TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/10/2024 NUMARASI : 2016/749 Esas 2024/546 Karar DAVA : Sözleşmenin Geçersizliğinin Tespiti ve İptali DAVA TARİHİ : 23/09/2016 KARAR TARİHİ : 26/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/03/2026 Taraflar arasındaki sözleşmenin geçersizliğinin tespiti ve iptaline ilişkin asıl ve birleşen davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen davanın kabulü…
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2025/282 Esas 2026/304 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/282 KARAR NO : 2026/304 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/10/2024 NUMARASI : 2016/749 Esas 2024/546 Karar DAVA : Sözleşmenin Geçersizliğinin Tespiti ve İptali DAVA TARİHİ : 23/09/2016 KARAR TARİHİ : 26/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/03/2026 Taraflar arasındaki sözleşmenin geçersizliğinin tespiti ve iptaline ilişkin asıl ve birleşen davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı asıl davada davalılar vekilleri ve birleşen davada davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilini ortağı olduğu davalı tasfiye halinde ... Madencilik İnşaat Mühendislik Turizm Ticaret Sanayi Anonim Şirketi tasfiye memurunun, şirkete ait prefabrik fabrika binası, bina içerisinde bulunan makina, alet ve tesçizatları yasaya aykırı yöntemle şirketin diğer ortağı ... tarafından kurulan ... ... Ltd. Şti ye, menkul satış sözleşmesi adı altında 24/05/2013 tarihinde satış göstermek suretiyle devrettiğini, bu sözleşmenin TTK.nun 295 maddesine aykırı olduğunu gibi muvazaalı işlem olduğunu, bunun davacının eşinin ölümü sonrasında ... A.Ş.nin diğer ortaklarının, şirketin içini boşaltmaya yönelik eylemlerinin sonucu olduğunu, tasfiye memurunun adeta diğer ortak temsilcisi gibi davranarak görevi kötüye kullandığını, davacı ortaktan habersiz şirket mallarını davalı ... satıp bağışladığını, vergi kayıtlarına göre 774.698,24TL değerindeki, yine icra dairesinde yapılan değer tespitinde 627.340,00 TL değer biçilen mal varlığını 31.330,00 TL ye davalıya satış gösterdiğini, yine 12.04.2012 tarihinde 65683 nolu maden ocağı işletme ruhsatını bedelsiz olarak diğer davalı şirkete devrettiğini, bu işlemlerin muvazaalı ve yok hükmünde olduğunu, tasfiye memuru hakkında ceza davası açıldığını belirterek; 24.05.2013 tarihli menkul satış sözleşmesi ve 12.04.2012 tarihli maden ocağı işletme ruhsatının devrine ilişkin işlemlerinin yok hükmünde olduğunun tespiti ve iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/605 Esas sayılı dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı Tasfiye Halinde ....AŞ.'nin ortağı olduğu ve şirketin tasfiye halinde olduğunu, tasfiye memurunun şirkete ait fabrika binası, bina içerisinde bulunan makina, alet ve teçhizatları yasaya aykırı yöntemle şirketin diğer ortakları tarafından kurulan ... ... Ltd. Şti ye menkul satış sözleşmesi adı altında 24/05/2013 tarihinde satış göstermek suretiyle devrettiğini, müvekkilinin menkul satış sözleşmesinin iptali için dava dışı her iki şirkete açmış olduğu davanın, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/749 Esas sayılı dosyası üzerinden devam ettiğini, iş bu davada ise davalı ... ... Ltd. Şti nin, dava konusu malları ...'a devrettiğini bildirmesi üzerine, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...'ın davaya dahil edilmesi yönünde hüküm tesis ettiğini beyan ederek, öncelikle davanın Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/749 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine ve bilahare 24/05/2013 tarihili menkul satış sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir CEVAP Asıl dosyada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; aynı davanın daha öncede açıldığı belirtilerek derdestlik itirazı nedeniyle davanın usulden reddine, aksi halde ise ... şirketinin ortaklarından ...' nun diğer davalı tasfiye halindeki şirkette % 5 hissesi olduğunu, diğer ortak ...'in ise ... ile bir ilgisinin olmadığını, ... unvanlı şirketin genel kurulunun toplantı ve karar yeter sayısı sağlamadığı için Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince tasfiyesine karar verildiğini, davacı ...' in sahip olduğu %50 hissesinin engellediği ve yönetime sokulmadığı iddiasının gerçek olmadığı, kendisinin tasfiye dışında çözüme yanaşmadığını, ... şirketinin acilen paraya ihtiyacı olduğu kamu borçlarını kapatabilmek için başka çare kalmadığını, değer tespiti yapıldıktan sonra satış ilanı verildiğini, ihaleye ... şirketi dışında bir şirketinde katıldığını, iptali istenen sözleşmenin kanunu aykırı olmadığını, prefabrik binanın menkul mal hükmünde olduğunu, menkullerin değer tespitinin yapıldığı, tasfiye halindeki şirket malların satışı için ortakların oybirliği şartı olmadığını, toptan satışta oy birliği söz konusu olduğunu, satışında açık artırma yolu ile yapıldığını, banka havalesiyle ödendiğini, davacının maden ruhsatının 600.000-TL değerinde olduğu iddia etmesine rağmen sonra bir değere sahip olmadığını ileri sürerek çelişkiye düştüğünü, Ankara 35. ve 38. Asliye Ceza Mahkemesi davalarının, bu davada delil olarak göstermenin haklılık payı olmadığını, ... şirketinin ihaleye katılmasının son derece olağan olduğu ve kötüniyetli olarak gösterilemeyeceğini gibi bu menkulleri ... isimli şahsa sattığınından öncelikle davanın derdestlik sebebiyle, aksi halde ise esastan reddine karar verilmesini talep ve cevap etmiştir. Asıl dosyada davalı Tasfiye Halinde .... Mad. İnş. Tur. Tic. A.Ş.'ye dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen anılan davalı davaya cevap vermemiş, tasfiye memuru ... katıldığı duruşmada, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/4 Esas ve 23.02.2018 tarihli ek kararı ile tasfiye memuru olarak atandığını, önceki tasfiye memurunun yapmış olduğu Menkul Satış Sözleşmesi ile Maden Ocağı İşletme Ruhsatının devrine ilişkin akitlerinin değer tespitleri yapılmadan ve işletme devrinin bedelsiz satışının TTK'nun 287. ve 295. maddelerine aykırı olduğunu müşahede ettiklerinden davayı kabul ettiklerini bildirmiştir. Birleşen davada davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermediği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, asıl dosyada; davalı tasfiye halinde ..... AŞ ye ait ve şirketin tek faliyet konusu olan taş ocağı işletmesi için zorunlu olan işletme ruhsatının 12.04.2012 tarihinde, işletme konusunun devamı ve yapılabilmesi için gerekli olan prefabrik fabrika binası ile içindeki makine, alet ve teçhizatların, toptan tasfiye memuru tarafından kanun açık hüküm ihlal edilerek, genel kurul kararı alınmadan 24.05.2013 tarihindeki satışı işlemelerinin, önemli mikatardaki mal varlığının satışı niteliğinde olduğu ve açık kanun hüküm gereğince genel kurul kararı olmadan satılmasının kanunun emredici hükümüne aykırı ve batıl olduğu, bu satışlarda alınan bedelleri gerçek bedellerin altında olduğu gibi alınan bedellerin şirket lehine kullanılarak kamu borçlarının sonlandırmadığından hükümsüzlük iddiasın TMK nun 2. Maddesindeki iyiniyet kuralına aykırı da olmadığının anlaşıldığı, geçersizliğinin tespiti ve iptali gerektiği, birleşen dosyada dava konusu edilen 10.12.2015 tarihli menkul satış sözleşmesine konu edilen menkullerin, .... satışının batıl olduğu nazara alınarak, bu şirketinde birleşen dosya davalısına satışınında TBK'nun 27.maddesi hükmünce konusunu imkansız olması ve de devir eden şirketin temsilcisi ile satın alan ...'