11. Hukuk Dairesi 2011/14213 E. , 2012/8929 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/08/2011 tarih ve 2011/227-2011/335 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar ve davalı şirket vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25/05/2012. günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av. ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötür…
**11. Hukuk Dairesi 2011/14213 E. , 2012/8929 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/08/2011 tarih ve 2011/227-2011/335 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar ve davalı şirket vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25/05/2012. günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av. ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, davalı şirketin müvekkilinden tahsil ettiği halde geri ödemediği paranın tahsili için Federal Almanya Cumhuriyeti Mahkemesi nezdinde açılan davanın kabul edildiğini ve bu kararın kesinleştiğini ileri sürerek, anılan yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 1965 tarihli Lahey Sözleşmesinin 10. maddesindeki posta yoluyla tebligat usulüne Türkiye’nin çekince koyduğu, tenfizi istenen kararın da davalıya posta yoluyla tebliğ edildiği için tenfizi mümkün olan kesinleşmiş bir karardan söz edilemeyeceği, TTK'nun 405/2 maddesi uyarınca pay sahiplerinin şirkete sermaye olarak verdiklerini geri isteyemeyeceği, tenfizi istenen kararın TTK'nun 329 ve 405. maddelerine aykırı sonuç doğuracağı için kamu düzenine aykırı bulunduğu, Türk mahkemelerinde açılan davaların ret edilmesi nedeniyle tenfizin kabul edilmesi sonucunun eşitliği zedeleyeceği ve hissenin davacı elinde olması nedeniyle mükerrer tahsilata yol açabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar ve davalı şirket vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.