11. Hukuk Dairesi 2020/257 E. , 2020/4031 K. "" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.05.2018 tarih ve 2016/857 E-2018/450 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 07.11.2019 tarih ve 2018/1535- 2019/1401 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından i…
**11. Hukuk Dairesi 2020/257 E. , 2020/4031 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.05.2018 tarih ve 2016/857 E-2018/450 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 07.11.2019 tarih ve 2018/1535- 2019/1401 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalıların kurucu ortağı olduğu Özel Fark Koleji Eğitim Kurumları A.Ş.’deki davalıların hisselerini 19.02.2016 tarihinde 2.900.000.-TL bedel ile satın aldığını, ancak 15.07.2016 tarihinde meydana gelen anayasal ve kamu düzenine karşı terör eylemleri nedeniyle şirkete ait okullara FETÖ örgütüyle ilgili olduğundan bahisle 27.07.2016 tarihinde el konulduğunu, dolayısıyla müvekkiline ayıplı mal satışı yapıldığını ileri sürerek, hisse devir sözleşmesinin feshi ile davalılara ödenen 2.400.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, kalan 500.000.00 TL bedelli çekten dolayı kendisinin ve dava dışı diğer cirantaların borçlu olmadığının tespitine, bu talep kabul edilmediği taktirde bununla beraber toplam 2.900.000,00 TL devir bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların sözleşme ile ortak oldukları şirketin 670 sayılı KHK kararnamesinin 5/3 fıkrası ve 675 sayılı KHK 16/3 maddesi gereğince işlem gördüğü ve terör örgütlerine veya milli güvenlik kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verildiği, dava açıldığı tarihte dava şartının bulunmadığı, dolayısıyla sözleşmenin geçerlilik şartları, ayıp iddiaları ve davalıların iddialarının dinlenemeyeceği, her ne kadar kısa kararda "davalı şirket" yazılmış ise de "davalıların şirketinin" olarak düzeltildiği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.