11. Hukuk Dairesi 2024/736 E. , 2025/282 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/702 Esas, 2023/1648 Karar HÜKÜM :Yeniden Hüküm Kurulmak Suretiyle Dava Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2005/303 E., 2021/901 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili, davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inc
**11. Hukuk Dairesi 2024/736 E. , 2025/282 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/702 Esas, 2023/1648 Karar HÜKÜM :Yeniden Hüküm Kurulmak Suretiyle Dava Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2005/303 E., 2021/901 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili, davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacıyı temsilen denetçileri vekili dava dilekçesinde; yaş meyve ve sebze paketlemesi ve oluklu mukavva kutu imalatı yapan ... Tarım Ürünleri Gıda San. İhracat A.Ş.'ye kullandırılan krediler ile ilgili Ticari Krediler Ekonomik ve Mali inceleme raporunda gerek ... A.Ş. gerekse bu şirketin %99,80 hissesini devralan ... Holding A.Ş. hakkında olumsuz rapor verilmesine rağmen bankacılık genel mevzuatı, banka iç mevzuatı ve bankacılık ilke ve teamüllerine aykırı bir şekilde talep edilen kredilerin kullandırıldığını, istihbarat raporlarında genel olarak olumsuz tespitlere yer verildiğini, kredilerin teminatlarının yetersiz olduğunu, şahsi kefaletlerin ne ölçüde güvence oluşturduğunun araştırılmadığını, ayni teminat olarak verilen taşınmazlar üzerinde bulunan önceki dereceli ipoteklere rağmen ekspertiz raporunda belirlenen değerlerin üzerinde sonraki dereceli ipotekler tesis edildiğini, taşınmazlar üzerinde haciz şerhlerinin bulunduğunu, kredi sözleşmelerinde alınması gerekli bir kısım kefalet imzalarının bulunmadığını, istihbarat bültenlerinde eksiklik olduğunu, kredi kefillerinden ... Muk.Kutu San. ve Tic. A.Ş.’nin fabrika binasının yanmasından kaynaklanan sigorta hasar tazminatının bankanın da dahil olduğu muhtelif alacaklılardan hangisine ödeneceğinin ihtilaflı olduğunu, kredinin açıldığı ve kullandırıldığı tarihte geri ödenmeyeceğinin belli olduğunu ileri sürerek davalıların görev yaptıkları sürede dava dışı şirkete usulsüz kredi kullandırmak suretiyle bankanın zarara uğramasına sebebiyet verdiklerinin tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla dava dışı şirkete kullandırılan kredilerden doğan ve tahsil kabiliyeti bulunmadığı tespit edilen 7.594.902,33 TL olarak tasfiye olunacak alacaklar hesabına aktarılan miktarın faizi ile birlikte davalıların kararlara iştirakleri oranında sorumlu tutulmalarına, hesap edilecek banka alacağının davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; sorumluluk davası açısından dava şartı olan genel kurul kararının bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, kredilere karşılık verilen teminatların borcu karşılamaya yeter miktarda olduğunu, zararın doğduğunun kesin olarak belirlenmediğini, davacının iddia ettiği gibi kredilendirme işlemi sonucunda herhangi bir zararın oluşmadığını, dava dışı firmaya kullandırılan kredi sebebiyle müvekkiline isnat edilebilecek bir kusurun bulunmadığını, müvekkilinin şube müdürü olarak sadece aracı olduğunu, kredi onayı gibi bir durumunun söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın zamanaşımına uğradığını, şube müdür yardımcısı olarak çalışan, ilgili birimleri istenilen kredi konusunda bilgilendiren ve aldığı talimatlara göre hareket eden müvekkilinin talep olunan zarardan dolayı bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, gerek kredinin kullandırılması aşamalarında gerekse oluştuğu iddia edilen zarar bakımından müvekkilinin herhangi bir kast, kusur ve ihmalinin olmadığını, müdür yardımcısı olarak çalışan müvekkilinin kredi talebinin şubeye iletilmesi ya da bu aşamadan sonra yapmış olduğu işlemlerde banka iç mevzuatı ile ticari krediler uygulama talimatına uygun davrandığını savunarak davanın reddini istemiştir. 4.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, ticari krediler müdürü olan müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, ibra nedeniyle borcun sona erdiğini, müvekkilinin kredinin kullandırılması için talimat verme yetkisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 5.