6. Ceza Dairesi 2006/14156 E. , 2010/3468 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Yağma suçunun 5237 sayılı TCY.nın 149. maddesinin 1. fıkrasının (a)-(c)-(h) bentlerine aykırı biçimde, silahla, birden çok kişi tarafından, gece işlendiği ve aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca, hük
**6. Ceza Dairesi 2006/14156 E. , 2010/3468 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Yağma suçunun 5237 sayılı TCY.nın 149. maddesinin 1. fıkrasının (a)-(c)-(h) bentlerine aykırı biçimde, silahla, birden çok kişi tarafından, gece işlendiği ve aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca, hükmün gerekçesinde, yazılan oluşa göre temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşmak gerektiği halde, ihlal edilen bent sayısı ve yazılan gerekçe ile çelişkili bir şekilde, alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir bir sebebin bulunmadığından bahisle temel cezaların alt sınırdan belirlenmesi, 2-5237 sayılı TCK.nun 150. maddesinin 2. fıkrasındaki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde, cezadan indirim yapılması; 3- Yakınanın 06.10.2005 günlü oturumdaki ifadesinin içeriğine göre; bütün zararının, kovuşturma aşamasında tutuklu olan sanıkların yakınları tarafından karşılandığını bu nedenle şikayetçi olmadığını ifade ettiği halde, yakınanın ifadelerinin çelişkili olduğundan, telefon ve parasının sanıklar tarafından değil de polis tarafından iade edildiğini kabul edip, 5237 sayılı Yasanın 168. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığından bahisle, suça konu malların soruşturma aşamasında kolluk görevlilerince iade edildiğine ilişkin kanıtların neler olduğu karar yerinde gösterilip tartışılmadan, dosya içeriğiyle uyuşmayan gerekçe ile anılan madde uyarınca indirim yapılmaması, 4-5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısı ile sanıklar ..., ..., ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK.nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 31/03/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.