunduğu, taraflar arasında İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2017/14505 esas sayılı takibine dayanak çekin düzenlenme sebebine ilişkin uyuşmazlık bulunmamakla birlikte davalının taahhüt ettiği malı teslim edip etmediği, çekin avans olarak verilip verilmediği, söz konusu çekin haksız ve kötüniyetli olarak davalının elinde olup olmadığı ve çekin bedelsiz olup olmadığı hususlarında uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmıştır. Birleşen İzmir 5 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1320 esas sayılı dava dosyasında davacının, davalı ... Şti'nin kendilerine veya kendilerinin belirlediği adrese teslimi konusunda anlaşılan makinanın teslim edilmediğini, kendilerine gönderilen faturaya mal teslimi olmaması nedeniyle itiraz edildiğini ve iade edildiğini, davalı şirketin teslim borcunu yerine getirmediği, çekte yapılan cironun muvazaalı olduğu, takibin yetkisiz yerde yapıldığı, çekte ciro silsilesinin düzgün olmadığı ve davalıya borçlu olmadığını iddia ettiği, davalının ise çekte ciro silsilesinin düzgün olduğu, sözleşmeye konu makinanın teslim edildiği, buna ilişkin fatura düzenlendiği ve karşılığında çekin teslim alındığı, çek bedeli ile faturanın uyumlu olduğu, ispat külfetinin davacıda olduğunu savunduğu, taraflar arasında İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2017/14505 esas sayılı takibine dayanak çekin düzenlenme sebebine ilişkin uyuşmazlık bulunmamakla birlikte davalının taahhüt ettiği malı davacıya veya davacı tarafından belirlenen yere teslim edip etmediği, çekin avans olarak verilip verilmediği ve çekin bedelsiz olup olmadığı hususlarında uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmıştır. Birleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/354 esas sayılı dava dosyasında, davacının, kendileri için alınacak bir makineye davalının aracılık edeceği, bu makinanın temini için davaya konu çekin düzenlendiği, daha sonra çekin keşide tarihinin değiştirilmesinin istenildiği, bunun üzerine keşide tarihinin kendileri tarafından değiştirildiği, davalının çeki kendisinden aldığı, çekin karşılığında düzenlendiği makinanın teslim edilmediği, haksız olarak çekin davalı elinde bulunduğunu iddia ettiği, davalının ise kendisinin dava konusu çeki dava dışı ... . . Şti'den ciro yoluyla aldığı, kendisinin makinayı dava dışı .... Şti'ye teslim ettiği ve faturasını kestiği, ciro silsilesinin düzgün olduğunu savunduğu, taraflar arasında davalının taahhüt ettiği malı teslim edip etmediği, söz konusu çekin haksız ve kötüniyetli olarak davalının elinde olup olmadığı ve çekin istirdat koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmıştır. İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2017/14505 esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklısının ..., borçlularının ... Şti. ve ...Şti., takip konusunun 109.150,00 TL çek bedeli, 679,91 TL işlemiş faiz, 327,45 TL çek komisyonu ve 10.915,00 TL çek tazminatı olmak üzere toplam 121.072,36 TL, takip dayanağının ... A.Ş Denizli/...şubesine ait 10/10/2017 keşide tarihli, 109.150,00 TL bedelli, keşidecisi .... Şti, lehtar ve cirantası .... Şti, cirantaları ... Şti, hamili ... olan çek, takip tarihinin 02/11/2017 olduğu, borçlu ...Şti tarafından 21/11/2017 tarihinde icra dosyasına ödeme yapıldığı, 27/11/2017 tarihinde takip alacaklısına ödeme yapıldığı ve dosyanın infazen kapatıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce öncelikle taraf ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine karar verildiği, bilirkişiden asıl ve birleşen davalara konu çek ile asıl ve birleşen dosya davalısı ... Şti tarafından satıma konu makineye ilişkin düzenlendiği bildirilen faturanın taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, kayıtlı ise ne şekilde kayıtlı olduğu, tarafların defterlerine göre birbirlerinden alacaklı olup olmadığı, alacaklı iseler alacak miktarının ne kadar olduğu hususlarında inceleme yapılması istenilmiştir. Birleşen İzmir 5. ATM'nin 2017/1320 esas sayılı dosya davacısı ... Şti'nin defter ve kayıtları üzerinde talimat yoluyla yapılan incelemede, 11/06/2019 tarihli rapora göre, birleşen dosya davacısı ...Şti'nin defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kendisi lehine delil vasfına sahip olduğu, .... A.Ş Denizli/...şubesine ait 10/10/2017 keşide tarihli, 109.150,00 TL bedelli, keşidecisi... Şti, lehtar ve cirantası .... Şti, olan çekin birleşen dosya davacısı... ... Şti'nin defterlerinde kayıtlı olduğu, defter kayıtlarına göre söz konusu çekin birleşen dosya davalısı ... Şti'ye avans olarak verildiği, yine ... Şti tarafından düzenlenen 109.150,00 TL'lik faturanın birleşen dosya davacısı ....Şti'nin defterlerinde kayıtlı olmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Asıl ve birleşen İzmir 3. ATM'nin 2018/354 esas sayılı dosya davacısı ... Şti'nin defter ve kayıtları üzerinde talimat yoluyla yapılan incelemede, 25/09/2019 tarihli rapora göre, asıl ve birleşen dosya davacısı ... Şti'nin defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kendisi lehine delil vasfına sahip olduğu, .... Şti ile birleşen dosya davacısı .... Şti arasında ticari ilişki bulunduğu, davaya konu ....A.Ş Denizli/...şubesine ait 10/10/2017 keşide tarihli, 109.150,00 TL bedelli, keşidecisi ...Şti, lehtar ve cirantası ... Şti, olan çekin birleşen dosya davacısı .... Şti'ye 30/09/2017 tarihinde verildiğine dair kayıt bulunduğu, dava tarihi itibariyle davacı... Şti'nin birleşen dosya davacısı ... . Şti'den 431.787,00 TL alacaklı olduğu, yine asıl ve birleşen dosya davacısı .... Şti'nin birleşen dosya davalısı ... Şti'ye dava tarihi itibariyle 22.807,16 TL avans ödemesinin bulunduğu, bu ödeme karşılığında herhangi bir mal ve hizmet alımının olmadığı, asıl ve birleşen dosya davacısı... Şti ile davalı ... arasında herhangi bir ticari ilişkiye rastlanmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Birleşen dosya davalısı .... Şti'nin defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede, 17/02/2020 tarihli rapora göre, birleşen dosya davalısı ...Şti'nin defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kendisi lehine delil vasfına sahip olduğu, davalı ..... Şti'nin defterlerinde birleşen dosya davacısı .... Şti adına düzenlenen 20/09/2017 tarihli faturanın ve bu faturaya karşılık alınan davaya konu ... A.Ş Denizli/... şubesine ait 10/10/2017 keşide tarihli, 109.150,00 TL bedelli, keşidecisi .... Şti, lehtar ve cirantası .... Şti, olan çekin kayıtlı olduğu, birleşen dosya davalısı ... Şti'nin defterlerinde asıl ve birleşen dosya davacısı .... Şti'ye ait herhangi bir kayda rastlanmadığı, birleşen dosya davacısı ... . .. Şti'ye faturaya konu malın teslim edildiğinin ispatlanması gerektiği yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Asıl ve birleşen dosya davalısı ... ve ... Şti tarafından satıma konu makinanın fatura ve sevk irsaliyesi, birleşen dosya davacısı ... Şti adına düzenlenmekle birlikte taraflar arasındaki anlaşmaya göre makinanın asıl ve birleşen dosya davacısı....Şti'ye teslim edildiğinin savunması nedeniyle mahkememizce ... Şti yetkilisinin isticvap edilmesine karar verildiği, adı geçene isticvap davetiyesinin tebliğe çıkartıldığı ve tebligata uyarak belirlenen gün ve saatte duruşmaya katıldığı, asıl ve birleşen dosya davacısı ... Şti yetkilisi ...'nın 21/04/2021 tarihli duruşmada alınan beyanında; "yetkilisi olduğum şirket Tarım Bakanlığı tarafından yapılan hibe desteğine hak kazanmıştı. Bu hibe desteğine göre makinelerin %50 si devlet tarafından karşılanacaktı, Tarım Bakanlığı tarafından yapılan ve hibeye konu makinelerin teminini içeren ihaleyi ise birleşen dosya davacısı ....şirketi kazanmıştı, bu şirket ile yapmış olduğumuz görüşmelerde, kendileri başka bir şirketten makine temin edebileceğini, temin edeceğim şirketin faturayı ...'e kesmesi gerektiğini, ödemenin yine kendileri aracılığı ile yapılması gerektiğini söylemişlerdi, bende bunun üzerine işyeri komşum olan ... Makine ile anlaştım, hibeye konu makinenin üretimini kendisinden istedim, kendisi bana söz konusu makineyi 30/09/2017 tarihinde teslim edeceğini taahhüt etti, bunun üzerine bende kendisi ile anlaştığımız üzere makine bedeli olan çeki öncelikle keşide edip ....