T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1101 - 2026/160 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1101 KARAR NO : 2026/160 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/10/2020 NUMARASI : 2019/314 E. - 2020/204 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) Tarafla…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1101 - 2026/160 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1101 KARAR NO : 2026/160 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/10/2020 NUMARASI : 2019/314 E. - 2020/204 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/10/2020 tarih ve 2019/314 E. - 2020/204 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, davalı şirketin 2018/03734 sayılı şekil markasının 30. sınıfta tescili talebinde bulunmuş olup müvekkilinin 2014/60153, 2014/32167, 2009/31893 sayılı tescilli markaları ve 2008/03020 sayılı tescilli tasarımına dayalı olarak yapmış olduğu itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa salt şekilden oluşan dava konusu marka ile müvekkilinin marka ve tasarımının ayırt edilemeyecek derecede benzer olup marka kapsamına alınmak istenen 30. sınıftaki malların müvekkilinin markasında tescilli bulunduğunu, ortalama tüketicilerin önemli kısmını oluşturan çocukların ayı figüründen oluşan markaları birbiriyle ilişkilendireceğini, davaya konu markanın herhangi bir ayırt ediciliğinin bulunmadığını ve davalı şirketin ayı figürünün tescili talebinde bulunmasının müvekkilinin markalarının tanınmışlığından yararlanma amacı taşıdığını ileri sürerek 2019-M-4902 sayılı YİDK kararının iptaline ve markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili, müvekkilinin şekilden ibaret 2018/03734 sayılı markasına karşı davacının iltibasa mesnet gösterdiği 2009/31983 sayılı markanın müddet durumda olduğunu, 2014/60153 sayılı markanın hükümsüz kılındığını, 2014/32167 başvuru numaralı markanın ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nin 2018/397 E. – 2018/1146 K. sayılı kararı ile müvekkil markaları ile benzer görülmüş olup yargılamanın halen devam ettiğini, dolayısı ile davacının markalarının müvekkilinin markaları için tescil engeli oluşturamayacağını, kaldı ki renk kombinleri ve tertip tarzı itibariyle markaların bir bütün olarak tüketiciler tarafından farklı algılanacaklarını, 30. sınıfta farklı tasarıma sahip ayı figürlerinin mevcut olduğunu, müvekkilinin ayı figürünü içeren ... markalarının 20 yılı aşkın bir süredir yoğun kullanım ve tanıtım faaliyetleri ile bilinirlik kazandığını ve müvekkilinin kötü niyetli olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacıya ait marka görselinin ayakları ve elleri bulunan, iki ayağı üzerinde duran bir hayvan figürünü andırmakla birlikte net bir algı yaratmadığı, ilk bakışta bir “ayı” figürü olduğu dahi anlaşılamazken davacının markaları ile tasarımına konu şekil unsurunun ilk bakışta ayı figürü olarak algılandığı, hayvan figürlerinin kullanımının bir kimseye hasredilmesinin mümkün olmaması karşısında figürün ve markanın bütünsel algısının ayniyet derecesinde benzerlik yaratmadığı, figürlerin farklı olduğunun ortalama tüketici nezdinde algılanabilir olduğu, davalının kullandığı figürünün gerek renk, gerek konumlandırılma şekli, gerek hayvanın duruşunun ve uzuvlarının grafik tasarımı neden ile davacı markasında yer alan figürden uzaklaşarak ayırt edicilik kazandığı ayrıca 30. sınıfta bulunan mal ve hizmetler yönünden ayı figürünün tanımlayıcı ya da cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ve hizmetlerin diğer özelliklerini belirten özelliği bulunmadığından işaretin SMK 5/1-b,c maddesine göre tanımlayıcı olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ayı figürüne yakın bir görünüm arz eden dava konusu markanın gerekçeli karardaki kabulün aksine ilk bakışta ayı figürü olduğunun açık olup müvekkilinin ... markalarında bulunan ayı figürü ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davaya konu markadaki tek farklılığın kahverengi renginin kullanılmasından ibaret olduğunu, renk farkının ayırt edicilik için yeterli olmadığını, markaların kapsamında bulunan malların aynı olduğunu, bu malların ortalama tüketicisinin büyük kısmının çocuklardan oluştuğunu ve bu tüketicilerin ayı figürünün benzerliği nedeniyle markaları ilişkiledirme ve karıştırma ihtimalinin bulunduğunu, öte yandan tescili istenen markanın kek veya bisküvi ürünü niteliği ile tescil edilmek istenen ürünler için ayırt edici olmadığını ve davalı şirketin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka (marka ile ilgili kurum kararlarının iptali) - marka (marka hükümsüzlüğünden kaynaklanan) istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirleneceği, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, iki görselin grafolojik olarak birbirinden farklı olduğu ve hayvan figürlerinin evrenselliği uyarınca birbiri ile aynı olmadıkları sürece işaretlerin benzerliğinden söz edilemeyeceği, dolayısı ile taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/01/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.