ın yakın akraba olması, asıl dosyada dava açıldıktan yaklaşık 15 gün sonra iş bu menkullerin satışının yapılması, asıl dosyada dava açıldığını bilebilecek kişi tarafından kötü niyetli olarak, açılan iptal davasını konusuz bırakmak için gerçekleştirildiği ve gerçek bir satış işlemi olmadığı nazara alınarak, bu satış işleminin muvaza nedeniyle geçersiz olduğunun tespiti ile iptali gerektiğinin anlaşıldığı, işbu satışlarla ilgili ceza mahkemelerinde görülen davaların, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin karar vermeye yeterli olduğu, neticelerinin beklenilmesine gerek görülmediği, söz konusu işlemlerin yapıldıkları anda geçersiz olduklarından menkullerin mülkiyetinin karşı tarafa geçmediği nazara alınarak, iptalleri ile yetinildiği, menkullerin satışının geçersizliğinin tespitiyle müflisin iflas masasına ait olduklarından iadesi yönünde ayrıca hüküm kurulmadığı, tespitiyle yetinildiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Asıl davada davalı ... şirketi vekili 09/01/2025 tarihli istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddini istemiştir. Asıl davada davalı Tasfiye Halinde ... ... şirketi vekili 20/01/2025 tarihli istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davalı vekili 16/01/2025 tarihli istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Asıl dosyada dava; davacının ortağı olduğu Tasfiye Halindeki ... şirketine ait önemli miktardaki malvarlığının toptan satışı vede maden işletme ruhsatının, genel kurul kararı alınmadan ve gerekli satış prosedürüne uyulmadan düşük bedelle, şirket ortağı ...' nun yöneticisi olduğu diğer şirkete satışı işleminin geçersiz olduğunun tespiti ve iptali, birleşen dosyada, asıl davada geçersiz satış sözleşmesine konu menkullerin muvazalı olarak, satan şirketin ortağı aynı zamanda alan şirketin temsilcisi ...'nun kız kardeşinin eşi ...'a satışına ilişkin işlemin geçersiz olduğunun tespiti ve iptali istemine ilişkindir. Asıl davanın açıldığı Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/886 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda, 27/11/2015 tarih 2015/575 Karar sayılı kararıyla uyuşmazlığın şirket ortağı olan davacı ile davalı şirketler arasındaki hususlardan kaynaklandığı, görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmiştir. Anılan karara karşı davalı ... ... Ltd. Şti tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 14/06/2016 tarih 2016/7778 Esas 2016/7309 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verildiği görülmüştür. Yargıtay 17. Hukuk Dairesince onanmasına karar verilen görevsizlik kararı üzerine asıl dosya kendisine gelen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 04/10/2024 tarih ve 2016/749 Esas 2024/546 Karar sayılı kararı ile asıl davanın ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemiz, önceki görevsizlik kararı Yargıtayca onanmak sureti ile kesinleştiğinden HMK'nun geçici 3. maddesi gereğince HUMK hükümlerinin uygulanamayacağı, HMK hükümlerine göre de 20/07/2016 tarihinden sonra verilen kararın istinaf incelemesine tabi olduğu görüşünde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14/01/2020 gün ve 2019/20-229 Esas 2020/5 Karar sayılı kararı da bu yönde ise de; İstinaf mahkemesi ile Yargıtay arasında olumlu/olumsuz görev uyuşmazlığı çıkması hukuken mümkün değildir. Yargıtay temyiz incelemesi sırasında başvuruyu temyiz başvurusu sayarak istinaf mahkemesi kararını kaldırarak temyiz incelemesi yapma yetkisine haizdir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 16/09/2015 tarih 2015/6839 E. 2015/9358 K. sayılı ilamı, Hukuk Genel Kurulunun kararından sonra Dairenin görüş değiştirip değiştirmediğine ilişkin nitelendirme de Yargıtay Dairesi tarafından yapılacaktır.) Öte yandan, birleşen dava hakkında verilen karar istinaf kanun yoluna tabi ise de, asıl davada verilen kararın temyiz kanun yoluna tabi olması ve temyizin çekim etkisi nedeniyle birleşen davada verilen kararın da temyiz incelemesine tabi olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan gerekçe ile temyiz incelemesi yapılması için Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Temyiz incelemesi yapılması için dosyanın Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE HMK'nın 352. maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 26/03/2026 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi - Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.