Şti'ye gönderdim, ... tarafından bu çek ciro edilip ...'a teslim edilmek üzere bana geri gönderildi, ancak davalı taahhüt ettiği tarihde makineyi teslim etmedi, bende bunun üzerine çekin keşide tarihi yeniden paraflayarak 10/10/2017 tarihi olarak yeniden keşide ettim, çeki kendisine teslim etmedim, yapmış olduğumuz anlaşmaya göre davalı faturayı ...'e ekesicekti malı da bana teslim edecekti, mal bana teslim edilmedi, ....'e yapılan bir teslimde yoktur, ben davalı ile birlikte Denizli ili Kale ilçesine gittim, gitmekteki maksadım ordaki fabrikadaki işlemlerimi halletmekti, davalı bana eşlik edebileceğini söyledi, Kale ilçesinde bulunduğumuz sırada davalı benden çeki incelemek için istedi, sonrasında çeki cebine koydu ben kendisinden istediğim halde bana iade etmedi, bu konuda Kale ilçesinde halen yargılama devam etmektedir, bana göstermiş olduğumuz ... Şti tarafından ... Şti adına düzenlenen 20/09/2017 tarihli sevk irsaliyesi altında teslim alan olarak yer alan imza bana ait değildir, ben beyan ettiğim üzere söz konusu malı davalıdan teslim almadım" şeklinde açıklama yaptığı görülmüştür. Asıl ve birleşen dosya davalısı ... ve ... Şti tarafından satıma konu makinanın fatura ve sevk irsaliyesi, birleşen dosya davacısı .... Şti adına düzenlenmekle birlikte taraflar arasındaki anlaşmaya göre makinanın asıl ve birleşen dosya davacısı .... Şti'ye teslim edildiğinin savunması ve asıl ve birleşen dosya davacısı .... Şti yetkilisi tarafından bu hususun inkar edilmesi nedeniyle mahkememizce sevk irsaliyesi aslının birleşen dosya davalısı ... Şti'den istenildiği, asıl ve birleşen dosya davacısı ... Şti ile birleşen dosya davacısı .... Şti'nin fatura ve sevk irsaliyesi tarihi itibariyle yetkilisi olan kişilerin tespit edildiği, bu kişilerin imza ve yazı örneklerinin alındığı, ayrıca ilgili kurumlardan imza ve yazı örneklerinin asıllarının istenildiği, dosyanın adli tıp uzmanı bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin 18/01/2022 tarihli raporunda sevk irsaliyesi aslı üzerindeki teslim alana ait imzanın asıl ve birleşen dosya davacısı ....Şti ile birleşen dosya davacısı .... Şti yetkililerine ait olmadığı, bu kişilerin eli ürünü olmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Asıl ve birleşen dosya davacısı .... Şti yetkili ve ortakları olan ....ve ...'nın asıl ve birleşen dosya davalısı ... hakkında hırsızlık ve dolandırıcılık iddiasında bulunduğu, bu iddiaya ilişkin yürütülen soruşturmada Kale (Denizli) CBS'nın 21/12/217 tarih ve 2017/890 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı ile asıl ve birleşen dosya davalısı ... hakkında takipsizlik kararı verildiği, bu karara karşı itiraz yoluna başvurulmuş ise de itirazın reddine karar verilmesi nedeniyle kesinleştiği, yine asıl ve birleşen dosya davalısı ...'ın şikayeti üzerine asıl ve birleşen dosya davacısı ... Şti yetkili ve ortakları olan ... ve ....hakkında basit yaralama suçundan iddianame düzenlendiği, Kale (Denizli) Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/5 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde adı geçenlere adli para cezası verildiği, verilen ceza yönünden hükmün açıklanmasına geri bırakılmasına karar verildiği, karara itiraz edilmiş ise de itiraz başvurusunun reddine karar verildiği ve kararın bu şekilde kesinleştiği görülmüştür. Asıl ve birleşen dosya davacısı .... Şti ile birleşen dosya davacısı ... Şti'nin dava dilekçelerinde yemin deliline dayandığı görülmekle mahkememizce adı geçen asıl ve birleşen dosya davacı vekillerine yemin deliline başvurup başvurmayacaklarını açıklamak, başvuracaklarsa yemin metnini sunmak üzere 25/02/2022 tarihli celsede kesin süre verildiği, asıl ve birleşen dosya davacı vekillerinin 07/03/2022 ve 09/03/2022 tarihli dilekçelerinde yemin deliline başvurmayacaklarını bildirdikleri görülmüştür. Asıl ve birleşen dosya davacısı .... Şti'nin Tarım Bakanlığı tarafından finanse edilen kırsal kalkınma programı kapsamında makine hibe desteğine hak kazandığı, adı geçen davacının hibe projesine göre bu makinenin tedarikçisi olan birleşen dosya davacısı .... Şti'den makinanın kendisine teslimini talep ettiği, ancak adı geçen birleşen dosya davacısı .... Şti'nin iş yoğunluğunu gerekçe göstererek makine temininin kendileri tarafından yapılamayacağı ve asıl ve birleşen dosya davacısı.... Şti'nin piyasadan bu makineyi temin etmesi halinde bu mal sanki kendisi tarafından temin ediliyor ve asıl ve birleşen dosya davacısı ....