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı, husumet ve dava şartına yönelik usulü itirazlarının olduğunu, dava konusu kredilerin müvekkilinin göreve başlamasından önce açılmış ve kullandırılmış olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 6.Davalılar ..., ..., (mütevaffa) ..., ..., ... ve (müteveffa) ... vekili cevap dilekçesinde, dava şartının gerçekleşmediğini, müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilleri hakkında verilmiş bir ceza hükmü olmadığını, müvekkillerinin davacı banka tarafından ibra edildiğini, firmaya tahsis edilen kredilere alınan teminatların yeterli olduğunu, Başbakanlık Teftiş Kurulu tarafından düzenlenen raporda ... A.Ş.'ye verilen kredilerde bir usulsüzlük bulunmadığının tespit edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu kredinin kullanımından dolayı sanıklar hakkında açılan ceza davasında değişik gerekçelerle davanın düşürülmesine karar verildiği, her ne kadar davalılar tarafından zamanaşımı def'i ileri sürülmüş ise de dava konusu olayla ilgili ağır ceza mahkemesinde dava açılmış olması nedeniyle 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 309. maddesindeki ceza zamanaşımının uygulanması gerektiği, dava tarihi itibariyle söz konusu zamanaşımının dolmadığı, bilirkişi heyet raporuna göre, dava dışı şirkete kullandırılan kredilerde teminatın yeterli olduğu, kredi tahsisinde yönetim kuruluna banka iç mevzuatında belirtilen hükümlerden farklı olarak istisnai karar alabilme yönünde yetki verildiği, kredi inceleme ve değerlendirme talimatının 17. maddesinde belirtilen, kredi açılmasına engel durumların dava konusu kredilerle ilgili sunulan mali analiz ve istihbarat raporlarında tespit edilmediği, ticari krediler genel esaslar yönetmeliği ve ticari krediler uygulama talimatının kredi red nedenleriyle birebir uyumlu herhangi bir tespitte bulunulmadığı, bu şekilde davacı banka tarafından dava dışı şirkete kullandırılan kredilerin, kredi tahsis ve kredi kullandırım aşamalarında davacı banka yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile diğer çalışanların bankacılıkla ilgili düzenlemelere ve bankacılık tehammüllerine aykırı eylemlerinin bulunmadığı, varsa bankanın oluşan zararından davalıların sorumlu olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği ancak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/4. maddesi uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücreti takdirinin doğru olmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili, davalı ... vekili ile davalılar ... ve ... vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, dava dışı şirkete bankacılık mevzuat ve usulüne uyulmadan istihbarat ve değerlendirme raporlarındaki olumsuzluklara rağmen yeterli teminat alınmadan kredi kullandırıldığı ve bankanın zararının oluştuğu iddiası ile zararın giderilmesi talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm davalılar ..., ... ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince, davacının vekâlet ücretine yönelik istinaf sebebi kabul edilerek yeniden kurulan hükümde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesi uyarınca 4.080,00 TL maktu vekâlet ücretine hükmedilmişse de, Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi olan 23.11.2023'de yürürlükteki, 21.09.2023 tarihli ve 32316 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin Eki tablonun İkinci Kısım İkinci Bölümüne göre asliye mahkemelerinde görülen davalara ilişkin maktu vekâlet ücreti 17.900,00 TL olduğundan, istinaf mahkemesince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmak suretiyle kurulan hükümde, ilk derece mahkemesi karar tarihi itibarı ile yürürlükte olan tarifeye göre karar verilmiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalılar ..., ... ve ... vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bend uyarınca davalılar vekillerinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinde yer alan “AAÜT'ün 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 4.080,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak kendini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine” ibaresindeki "4.080,00 TL" çıkartılarak yerine “17.900,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde davalılar ..., ... ve ...'e iadesine, 20.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.