T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/106 KARAR NO : 2026/300 DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 06/08/2021 BİRLEŞEN BAKIRKÖY .... TÜKETİCİ MAHKEMESİNİN ... ESAS- .... KARAR SAYILI DOSYASI DAVA : Tapu İptali Ve Tescil DAVA TARİHİ : 15/11/2024 KARAR TARİHİ : 25/03/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/03/2026 ASIL DAVA: Davacı vekili tarafından davalılar aleyhin…
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/106 KARAR NO : 2026/300 DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 06/08/2021 BİRLEŞEN BAKIRKÖY .... TÜKETİCİ MAHKEMESİNİN ... ESAS- .... KARAR SAYILI DOSYASI DAVA : Tapu İptali Ve Tescil DAVA TARİHİ : 15/11/2024 KARAR TARİHİ : 25/03/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/03/2026 ASIL DAVA: Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin İran vatandaşı olduğunu, davalı şirket ile imzaladığı 14.04.2017 tarihli ön ödemeli konut satış sözleşmesi ile davaya konu İstanbul ili, ... ilçesi, ... ada 43 parsel Kınalı B Blok, 596 nolu taşınmazı satın aldığını, müvekkilinin toplamda 440.000-USD ödeme yaptığını ve bakiye 160.000 USD borcu kaldığını, müvekkilinin tapu devrinden önce bu borcu ödemeye hazır olduğunu, davaya konu dairenin fiili olarak müvekkiline teslim edildiğini, dairenin müvekkili kullanımında olduğunu ancak davalı tarafça müvekkiline bir tapu devrinin yapılmadığını, tüm bu sebeplerle davaya konu dairenin takyidatlardan ari olarak müvekkili adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde müvekkili tarafından ödenen 440.000 USD'nin faizi ile müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ...bank .... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle: müvekkili banka tarafından davaya konu taşınmaza konulan ipoteğin davaya konu taşınmazın satışını düzenleyen adi yazılı sözleşmesinden önce gerçekleşmiş olduğunu, adi yazılı şekilde yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin geçersiz olduğunu, davacının bu adi yazılı sözleşmeden doğan taleplerini sadece diğer davalı şirkete karşı ileri sürebileceğini, ipoteğin tesisi esnasında taşınmazın satıldığının müvekkili tarafından bilinmemekte olduğunu, diğer davalı tarafından müvekkili bankaya verilen belgelerde taşınmazın davacıya satıldığına dair bilgi bulunmadığını, davaya konu taşınmazın davacı adına tescili ve ödenen bedelin iadesinin hukuken mümkün olmadığını tüm bu sebeplerle haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle: Davacının İran vatandaşı olup, Türkiye'de ikamet ettiğini, Davacının, Davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş nin İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, tapunun .... Ada ve 43 parsel sayısında kayıtlı gayrımenkul üzerinde inşaa ettiği ... projesindeki brüt 301,81 m2 mesahalı 38. Kat 596 bağımsız bölüm numaralı taşınmazı 14.04.2017 tarihli ön ödemeli konut satış sözleşmesi ile satın aldığını, taraflar arasında 14.04.2017 tarihli ön ödemeli konut satış sözleşmesi düzenlendiğini, Davacının, Davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye bugüne kadar 795.000 USD ödemede bulunduğunu, davacının satış bedeline oranla ödeme tamamlama oranı %84 olduğunu, inşaatın tamamlanma oranı ise %50 lerde olduğunu, davacının inşaatın tamamlanma oranının üzerinde ödemede bulunduğunu, taşınmazın 3. Kişilere devir, temlik ve tescilini engellemek amacıyla dava sonuçlanıncaya kadar tapu kaydı üzerine tedbir konulmasını, davalılar tarafından konulan ve tapu kaydında mevcut tüm ipoteklerin ve varsa diğer takyidatların terkin edilerek feklerine, ipotek, haciz kayıtlarının paraya çevrilmesine yönelik yapılacak her türlü yasal takibin ve icra işlemlerinin dava sonuçlanıncaya ve karar kesinleşinceye kadar durdurulmasını, taşınmazın davacı adına tescilini, bu mümkün olmadığı takdirde davacı tarafından Davalı inşaat şirketine bugüne kadar ödenen 795.000 ABD Dolarının aynen iadesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP: Davalı ... Başkanlığı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle: zamanaşımı, görev ve husumet itirazlarının olduğunu, kamu haczi usulünde borçlunun rızası aranmaksızın üzerine kayıtlı taşınmazına, borca yetecek miktarda haciz şerhi konulabileceğini, müvekkil kurumca haklı olarak haciz konulduğunu, dava konusu sözleşme ve yapılan ödemelere ilişkin müvekkili kurumda bir belge bulunmadığını, kamu yararı gözetilerek haczin devamının gerektiğini, tüm bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tüm takyidatlardan ari şekilde tescil ile bedel istemine ilişkindir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile; "Somut olayda; davacının tapu iptali ve tescil talepli dava açtığı, dava konusu taşınmazın davalı ... San. Ve Tic. A.