Şti ye teslim ediliyormuş gibi gösterilerek yani ilgili satıcının .... Şti'ye fatura kesmesi ve yine birleşen dosya davacısı ... Şti tarafından da söz konusu malın asıl ve birleşen dosya davacısı ....Şti'ye teslimine ilişkin fatura düzenlenmesine dair asıl ve birleşen dosya davacılarının anlaşmaya vardığı, bu anlaşma kapsamında asıl ve birleşen dosya davacısı .... Şti'nin söz konusu makineyi birleşen dosya davalısı .... Şti'den talep ettiği ve faturanın birleşen dosya davacısı ... Şti'ye kesilmesini istediği, birleşen dosya davalısı ... Şti tarafından birleşen dosya davacısı ... Şti adına 20/09/2017 tarihli 109.150,00 TL bedelli fatura ile 22/09/2017 tarihli sevk irsaliyesinin düzenlendiği, bu faturaya karşılık.... A.Ş Denizli/... şubesine ait 10/10/2017 keşide tarihli, 109.150,00 TL bedelli, keşidecisi ... Şti, lehtar ve cirantası .... Şti, cirantaları .. . Şti, hamili ... olan çekin düzenlendiği, bu çekin asıl ve birleşen dosya davalısı ... tarafından İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2017/14505 esas sayılı takibine konu edildiği, asıl ve birleşen dosya davacısı ... Şti'nin çekin haksız ve kötü niyetli olarak davalı ...'ın eline geçtiği, malın teslim edilmediği ve borçlu olmadığını ileri sürdüğü, birleşen dosya davacısı ... . Şti'nin ise söz konusu çekin avans olarak verildiği, malın teslim edilmediği ve borçlu olmadığını ileri sürdüğü, yargılama aşamasında dava konusu çek bedelinin ödendiği, asıl ve birleşen davanın İİK’nın 72/6. maddesi uyarınca istirdat istemine yani bedele dönüştüğü, taraflarca ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayanıldığı, mahkememizce yapılan incelemede takip konusu çek tüm tarafların defterlerinde kayıtlı ise de tarafların kayıtlarının birbirleri ile örtüşmediği, birleşen dosya davalısı .... Şti'nin defterinde söz konusu çek teslim edilen mal karşılığında alınan bedel olarak gösterildiği halde asıl ve birleşen dosya davacıları .... Şti ve .... Şti'nin defterinde ise avans olarak verildiğine dair kayıt bulunduğu, yine birleşen dosya davalısı ...Şti'nin düzenlemiş olduğu 20/09/2017 tarihli faturanın da birleşen dosya davacısı .... Şti'nin defterinde kayıtlı olmadığı, hal böyle iken 6100 sayılı HMK'nun 222/4 maddesi uyarınca birbirleri ile örtüşmeyen taraf defterlerinin delil olarak kabulüne olanak bulunmadığı, birleşen dosya davalısı .. . Şti tarafından 20/09/2017 tarihli fatura düzenlenmiş ve bu fatura karşılığında birleşen dosya davacısı ... . Şti'den kendisinin lehtar ve ciranta, asıl ve birleşen dosya davacısı olan .... Şti'nin keşidecisi olduğu fatura ile aynı tutarlı 10/10/2017 tarihli çek fatura tarihinden sonra 30/09/2017 tarihinde teslim alındığına göre çekin teslim alınan mala karşılık verildiğinin kabulü gerektiği, TBK’nın 207. maddesinin 2. fıkrasında yer alan karinenin aksi yani malın teslim edilmediği olgusunun asıl ve birleşen dosya davacıları tarafından ispat edilmesi gerektiği, her ne kadar mahkememizce birleşen dosya davalısı .... Şti tarafından düzenlenen 22/09/2017 tarihli sevk irsaliyesi üzerinde imza incelemesi yapılmış ve yapılan inceleme neticesinde söz konusu imzanın asıl ve birleşen dosya davacılarına ait olmadığı saptanmış ise de sevk irsaliyesinde yer alan imzanın teşhise olanak verecek mahiyette olmadığı, paraf niteliği taşıdığı, 22/09/2017 tarihli sevk irsaliyesi, çek teslim tarihi olan 30/09/2017 tarihinden önce düzenlendiğine göre TBK’nın 207. maddesinin 2. fıkrasında yer alan karinenin aksi yani ispat külfeti yönünden yapılan imza incelemesinin değişikliğe neden olmayacağı, asıl ve birleşen dosya davalısı ... Şti ve ...'ın ispat külfetini üzerine aldığından bahsedilemeyeceği, asıl ve birleşen dosya davacılarının iddialarını destekler başka bir yazılı delil de sunmadığı, mahkememizce asıl ve birleşen dosya davacılarına dayandıkları yemin deliline başvurup başvurmayacakları sorulduğu halde adı geçenlerin yemin deliline başvurmadığı, mevcut dosya kapsamı itibariyle asıl ve birleşen dosya davacılarının malın teslim edilmediği ve davalı ...'ın takip ve dava konusu çeki haksız ve kötüniyetli olarak elinde bulundurduğu iddialarını ispatlayamadığı, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddi gerektiği değerlendirilmekle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. (Benzer yöndeki kararlar için bkz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19/02/2019 tarih ve 2017/19-1639 esas, 2019/170 karar sayılı ilamı)" gerekçesi ile; "A-)MAHKEMEMİZİN 2017/1281 Esas sayılı dava dosyası yönünden; 1-Davanın REDDİNE, B-)BİRLEŞEN İZMİR 5 ATM'nin 2017/1320 Esas sayılı dava dosyası yönünden; 1-Davanın REDDİNE, C-)BİRLEŞEN İZMİR 3 ATM'nin 2018/354 Esas sayılı dava dosyası yönünden; 1-Davanın REDDİNE, " şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davacı ... Şirketi vekili ve davacı ... ile davalı ... ve ....Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı ... Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan anlaşmaya göre davalı ...'ın faturayı ...'e keseceğini akabinde de ...'in faturayı müvekkiline keseceğini, müvekkilinin anlaşmaya uyulduğu takdirde hem kırsal kalkında hasebiyle %50 hibe desteğinden faydalanabilecek, hem de sipariş ettiği makineyi alabileceğini, müvekkilinin iş planına binaen çeki ilk olarak makinenin 30/09/2017 tarihinde teslim edileceğini öngörerek çeki 30/09/2017 tarihli keşide edildiğini, .... Şti'ne gönderildiğini, ancak davalının makineleri bu tarihte teslim edemeyeceğini söylemesi üzerine müvekkilinin çekin tarihini değiştirmek üzere çeki ... şirketinden aldığını, tarihini değiştirdikten sonra davalının çeke bakmak için müvekkilinin elinden alıp kaçtığını, müvekkilinin bu konuda şikayetçi olduğunu, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak çeki müvekkilinden alarak icra takibine konu ettiğini, müvekkilinden borçlu olmadığı halde müvekkilinin borçlu konumuna düşürdüğü gibi anlaşmaya göre de makineleri ....'e teslim etmesi gerekirken teslim etmediğini, mahkemece yapılan tüm değerlendirmelerin müvekkilinin süje konumunda olmadığı konulara ilişkin olduğunu, mahkemece verilen kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, mahkemece birleştirme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın öncelikle birleştirme kararı tesis eden yönü ile kaldırılmasını talep ettiklerini, talep sonuçlarının farklı olmasından bahisle her iki davanın hukuki mahiyetlerinin farklı olması nedeniyle birleştirme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece dosya içerisindeki bilirkişi raporlarına itibar edilmeksizin varsayıma dayanarak karar verildiğini, dosya içerisindeki tüm deliller değerlendirildiğinde müvekkili şirketin davalı ... şirketine borçlu olmadığı sonucunun çıktığını, tamamen varsayıma dayanarak, dosya içerisindeki isticvap, imza incelemeleri, bilirkişi raporları gibi delillerin bertaraf edilerek soyut ve hukuki dayanaktan yoksun kararın taraflarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. Davacı ... Vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafından ... Şubesine ait Keşide Yeri Kale (Denizli) olan 109.150,00 TL tutarlı çeke dayalı olarak başlatılan icra takibinin kötü niyetli olduğunu, davalılardan... şirketinin müvekkili şirkete veya müvekkili şirketin belirleyeceği adrese teslimi konusunda anlaşılan makinaların anlaşmaya aykırı olarak teslim edilmediğini, herhangi bir mal teslim edilmediğinden itiraz edildiğini ve faturanın Mersin 2. Noterliği aracılığıyla çekilen ihtarname ile iade edildiğini, bu süreçte çek keşidecisi ... şirketi tarafından Kale (Denizli) Asliye Hukuk Mahkemesinde istirdat davası açılarak söz konusu dosyada çekin bankaya ibrazı halinde karşılığının ödenmemesi ve çek üzerine ihtiyati tedbir konulması kararı alındığını, gerekçeli kararda malın teslim edilemediğinin kanıtlanamadığı kabul edilmiş ise de dosya muhteviyatında yer alan delillerde ve bayanlarında malın teslim edilemediğinin açıkça ortada olduğunu, diğer davacı.... şirketi yetkilisinin isticvap edildiğini, ancak beyanlarının gerekçeli kararda dikkate alınmadığını, ayrıca 18/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda seri A sıra 028563 numaralı sevk irsaliyesinin aslındaki imzaların ...., .... ve ...'ya ait olmadığının tespit edildiğini, bilirkişi raporunun gerekçeli kararda göz önüne alınmadığını, TBK'nın 210.maddesi gereğince satıcının satılanın mülkiyetini geçirmek kaydıyla zilyetliğini alıcıya devretmekle yükümlü olduğunu istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. Davalılar ... ve ... Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece, talepleri gibi davanın reddine karar verildiğini, kararın kanuna ve hakkaniyete uygun olduğunu ancak talepleri yönünden eksiklik barındırdığını, müvekkilleri ... ve .... Şti yönünden ayrı ayrı olmak üzere dava değeri üzerinden %20 oranından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini ancak mahkemece bu hususta hiç bir hüküm kurulmadığını, davacı şirketlerin icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl ve birleşen davalar, aynı çeke dayalı menfi tespit ve istirdat istemlerine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19/02/2019 tarih ve 2017/19-1639 esas, 2019/170 karar sayılı emsal ilamında; "Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; eldeki menfi tespit/istirdat davasında ispat külfetinin davacı tarafta mı yoksa davalı tarafta mı olduğu noktasında toplanmıştır. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle konu ile ilgili yasal düzenlemeler ve ispat yükünün özellikleri üzerinde durmakta fayda bulunmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesine göre, kural olarak bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) “İspat Yükü” başlıklı 190. maddesinde; “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklinde düzenleme getirilmiştir. Menfi tespit ve istirdat davaları 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Maddeye göre; borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Borçlu, menfi tespit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa davaya istirdat davası olarak devam edilir.İspat yüküne ilişkin yukarıda açıklanan genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir. Aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 12.10.2011 tarihli ve 2011/19-473 E., 2011/607 K. sayılı kararında da açıklanmıştır. Belirtmek gerekir ki, menfi tespit davası icra takibinden önce sonuçlanmaz ve ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması ( veya ihtiyati tedbir kararının kaldırılması) nedeniyle, (menfi tespit davası görülmekte iken) borç alacaklıya (davalıya) ödenmiş olursa, menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir (m.72/6); yani menfi tespit davası ( kendiliğinden) istirdat davasına dönüşür; bu hâlde mahkeme menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam eder ( Kuru, B: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, Ankara, 2017, s:146). Bu durumda İİK’nın 72/6 maddesi gereğince bedele dönüşen isteminin temeli menfi tespit davasıdır. Eldeki davada da, çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olarak dava açılmış, İİK’nın 72/6 maddesi uyarınca istirdat istemine yani bedele dönüşmüştür Yeri gelmiş iken Türk Borçlar Kanunu’nun 207. maddesinde tanımı yapılan satış sözleşmesi hakkında da birtakım açıklamalar yapılmalıdır. Madde aynen; “Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Durum ve koşullara göre belirlenmesi mümkün olan bedel, kararlaştırılmış bedel hükmündedir.” açıklamalarını içermektedir. Bu madde hükmüne göre; aksi kararlaştırılmadıkça alım-satım ilişkilerinde alıcı ile satıcının edimlerini aynı anda eda etmeleri esastır. O hâlde meselâ alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya çeki verdiğin iddia eden menfi tespit davacısı, aslın hilafını iddia ediğinden (ettiğinden) bu iddiasını ispat yükü altındadır (Muşul, T: İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit ve İstirdat Davaları, İstanbul, 2016, s:323 vd). Bilindiği gibi, kural olarak çek bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilmektedir. Çekin ödeme dışında başka bir amaçla (örneğin avans olarak) verildiğini iddiasının davacı tarafça (HMK’nın 200. maddesi gözetilerek) ispatlanması gerekmektedir. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Davacı tarafça; çekin dava dışı kişiye işin yapılması hususunda avans olarak verildiği, üstlenilen işin yapılmaması nedeni ile çekin bedelsiz kaldığı, aralarında ticari ilişki olmamasına rağmen davalı tarafça davacıya mal teslimine ilişkin fatura gönderildiği, gönderilen bu faturanın da davacı tarafından iade edildiği ileri sürülmüş; davalı tarafça ise, davacı taraf ile aralarında alım satım ilişkisinin bulunduğu, bu ilişki nedeniyle davacı firmaya mal teslim edildiği ve fatura kesildiği, çekin iş bedeli karşılığında verilmiş olmasına rağmen, davacı tarafa gönderilen faturanın iade edildiği savunulmuştur. Taraf defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde; tarafların defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığı, davacı kayıtlarında davalının dayandığı irsaliyeli faturanın yer almadığı ve dava konusu çekin davalıya verildiğine dair bir kayıt bulunmadığı; davalı kayıtlarında ise yevmiye defterinde dava konusu çeke ilişkin kayıt bulunmadığı ancak mahsup fişlerinde ve çek girişi bordrosunda davalının düzenlemiş olduğu 10.000,00TL irsaliyeli faturanın ve 10.000,00TL tutarlı çekin yer aldığı belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 222. maddesinin 4. fıkrasında; açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının, sahibi aleyhine delil olacağı hüküm altına alınmıştır. Davalının sunmuş olduğu kayıtlardan davaya konu çekin 04.11. 2011 tarihli çek giriş bordrosu ile davalı kayıtlarına girdiği anlaşılmaktadır. Bu girişin 16.12.2011 tarihli irsaliyeli fatura tarihine göre avans kaydı olduğu anlaşılmaktadır. Gelen yazı cevabında çekin davalı tarafından ibraz edilerek tahsil edildiği belirtilmiştir. Mevcut bu durum karşısında, TBK’nın 207. maddesinin 2. fıkrasında yer alan karinenin aksi davacı tarafından davalının sunduğu kayıtlara göre ispatlanmıştır. Bir başka anlatımla davacı, çekin ödeme amacıyla değil avans olarak verildiğini ispatlamıştır. Nitekim, çek davalının kayıtlarına göre fatura tarihinden önce alınmıştır. Bu durumda davalı, artık fatura tutarı kadar davacıya mal teslim ettiğini ispatlamalıdır. Davalı tarafça dayanılan irsaliyeli faturada teslim alan bölümünde imza bulunmadığı gibi, dayanılan bu faturada süresi içerisinde iade edilerek davacı defterlerine işlenmemiştir. Davalı tarafça, dayanılan bu faturadan başka mal teslimine ilişkin yazılı bir belge de sunulmamıştır. O hâlde; İİK’nın 72/6 maddesi uyarınca bedele dönüşen davanın kabulüne dair yazılı şekilde verilen yerel mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır." şeklinde gerekçeye yer verilmiştir. İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-936 E., 2021/1090 K. sayılı kararında da değinilmiştir. Yemin delili, HMK'nın 225. ve devamındaki maddelerde düzenlenmiş olup yemin kesin delil niteliğindedir. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf, o vakıayı başka delillerle ispat edemezse, diğer tarafa yemin teklifinde bulunabilir. Yemin, iddianın ispatı yönünden başvurulacak son bir ispat vasıtasıdır. Yemin deliline dayanan taraf, iddia veya savunmasının diğer delillerle ispatlanmamış olması nedeniyle bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden; Hakim, ispat yükü üzerine düşen tarafın, iddiasını yazılı delillerle ispat edemediği kanaatine vardığı takdirde, ispat yükü üzerine düşen tarafa, dava ya da cevap dilekçesinde dayandığı yemin delilini de resen hatırlatmalıdır. Aksi halde, ispat yükü üzerine düşen tarafın tüm delilleri toplanıp, değerlendirilmemiş olacağından, yemin teklifi hakkı kullandırılmadan karar verilemez. Bununla birlikte iddia veya savunmasını ispat edemeyen tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatılabilmesi için yemin deliline açıkça dayanılmış olması zorunludur. Mahkemenin 2017/1281 Esas sayılı dava dosyasında davacı ....Şti tarafından davalı ...'a karşı İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2017/14505 Esas sayılı icra takibine konu çek nedeniyle menfi tespit istemli dava açıldığı; Birleşen İzmir 3. ATM'nin 2018/354 Esas sayılı dava dosyasında davacı ... Şti tarafından davalı ...'a karşı istirdat istemli dava açıldığı; Birleşen İzmir 5. ATM'nin 2017/1320 Esas sayılı dava dosyasında, davacı .... Şti tarafından davalılar ... ve ... Şti'ye karşı menfi tespit ve istirdat istemli dava açılmış olup, davalılar satıma konu malın davacıya teslim edildiği ve karşılığında takibe konu çekin alındığı, fatura bedeli ile çek bedelinin uyumlu olduğunu beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. Somut olayda; davalara konu 10/10/2017 keşide tarihli, 109.150,00 TL bedelli çekin makine satımı konusunda verildiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, çekin tarihinin 30/09/2017 iken 10/10/2017 olarak düzeltildiği ve paraflandığı, çekin davalı şirket kayıtlarında 30/09/2017 tarihli tahsilat makbuzu ile kayıtlı olduğu, davacı....Şti defterine 30/09/2017 tarihinde 30/09/2017 vadeli çek olarak kayıt edildiği, davacı ... Şti defterinde 05/10/2017 tarihinde "30/09/2017 vadeli çek cirosu avans olarak" şeklinde kayıtlı olduğu, yani davacı lehtar ...Şti deki kaydın davalı sonraki ciranta .... Şti'deki kayıttan sonra olduğu, davalıların bu çek nedeniyle makinelerin 20/09/2017 tarihli 109.150,00 TL bedelli fatura ve sevk irsaliyesi ile ... Şti yetkilisi ....'ya teslim edildiğini savundukları, irsaliye aslındaki imzanın teslim edildiği iddia edilen asıl ve birleşen dosya davacısı ...Şti yetkilisi ...ya ait olmadığının alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği, faturanın davacı taraf defterlerinde kayıtlı olmadığı, bu durumda davalıların, davacıların ispat ettiği hususun aksini kanıtlayamadığı anlaşılmakla; davalı taraf cevap dilekçesinde yemin deliline de dayandığından, davalara konu çek karşılığında mal teslimi yapıldığı hususunda karşı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli olmamıştır. Kabul ve uygulamaya görede asıl ve birleşen davada ihtiyati tedbir kararının infaz edilip edilmediği değerlendirilip davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebi konusunda olumlu veya olumsuz karar verilmemesi de doğru değildir. Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 355. ve 353/a-6 maddeleri gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı ... vekili, davacı ... vekili, davalılar ... ve ...Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/04/2022 tarih, 2017/1281 Esas ve 2022/361 Karar sayılı hükmünün 6100 sayılı HMK’nın 355, 353/(1)-a-6. maddeleri gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın HMK 353/(1)-a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-a)İstinaf yoluna başvuran davacı .... Şirketi'den alınan 80,70 TL ve 80,70 TL olmak üzere toplam 161,40 TL istinaf maktu karar harcının istek halinde İADESİNE, b)İstinaf yoluna başvuran davacı ...'den alınan 80,70 TL istinaf maktu karar harcının istek halinde İADESİNE, c)İstinaf yoluna başvuran davalılar ... ve ....Şirketi'nden alınan 80,70 TL, 80,70 TL ve 80,70 TL olmak üzere 242,10 TL istinaf maktu karar harcının istek halinde İADESİNE, 6-a)İstinaf yoluna başvuran davacı .... Şirketi'den alınan 441,40 istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, b)İstinaf yoluna başvuran davacı ...'den alınan 220,70 TL ve 220,70 TL olmak üzere toplam c)İstinaf yoluna başvuran davalılar ... ve ....Şirketi'nden alınan 220,70 TL, 220,70 TL ve 220,70 TL olmak üzere 662,10 TL istinaf maktu karar harcının istek halinde İADESİNE, 7-İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. 05/02/2026