Ş adına kayıtlı olduğu, davalı şirket hakkında kesinleşen mahkeme ilamı ile 30/03/2021 tarihi 14: 24 itibarıyla iflas kararı verildiği, davacının davasını iflas kararından sonra 06/08/2021 tarihinde açtığı, davanın kayıt kabul davası olduğu, bu haliyle yukarıdaki ilkeler ışığı altında görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğu, görevin kamu düzenine ilişkin olup dava şartlarından olduğu ve davanın her aşamasında resen dikkate alınması gerektiği anlaşılmakla" gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verildiği görülmektedir. Bakırköy ... Tüketici Mahkemesi'nin ... Esas, .... Karar sayılı 13/01/2026 tarihli kesinleşmiş görevsizlik kararı ile Mahkememize tevzi edilen dava dosyası Mahkememiz 2026/106 esasına kaydı yapılmıştır. Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosyası ile davanın kabulüne, ... San. Ve Tic. A.Ş.’nin 30.03.2021 günü saat 14:24 itibarıyla iflasına karar verildiği, iflas kararının kesinleştiği sabittir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin benzer mahiyetteki dosyalarda adi yazılı yapılan sözleşmeler yönünden Tüketici Mahkemeleri tarafından verilen tapu iptali ve tescil taleplerinin kabulüne ilişkin kararların kaldırılmasına karar verildiği, verilen kararların gerekçesinde ise; "davaya adi yazılı sözleşmeden kaynaklanan tapu iptal ve tescil isteme hakkı şahsi hak bahşettiğinden ve dayanak adi yazılı temlik sözleşmesi tapu siciline şerh verilmediğinden davacının mülkiyet aktarımı isteminin kabulüne olanak yoktur. Davalı şirketin iflasıyla, davalı iflas idaresince taahhüdün aynen ifası yoluna gidilmediğinden artık tapu iptali ve tescil istemi İİK'nın 198. maddesi uyarınca para alacağına dönüşmüştür. İİK'nın 198. maddesi uyarınca davacının mevzuu para olmayan alacağı ona muadil bir kıymette para alacağına çevrileceğinden ve bu kıymetin taşınmazın iflas tarihi itibariyle belirlenecek kıymeti olacağı da sabittir." hususlarına yer verildiği görülmektedir. Somut olayda; davacının tapu iptali ve tescil talepli dava açtığı, dava konusu taşınmazın davalı ... San. Ve Tic. A.Ş adına kayıtlı olduğu, davalı şirket hakkında kesinleşen mahkeme ilamı ile 30/03/2021 tarihi 14: 24 itibarıyla iflas kararı verildiği, davanın Mahkememiz yönünden bağlayıcı olan istinaf kararı uyarınca kayıt kabul davası olduğunun kabulü gerektiği, yukarıda yer verilen açıklamalar kapsamında davacının asıl talebi yönünden tapu iptali tescil talebinin yerinde olmadığı, dosyada mevcut raporlar kapsamında dava ve sözleşme konusu taşınmazın iflas tarihi itibariyle belirlenen kıymetinin 1.810.000,00 TL olduğu görülmekle işbu bedel üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın; asıl davada tapu iptal tescil talepli davasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunan ipotek alacaklısı ... Şirketi aleyhine işbu davayı ikame ettiği, birleşen davada ise Tüketici Mahkemesi tarafından 15/10/2024 tarihli celsede "Davacı vekiline haciz alacaklıları yönünden ayrı bir dava açarak mahkememiz dosyası ile birleştirmek üzere 1 aylık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde haciz alacaklılarına karşı birleştirme talepli dava açılmaması halinde hacizlere ilişkin taleplerden vazgeçilmiş sayılacağının ve dosyanın mevcut hali itibariyle değerlendirileceğinin ihtarına" şeklinde ara karar tesis edilmesi nedeniyle birleşen davayı ikame ettiği görülmektedir. Bu haliyle davacının işbu davalılar yönünden davaların açılmasında doğrudan kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla, Hukuk Muhakemeleri Kanunu 331/1. Maddesi gereğince birleşen davalarda davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: ASIL DAVA YÖNÜNDEN; 1-Davacı tarafın tapu iptali ve tescil talebinin reddine, 2-1.810.000,00-TL'nin Bakırköy .... İflas Dairesi'nin ... sayılı iflas masasına kayıt ve kabulüne, 3-Davalı Akbank'a karşı açılan dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 4-Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 1.464,00-TL'nin davalı Tasfiye Halinde ... Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi, tebligat, posta masrafı ve keşif harcı olan 10.034,25-TL'nin davalı Tasfiye Halinde ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı Tasfiye Halinde ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN; 1-Birleşen Bakırköy .... Tüketici Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 2-Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilgilisi üzerinde bırakılmasına, 4-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ile birleşen dosya davalı vekilinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.25/03/2026 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır